Ana SayfaYeşilEko MimariGeleceğin şehirleri tamamen bambudan mı inşa edilecek?

Geleceğin şehirleri tamamen bambudan mı inşa edilecek?

-

Çin’de düşük karbonlu bir gelecek için yeni fikirler üreten, Pekin ve Viyana merkezli mimarlık Penda’nın kurucularından Chris Precht, “Odak noktamız aslında bir şehir inşa etmek değil, bir şehir yetiştirmek” diyor. Şehirler kirlilik emen bambu ormanlarından oluşsaydı ve çelik yerine bambudan inşa edilseydi nasıl olurdu?

Özellikle de yerel olarak kullanılabilecekken bambunun değerinin anlaşılmadığını ifade ediyor Precht. Bitki, günde 30 cm uzadığı için benzer ağaçlarla aynı miktarda karbondioksit emerken yüzde otuz beş daha fazla oksijen üreterek adeta bir hava temizleyici gibi davranıyor. Hasat zamanı ise tekrar ekime gerek kalmadan kendiliğinden tekrar büyüyor. Bir binada aynı ağırlıkta çelik bir kirişe göre iki üç kat daha güçlü.

Yeni bir tasarımla Precht ve eş kurucu Dayong Sun, X şeklinde bambudan yapılma eklemlerden oluşan modüler bir yapı yarattılar. Çivi ve vida yerine her eklem iplerle sağlamlaştırıldı. Eğer bir binanın kurulması ve dağıtılması gerekiyorsa –Pekin Tasarım Haftası için olduğu gibi- bina kolayca parçalarına ayrılabiliyor ve bambular tekrardan kullanılabiliyor.

Bambu Şehirleri (1)İnşa etmesi kolay ve modüler olduğu için bambunun doğal olarak bulunduğu ortamlar felaket sığınağı olarak da kullanılabilir. Precht: “Sığınaklarla ilgili asıl problem sığınakların felaket bölgesine taşınmak zorunda olması. Eğer bölgede bambu varsa sadece yapım tekniklerinin açıklanması gerekiyor ve sığınak kısa bir sürede yapılabiliyor.”

Bambu Şehirleri (2) Tasarımcılar aynı zamanda Çin’de binaların yanında bambu bitkileri yetiştirerek bütün bir şehir yaratmayı düşünüyorlar. Binalar için kesilen her bambu için temiz hava ve yeni binalara materyal oluşturacak daha fazlası ormanda dikilebilir.

Bambu Şehirleri 3“Sonuç olarak bitkiler tasarım için daha dominant bir element oluyor. Doğa giderek ön plana çıkıyor ve mimarlık ikinci plana itiliyor.”

Bambu Şehirleri 4Yayılmasını umdukları değişik yapı modeli oldukça radikal. “Bütün şehirlerimiz oldukça hızla büyüyor, kirlilik de öyle. 2050’de 9 milyon olacak bir nüfusla nefes alacak temiz havamız ya da içecek temiz suyumuz kalacak mı? Artık alternatifleri düşünmemiz gerekiyor. Özellikle de inşaat endüstrisinde bunu düşünmeliyiz, çünkü kirlilik genellikle bu sebeple ortaya çıkıyor.”

Bambu Şehirleri 7Precht, “Bu olabilecek en az karbon iziyle inşa edilmiş bir şehir. Bir binanın tüm ihtiyaçlarının yerel olarak üretilebileceği bir gelişmeyle doğa da mimarlık gibi filizlenebilir. Sadece insanlara ev olacak bir alan değil, aynı zamanda doğa için de bir alan” diyor.

Bambu Şehirleri 5

Kaynak: Fast Company

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Gizem Şentürk
Gizem Şentürk
Koç Üniversitesi İngiliz Dili ve Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde öğrenciyim. Genellikle LGBT+ toplulukları ile ilgileniyorum ve elimden geldiğince bu konu üzerinde çalışıyorum. Bunun yanında feminizm ve genel olarak kadın çalışmalarıyle kendimi geliştirmeye çalıştığımı söyleyebilirim.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol