Su, kemik, kan, kas ve yağdan oluşuyorsunuz; ayrıca birkaç parça plastikten. Tabii yemeğinizde deniz tuzu tercih ederseniz. Ya da bal, kabuklu deniz hayvanları, bira veya musluk suyu. Son yıllardaki araştırmalar parçalanmış plastik parçacıklarının (mikroplastikler) her şeyde olduğunu gösterdi. Hava bile mikroplastiklerle dolu.

Plastik o kadar muhteşem değil

Ancak paniğe kapılmayın; Hayvanlar üzerindeki ilk çalışmalar, kesinlikle zarar verebileceğini öngörse de, araştırmacılara göre mikroplastik tüketiminin etkilerinin ne olduğunu söylemek için halen çok erken. İnsanlarda çalışmak biraz zor çünkü neredeyse herkesin bedeninde mikroplastik var, bu yüzden karşılaştırma için kullanılabilecek bir kontrol grubu yok.

Parçaların kendileri nispeten iyi huylu görünüyor – onlar büyük plastik nesnelerin kademeli olarak bozulmasıyla oluşan ve büyük miktarda kuma benzeyen küçük plastik parçaları. NOAA, bir mikroplastı 5 milimetre altındaki herhangi bir plastik olarak tanımlıyor. – birçoğu mikroskobik olmasına rağmen insan gözüyle kolayca görebiliyor. Çoğu, sindirim sistemini zarara uğratmadan geçebilecek kadar küçükler ancak kirletici maddeleri vücudumuzda tutabildikleri ve dağıtabildikleri hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar ile desteklenmiştir.
Mikroplastiklerin birkaç yıldır vücudumuza sızmakta olduğuna dair kanıtlar var: 2013 yılında yapılan bir araştırmada Alman balında ve şekerde bulundu, 2014’te bazı kabuklu deniz hayvanları ve biralarda görüldü, 2015’te Çin sofra tuzunda ve Paris’in havasında rastlanıldı. En son yapılan bu araştırmalarda tuz da inceleniyor – Nisan ayında yapılan bir araştırmada 17 marka deniz tuzundan 16’sında mikroplastik parçacıklar bulundu ve yakın tarihli bir Guardian makalesi aynı damarda daha fazla çalışmayı ayrıntılarıyla anlatıyor.

Bir Var Bir Yok

Dikkat çekici bir istisna ile kabuklu deniz hayvanları haricinde çoğu durumda rastlanılan mikroplastiklerin seviyeleri oldukça düşük. Düzenli ve hatta aşırı tuz, bira ve bal tüketenler, yalnızca bu kaynaklardan yılda birkaç bin tane parçacık tüketiyor ve onların kısacık geçişlerini asla fark edemiyoruz. Bu noktada dikkat edilmesi gereken asıl konu, bu ürünlerin çok farklı yerlerden geldiği ki bu da mikroplastiklerin düşündüğümüzden çok daha yaygın olduğunun bir göstergesidir. Havadaki plastik akciğerlere girip daha kolay çevreye yayılabileceği için yeni kaygılar da getirir.

Peki ya kabuklu deniz hayvanları? Çalışma, Avrupa ortalamasının her yıl 11.000 adet mikroplastiği tüketebileceğini ortaya koydu.

Mikroplastiklerin sağlığımız üzerindeki etkisi belirlenmemesine rağmen, her yerde bulunmaları gittikçe artan bir endişe kaynağıdır. Büyük ihtimalle daha da kötüleşecektir. Temmuz ayında yapılan bir araştırma, insanlığın bugüne kadar yaklaşık 9 milyar ton plastik ürettiğini ve bunun çoğunluğunun çöpe dönüştüğünü gösterdi. 2050 yılına kadar 13 milyar ton üreteceğiz ve sadece daha fazlası mikroplastiğe dönüşecek. Uluslararası bir araştırma ekibi, 2014 yılında, okyanusta yüzen yaklaşık 250.000 ton ağırlığında 5 trilyon plastik parça olduğunu tahmin ediyor.

Yavaş yavaş parçalanacak ve bize geri dönecek.

Yazar: Nathaniel Scharping

Kaynak: Discover Magazine