Yeşil Artvin Derneği’nden Av. Bedrettin Kalın, Cerattepe’de 20 yıldır verdikleri mücadeleyi anlattı. Direnişin tarihseline ışık tutan bu yazı, diğer çevre mücadelelerine ilham verebilecek nitelikte.

Yeşil Direniş Gazetesi için kaleme aldığı bu yazıyla Av. Bedrettin Kalın, projenin tarihsel sürecini bütün çıplaklığıyla anlatıyor. 1993 yılında başlayan madencilik faaliyetleri 1995 yılında Yeşil Artvin Derneği’nin kurulmasına neden olmuş ve bu talana karşı mücadele, o günden bugüne artarak devam ediyor. Kanadalı iki şirketten birinin 1993 yılında diğerinin 2002 yılında başlattığı madencilik faaliyetleri 2009 yılında yargı yoluyla sonlanıyor. Türlü hukuksuzluklarla son ihale Cengiz İnşaat’a veriliyor.

Bedrettin Kalın, ÇED (çevresel etki değerlendirmesi) raporlarında, genelgelerde ve mahkeme kararlarında yaşanan “hukuksuz” süreci ise  şöyle anlatıyor, Hukuka olan inancımızı kaybetmemek için çok çaba göstermemize rağmen hukukun bu kadar araçsallaştırıldığı, doymak bilmez kar hırsı için hukukun ayaklar altına alındığı, kurumların baskı altına alındığı, yasaların bir günde ihtiyaca binaen değiştirildiği, bunun yetmediği durumlarda hakimin sürüldüğü bu kadar karanlık bir dönemi hiçbir zaman yaşamadığımız çok açıktır.”

12901388_856007451176633_6017742730449356801_o

Ve ekliyor, “İçinde yaşadığımız yerküreyi tüketme konusunda insanoğlu inanılmaz bir hızla ilerliyor. Bilim insanlarının çığlıkları bu karmaşada duyulmuyor. Su kaynaklarımız tükeniyor ve kirleniyor. Ekosistemin sigortası olan ormanlarımız azalıyor, yok oluyor. Giderek kendi küresel bunalımları ile sürekli boğuşan kapitalizm gölgesini satamadığı her ağacı kesiyor. Doğal kaynakların tümü paraya çevriliyor ve yok ediliyor. Bu eski gemi batma işaretleri verse de sık sık, bizler halen güvertesinde ilelebet dans edebileceğimizi zannediyoruz. Farkında değiliz ve görmek istemiyoruz.”

12440749_856011384509573_1454379719082377100_o

Bedrettin Kalın, “Cerattepe projesi ülkemiz için hiçbir katkısı olmayan, sadece bir kişinin ve ortaklarının kar hırsı için yürütülen, bu ilde yaşayan halk ve inanılmaz değerler taşıyan bu ekosistem için bir katliam projesidir” diyerek önümüzdeki süreçte de mücadelelerinin süreceğini belirtiyor.