Ana SayfaYeşilEko MimariGüneş enerjisi ile çalışan "Akıllı Yüzer Çiftlikler"

Güneş enerjisi ile çalışan “Akıllı Yüzer Çiftlikler”

-

Javier F. Ponce ve ekibinin geliştirdiği, Güneş enerjisi ile çalışan sürdürülebilir yüzen bahçe sistemi, yılda tahmini 8 bin 152 ton sebze üretebilecek.

Forward Thinking Architecture” İspanyol firmasının kurucusu olan Ponce ve ekibi; çevreye yararlı kentsel tasarımlara kendini adamış. Son projelerinin ismi de “Smart Floating Farms” (Akıllı Yüzer Çiftlikler). Suda bitki yetiştirme yöntemi ile sebze üretmeyi hedefliyor. Ne yazık ki aynı zamanda akuakültür ile deniz tarım faaliyetleri de olacak. Biliyorsunuz ki akuakültür, hayvansal (!) ve bitkisel su canlılarının insan faktörü dahilinde kontrollü veya yarı kontrollü olarak gıda, stokların takviyesi, süs, hobi ve bilimsel araştırmalar için yetiştirilmesi olarak adlandırılabilir (Çelikkale ve diğ.,1999).

Ponce, internet sitesinde “Amacımız, bu yüzer çiftlikleri, gıdanın daha çok ihtiyaç duyulduğu alanlara yakın bir yerde kurmak” diye açıklama yaptı.

Smart Floating Farm, Asya’da kullanılan dikdörtgen şekilde yüzer balık çiftliklerinden ilham alarak tasarlandı. Ponce ve ekibi bu proje ile nüfus artışı karşısındaki gıda kıtlığı soru çözümüne katkı sağlamak istiyor.

2_solar-floating-farm

1_solar-floating-farm-750x400

4_solar-floating-farm

Kaynak: The Plaid Zebra 

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Yeşim Özbirinci
Yeşim Özbirincihttp://www.wearethehippies.com
İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Muhabir ve editör olarak çalıştı. Son yıllarda çevre bilimine merak sardı. Gezmeyi ve kamp yapmayı seviyor.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol