Kalabalık ortamlardayken, bir başka anlamsız telefon konuşması yaparken “Yeter, bıktım. Hayatta bundan başka bir şeyler olmalı” dediğimiz o anı hepimiz yaşamışızdır.

Fakat bir sonraki adımı atabildiniz mi? Daha ileriye gidebildiniz mi? Neyse, en azından bu cümleyi kurmak da bir adım sayılabilir. Nereye gideceksiniz? Ne yapacaksınız? Nasıl geçineceksiniz? Bunlara benzer pek çok soru var. Cevapları ya da hayalinizi paylaşan insanları bulmakta zorlanıyor olabilirsiniz.

Bu an, çoğumuzun bu zorlukla karşı karşıya kaldığı, bir sonraki adımımızı atıp konfor bölgemizden çıktığımızda neler olabileceğini hayal ederek masamızda oturup düşünüp durduğumuz andır.

Ancak dünya genelinde birçok insan bunu yapıyor. Küresel Ekoköyler Ağı’nın yıllık olarak düzenlediği konferans vb. etkinliklerde her yıl daha fazla sayıda bir araya gelen insanlar, ekoköylerin daha mutlu ve daha sağlıklı bir yaşama giden yol olduğunu keşfediyor. Ekoköyler sadece insanlar için değil, gezegenimiz için de iyidir.

İlginizi çekti mi? İşte yerleşmek isteyeceğiniz 5 harika ekoköy!

Matavenero

Fotoğraf: Kevin Faingnaert

Kuzey İspanya’nın puslu dağlarında bulunan Matavenero, gerçekten kendine has, apayrı bir dünya. Burada yaşayan topluluk, terk edilmiş bir köyün kalıntılarındaki bir avuç dolusu insan olarak otuz yıldan uzun bir süredir kendi yaptıkları evleri ve rahat karavanlarıyla gelişmiş durumda. Bu ekoköyde ücretsiz bir okul, fırın, bar bulunuyor; doğa ve birbiriyle uyum içinde yaşamanın gerçekten ne demek olduğunu keşfetmek isteyen insanları sıcak bir şekilde karşılıyor.

Ängsbacka

Fotoğraf: Ängsbacka Facebook sayfası

Kartpostallık mükemmel karlı kış günleri, uzun ve serin yaz geceleri… İsveç’in Ängsbacka cennetini sevmek için çok sebep var. Bir İskandinav masalından fırlamış gibi görünen sihirli köy, sadece yirmi kişinin yaşadığı bir yer olabilir; ancak bu yirmi kişi, topluluğun sanatsal olarak halka açılmasını sağlamış.

Her yıl tantra, meditasyon, dans arasında değişen çeşitli festivaller ve atölyeler ile dünyanın dört bir yanından binlerce kişiye kapılarını açıyorlar. Ayrıca bu yıl, Avrupa’daki ekoköylere ve ekoköy meraklılarına da kapılarını açıyorlar. Odak noktaları; kişisel gelişim, dürüst iletişim ve yaşama saygı.

Damanhur

Gizli yeraltı şapelleri, neşe üzerine kurulu bir topluluk, kendi anayasası ve para birimi olan gizli bir dağ evi… Fantastik bir film gibi görünebilir ancak Damanhur’da yaşayan yaklaşık 600 köy sakini, bu gerçekliği gece-gündüz yaşıyor. İtalya Alpleri‘nin eteklerindeki bu inanç ve insanlık mucizesi, gelişen bir merkez haline gelmek için büyük zorlukların üstesinden gelmiş.

Sunseed

Fotoğraf: Sunseed Facebook sayfası

Eğer gerçekten her şeyden kaçıp uzaklaşmak istiyorsanız, Sunseed’den daha iyi bir yer bulamazsınız. İspanya’nın güneyindeki çöllerde terk edilmiş muhteşem bir köydeki bu küçük ama mükemmel biçimde oluşturulmuş proje tamamen su, rüzgâr ve güneş enerjisi üretiyor.

Köy sakinleri permakültür bahçelerinde, doğal mutfaklarında, alternatif teknoloji atölyesinde ve eko-inşaat bölümünde çalışmaya başlamadan önce, ortak bir oyunla günlerine başlayıp dağlarına ardından yükselen muhteşem gündoğumlarının keyfini çıkarırlar. Günleri, vahanın doğal havuzunda yüzen kaplumbağalar ile birlikte yaptıkları dalışla sonlanır.

Tamera

Ekoköy hareketinin en önemli referans noktalarından biri olan Portekiz’in Tamera topluluğu, toplumda daha sevgi dolu bir yaşam tarzı arayanlara 20 yılı aşkın bir süredir ilham kaynağı olmuştur. Ekolojik hayallerimizi nasıl gerçekleştireceğimizi öğrenmek için “Gerçekçi Ütopya İçin Okul ve Araştırma İstasyonu” olarak adlandırılan bu yerden daha iyi neresi olabilir ki?

Güneş köyünden Aşk Okulu’na ve Küresel Barış Enstitüsü’ne varıncaya kadar sunulan hem ilginç hem de harika projeler ve yenilikler, köy sakinlerinin kendilerini daha güzel ve sürdürülebilir bir dünya yaratmaya adamış olduklarının kanıtı. Araziyi kurak çölden yeşil bir permakültür vahasına dönüştürmek için ilginç bir çalışma da yapmışlar.

Kaynak: The Plaid Zebra