Okuma süresi: 2 dakika

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, hayvanları nesneleştiren ve suç-ceza orantılılığı ilkesini gözardı eden düzenlemelerin değiştirilmesi amacıyla Meclis’e kanun teklifi sundu. Filiz, “Hayvanlar korunması gereken, değer açısından insandan daha aşağıda bulunan varlıklar değil, hakları olan canlılar olarak kabul edilmelidir” diye belirtti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, hayvanlara karşı suçların toplumsallaşmasına yol açan, hayvanları nesneleştiren ve suç-ceza orantılılığı ilkesini göz ardı eden düzenlemelerin değiştirilmesi amacıyla Meclis’e kanun teklifi sundu. Hayvanlara karşı yapılan ihlaller için yasada kabul edilen yaptırımların, fiil ile ceza arasındaki uyumsuzluk nedeniyle suçun kendisini önemsizleştirdiğini belirten Filiz, “Suçun vahameti, yaptırımların hafifliği ve uygulanmayışı nedeniyle ortadan kaldırılmaktadır. Mevcut yasaya göre bir hayvanı öldürmek, kapalı alanda sigara içmeyle, gürültü yapmayla eşdeğer tutulmaktadır. Bu durum, yasada ifade edilen cezanın bile uygulanmaması sonucunu doğurmaktadır” dedi.

Filiz, kanun teklifinin gerekçesinde şunları belirtti:

“Benzer şekilde, ceza tespitinde ‘Sahipli/sahipsiz hayvan’ ayrımının yapılması, öngörülen ceza ne olursa olsun hayvanın bir ‘mal’ olduğu algısını güçlendirmektedir. Hayvanlar ayrıca ev/süs/kontrollü hayvan olarak ayırılmakta, hayvanların refahına ilişkin bütünsel bir perspektif yerine faydacı bir koruma anlayışı devreye sokulmaktadır. Oysa hayvanlar dünyada insanlar kadar yaşama hakkına sahip olan eşdeğer canlılardır. İnsan merkezci, egoist yaklaşım hayvanlara yönelik şiddetin yaygınlaşması sonucunu doğurmaktadır. Hayvanlara şiddet ve toplumsal şiddet arasında karşılıklı bir ilişki söz konusudur. Hayvanlara şiddet toplumsal şiddetin yaygınlaşmasının bir sonucu olarak artmakta, buna mukabelen, hayvanlara yönelik şiddetteki artış da toplumsal şiddet ve çatışmayı kışkırtmaktadır. Siyasette giderek derinleşen şiddet hayvanlara yönelik toplumsal şiddet olarak kendini göstermektedir.

‘Hayvanlar insan eğlencesi için esir ediliyor’

Mevzuata göre yasak olmasına rağmen toplu zehirlemelerin kamu kurumları tarafından gerçekleştirildiği, hayvanların insan eğlencesi, menfaati için esir edildiği görülmektedir. Öyle ki; geçtiğimiz yıl, bir milletvekilinin hayvanlara tecavüzü meşru gören ifadeleri TBMM tutanaklarına yansımıştır. Hayvanların ruhsal ve fiziksel bütünlüğüne karşı gerçekleştirilen fiillerin suç olduğu siyaseten dahi kavranamamış görünmektedir.

Hayvanların çeşitli amaçlarla kullanıldığı mezbahalar, barınaklar deney laboratuvarları sivil toplumun denetimine açık hale getirilmelidir. Hayvanlardan korkmaya, onlara zarar vermeye yönelik insan merkezli yaklaşımın ortadan kaldırılması için çalışmalar yürütülmelidir. Hayvanlar korunması gereken, değer açısından insandan daha aşağıda bulunan varlıklar değil, hakları olan canlılar olarak kabul edilmelidir. Hayvanların korunması ihtiyacı, insan merkezci yaklaşım nedeniyle ortaya çıkan insan şiddetinin bir sonucudur. Esas olarak insanlar şiddeti meşrulaştırarak yaygınlaştıran bu yaklaşımdan korunmalıdır.”

Alıntı: Jinnews