Görünmez olmak neden zor olsun ki? Her yerde “istediğimizi“ yaparız, kimse bizi göremez değil mi? Casper gibi dolanıp dururuz ortalıkta. Çalışmamıza, para kazanmamıza gerek kalmaz. Kalmayabilir belki, peki “aydınlanmaya” gerek kalır mı? Hep birlikte bakalım.

Görünmez olmak, bir merhale gibi sunulabilir belki topluluğa. Nasıl bir topluluk olsun bu? Musa’yı iki dakika bekleyemeyen bir topluluk olsun mu? Musa’nın Firavuna gidip gelip bir şeyler yapıp aynılarını da medyumların yapabildiği bir topluluk olsun mu? Ya da başlarında şeyhin olduğu topluluk olsun.

İnsanın dışı bir şeyler görmek ister. İçindeki (merkezlerindeki) benlikler kişiyi dışsal bir şey görmeye iter, bunun cümlelerini kurar. Dışsallık kötü değil, içteki zaten dışa çıkar bunda kötü bir şey yok zaten. Bedenin kendisi de böyle değil mi? Böyle. Beden, almak ve var olmak ister. Bu onun temel işlevi zaten. Buraya kadar tamam… Birçok olay buraya kadar farklılık gösteriyor, yeme içme, diyetler, sağlıklı olmalar, yoga, meditasyon, tai chi birçok şey bedenin bu işlevine hizmet ediyor ve görünür oluyoruz.

Peki, nasıl görünmez olacağım? Bunu istiyor muyum ki ben? Ben daha çok görünür olmak istiyorum, sosyal medyada binlerce kişi beni takip etsin, bir twit atayım bin tane retwit gelsin, instagramım patlasın çatlasın, beğenen dolsun yorumlar gelsin. Tek bir duygunun kişiyi tetiklediği yer. Şimdi bu duyguyu tutun ve köküne doğru inmeye çalışalım. Birkaç alet edavata ihtiyacımız olacak. En az bir kazma ve kürek lazım bu işte.

The Enchantress by TalonAbraxas

Görünür olmak isteyen, bilinmek isteyen “ego“ bunun dışına bakın. Tamamlanma duygusuna, buradaki güvensizliğe bakın. Sonra da düşünceye bakın, entelektüel egoya bakın. Var olmama hissi bile kişiyi strese sokar, basar. Neden basar? Çünkü buradaki bedenlenme ihtiyaçları dışında görünmez olmak, sadece ihtiyacın için görünür olmak bedenin alamaması demektir, benliklerin kuruyup gitmesi demektir, bu da senin illüzyonda gördüğün şeyin ihtiyaçlarına göre sıralanması demektir. Bunu varlık nasıl ister?

İstemeyi bile bir fikir olarak yaşatmamız lazım. Bu hayat, senin kendi varlığının nedenselliğine, ihtiyacına göre şekil aldı. Dönüp durduğun spiral içindeki hayatlarından ihtiyacını süzebildin mi? Bu fikri yaşatmak için, kendimizdeki dışsal sonuçlara bakalım. Bu her neyse şu an yaptığımız şey bizim ihtiyacımız mı? Varlığımın ihtiyacı ne? Kendini gözle, dışarıdan bak, ne yapıyor bu beden? Kasları nasıl, duruşu nasıl, ne istiyor, kim neyi istiyor? Ben nasıl bir fikirim?

Görünmez olmak, ihtiyaçların belirginleşmesiyle oluşur. Şu anda ihtiyaçlarımız net midir? Bilinen bedensel ihtiyaçlar demiyorum daha derindeki görünmez olanı önümüze alalım diyorum.

Yolda, yolculukta bizden bize. Ayrı gayrı da yok, ben size diyeceğim siz bana diyeceksiniz. An’ın içindeki ihtiyacı objektif vermeye.