Ana SayfaYaşamKadınHayata müziği ile değen kadınlar-III: Amy Beach

Hayata müziği ile değen kadınlar-III: Amy Beach

-

“1675’ten 1885’e kadınlar 153 eserin bestecisi oldu. Balatlar, operalar… […] Ve eski zamanlardan daha fazla kadın, müziğin bilimi ve sanatıyla ilgileniyor.”

Kadınların ne yapacaksa özel alandan çıkmadan yapmalarının beklendiği bir çağda yaşayan Amy Beach, besteleri ve piyanosuyla hayata değmekle kalmamış, pek çok değişiklik ile müzikte öncü isimler arasında yer almıştı.

Sepia, 8×10, 1934. Seated holding a book. Photographer: Bachrach.

Amy, 5 Eylül 1867’de Amerika’da doğdu. Büyük bir orkestra tarafından sergilenen bir senfoniye sahip ilk besteci kadın oldu. Yazının sonuna dinlemeniz için bir video bırakacağım bu senfoninin yani Gaelic Senfonisinin, ilk sahnelenişi 1896’da Boston Senfoni Orkestrası tarafından çalınarak yapıldı.

Amy, ayrıca denediği bir teknikle Amerikan klasik müziğine farklı bir rota çizip bu alanın öncü isimlerinden biri oldu.

Halka açık olarak piyanoyla kendisinin çaldığı ilk bestesi 1883’de yayınlandı. 1885’de Boston Senfoni ile performanslara başlasa da bu, evliliği ile yarıda kaldı. Bu süreçte bestelerine yoğunlaştı.

Daha sonra yılda bir performans sergileyen Amy Beach, hayır kurumlarının bağış gecelerinde çalmaya başladı. Bu performanslardan birinde, 1900’de yine Boston Senfoni Orkestrasıyla kendi piyano konçertosunu çaldı.

amy beach ile ilgili görsel sonucu

Eşinin isteği yüzünden ara vermek zorunda kaldığı konserlere o 1910 yılında öldükten sonra devam etti ve Avrupa turnelerine başladı. Sayısız konser ve besteyle dönemin adından söz ettiren isimlerinden biri haline geldi.

amy beach ile ilgili görsel sonucu

Özellikle yaşamının son dönemlerinde tanınan Amy Beach, sayısız üretimiyle 27 Aralık 1944’de, ardında 300den fazla yayınlanmış eser ve sayısız konser bırakarak yaşamını yitirdi.

Kaynak: https://www.amybeach.org/

Serinin önceki yazıları:

Hayata müziği ile değen kadınlar-I: Antonia Brico

Hayata müziği ile değen kadınlar-II: Neveser Kökdeş

SON YAZILAR

İşçi Filmleri Festivali başlıyor

18. İşçi Filmleri Festivali, 14-19 Ekim tarihleri arasında Ankara’da sinemaseverlerle buluşacak. 14 Ekim günü saat 18.30’da Kavaklıdere Sineması’nda oyuncu Gözde Duru’nun sunuculuğunu yapacağı açılışta Sputnik’te...

Kuru Otlar Üstüne: Antagonist olarak dişil enerji

Nuri Bilge Ceylan’ın 2023 Cannes Film Festivali’nde prömiyer yapan son filmi Kuru Otlar Üstüne, yönetmenin sinematografisinde takip ettiğimiz “aydının taşra sıkıntısı” olarak da tanımlanabilecek halini...

Vakıf üniversitelerinde neler oluyor?

Üniversiteler tüm bileşenleriyle, emeğin ve bilginin kendini her an yeniden var ettiği mekânlardır. Üniversiteler eskiden beri hep toplumun aklı ve vicdanı olarak görülmüştür. Bu günlerde...

Sanat: Kolektif tembelliğin günah keçisi

Sanat, insanın varoluşunu ortaya koymasının en yalın ama çözümü ve anlaşılması en zor çabasıdır belki de. Buna rağmen sanatı ısrarla belirli bir çerçeve içerisine sıkıştırmanın...
Zozan Çetin
Zozan Çetin
Eylül 1989’da doğdum. Ege Üniversitesinde Tarih okudum. Daha sonra erkeğin tarihini değil, kadının tarihini yazmak ve anlatmak için Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalında yükseklisansa başladım. Düşlerim için çabalamaya devam ediyor ve değişime olan inancı içimde taşıyorum. Bir kadın olarak var olma mücadelesi verirken de yazının, sözün ve kalemin gücüne inanıyorum. O yüzden yazmayı da anlatmayı da seviyorum.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol