“O silahı hepimiz kullandık. O silahı hepimiz ateşledik.”

Bu Bizim Hikâyemiz

Yabancı Yayınları’nın dumanı üstünde kitabı Bu Bizim Hikâyemiz, okuyucuyu ilk sayfasıyla kurgusunun içine alan ve kitabın son sayfasına kadar sürükleyen bir roman. Ashley Elston’un bu akıcı romanı, Ezgi Kızmaz tarafından Türkçe’ye çevrilmiş.

Grant isimli bir genç bir oğlanın gizemli ölümü ve bu gizemin çözülüp çözülemeyeceğinin hikâyesi oldukça sıra dışı bir şekilde okuyucuya sunuluyor: Bir yandan bölge savcısının yanında staj yapan Kate Marino’nun bu gizemli ölümü çözme çabasını okuyor, bir yandan kimliği belirsiz bir kişiden olayla ilgili bütün detayları dinlerken kanınız çekiliyor.

River Burnu’na avlanmaya giden beş genç, ertesi sabah bir arkadaşlarının ölümüyle şoka uğruyor. Kendi silahıyla vurulan Grant’in ölümü ilk önce kaza olarak düşünülse de, kanıtlar dört gençten birinin şüpheli olduğunu gösteriyor ve gençlerin hiçbiri Grant’i kimin vurduğunu söylemiyor.

Kate Marino, liseden erken çıkmak ve üniversite başvurusunda kullanmak amacıyla bölge savcısının yanında staj yapan bir genç. Grant’in gizemli ölümü üzerine açılan dava patronuna verilince hikâyeye dâhil oluyor. Bölge başsavcısı davanın olaysız bir şekilde kapatılmasından yana, ancak Kate olayın sorumlusu bulunması için elinden geleni yapıyor.

Hikâyenin ilerleyişiyle anlaşılıyor ki, Grant’in ölümü sanılanın aksine bir kaza değil ve davanın üzerinin kapatılmasını isteyen tek kişi bölge başsavcısı da olmayacak. Öyle ki, Grant için adaletin sağlanmasını isteyen Kate de kendisini hayati tehlike içinde bulacak. Kate’in adaletin sağlanmasına katkıda bulunması için ortaya kendi sırlarını dökmesi; hayatını ve sevdiklerinin hayatını tehlikeye atması gerekecek.

Grant ise yaşadıkları bölgenin takdir edilen ve imrenilen gençlerinden biri, ölümü ise onun karakterinin bilinmeyen boyutlarının ortaya çıkmasını sağlıyor. Ölmeden önce herkes tarafından sevildiği sanılan bir gencin, aslında onu öldürerek ondan intikam almayı isteyebilecek pek çok düşmanının olduğu görülüyor. Bu düşmanlardan bazıları, gizemi çözmeye çalışan Kate’i de tehdit edecek kadar tehlikeli kişiler.

Akıcı anlatımıyla takip etmesi çok keyifli olan ve heyecanlı olay serisi ile sürekli tetikte tutan romanın sıra dışı yönü ikili bir anlatım ile sunulması. Kate’in anlatımı ile samimi bir polisiye hikâyesine benziyor, ama Kate’in bölge savcısının yanında çalışması ve bu şekilde aktardığı bilgiler profesyonel bir bakış açısı sağlıyor. Kate, Grant ile olan mesajlaşmalarını ve kişisel bakış açısını liseli bir gencin duygularını katarak anlatırken aslında Grant’in yüzeysel görüntüsünü inceleme fırsatı veriyor.

Grant’in sosyal medyadaki görüntüsünü bilerek ve olay çözüme yaklaştıkça onun gerçek kişiliğini görmek gerçekten ürpertici. Sosyal medyanın kendine bir kişilik yaratma konusunda ne kadar yardımcı olduğunu ve gerçek kişiliklerin ne kadar çarpıtılabildiğini görmek hikâyenin gerilimini arttıran unsurlardan.

Kimliği belirsiz kişinin ikinci anlatımı da gerilimi doruğa ulaştırıyor. Bu kişi olayın bütün detaylarını biliyor ve yalnızca bir kısmını paylaşıyor. Okuyucu da Kate ile birlikte olayın gelişimini takip ederken, kimliği belirsiz kişiyi omzunun üzerinde hissedebilir. Kate olayların gizemini çözmeye yaklaştıkça, okuyucunun da nabzı hızlanacak. Teknolojinin kişilerin hayatındaki yeri ve kimliği belirsiz kişilerin teknoloji aracılığıyla başka kişilerin hayatlarına kolayca ulaşabilmesi bu romanı gerçekçi yapan ve dolayısıyla gerilim yaratan iki unsur.

Kitabın sürükleyici olmasının bir nedeni akıcı anlatımı diğer nedeni de olayların zekice kurgulanmış olması ve okuyucuya çeşitli duygular hissettirmesi; Grant’in ölümü meraklandırıyor, kimliği belirsiz kişi ve Kate’in tehdit edilmesi endişe yaratıyor, tahmin edilemez olaylar serisi bir sonraki sayfada neler olacağına dair senaryolar düşündürüyor, ve olayların günümüz dünyasında da karşılaşılabilecek gerçekçi olaylar oluşu da bütün ilginizi kitaba çekiyor. Her biri gerçekçi ama gizemli olaylar ve akıcı bir anlatım tarafından sürüklenirken, yavaş yavaş artan gerilimi hissedeceksiniz.

Kitabı okumayı bitirdiğinizde ve kapattığınızda, kitabın kapağı bile sizi ürpertmeye devam edebilir. Bu Bizim Hikâyemiz’i okurken teknolojinin insan hayatlarına girişi ve alabileceği tehlikeli hal sizi düşündürmeli, teknoloji ve adalet hakkındaki yargılarınız sarsılmalı, elinizdeki kitabın yoğun bir çalışmanın ve zekice düşüncelerin ürünü olduğunu ve yazılmasından basılmasına kadarki süreçte bin bir emekle karşınıza çıktığını ve elbette keyif almayı unutmamalısınız. İyi okumalar.