Geçtiğimiz haftalarda dünyanın en başarılı ve önde gelen hayvan hakları organizasyonlarından biri olan Animal Equality Los Angeles Beverly Hilton’da Inspiring Global Action adı altında harika bir ödül gecesi düzenledi.

2006 yılında Sharon Nunez, Jose Valle ve Javier Moreno tarafından kurulan ve Amerika, İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya, Meksiko, Brezilya ve Hindistan olmak üzere 8 ülkede hayvan sömürüsünü önlemek amacı ile görev alan Animal Equality grubu gecede dünyanın birçok ülkesinden gelen hayvan hakları savunucularına ev sahibliği yaptı.

Oyuncu Michelle Forbes, müzisyen ve hayvan hakları savunucusu Moby ve şu an piyasada bulunan en başarılı vegan, hayvanlar üzerinde test yapmayan kozmetik markalarından biri olan Kat Von D Beauty markasının kurucusu olan Kat Von D. geceye destek veren isimler arasındaydı.Ödül töreninde radyo ve televizyon sunucusu Marco Antonio Regil Hayvanların kahramanı ödülüne, Miyoko’nun Mutfağı isimli markası ve ürettiği inanılmaz lezzetli bitki özlü peynirler ile “Vegan olurdum ama peynirden vazgeçemiyorum” argümanını tarihe gömen Miyoko Schinner En Duyarlı Şirket ödülüne, The Pollination projesinin kurucusu Ariel Nessel Philanthropic Impact ödülü ve son olarak hayvan hayvan hakları savunucusu ve çevreci olan adından Vegan Prens olarak sıkça söz ettiren iş insanı Khaled Bin Alwaleed İleri görüşlü lider ödülüne layık görüldüler.

Gecede son derece lezzetli ve içinde herhangi bir hayvansal ürün bulunmayan yemek, peynir ve tatlılar ikram edildi. İşin yemek kısmı aslında sandığımızdan çok daha önemli. Şüphesiz hiçbir damak zevki masum bir hayvanın hayatından daha değerli ya da vazgeçilmez değil, ama insanların hayvansal ürünler kullanmadan yaşamanın damak tadından vazgeçmek olmadığını anlamaları açısından onlara alıştıkları tatlardan bir farkı olmayan bitki içerikli ürünleri sunmak hayvanların öldürülüp sömürülmediği bir dünyada yaşamak için atılan büyük adımlardan bir tanesi.

Galada yukarıda bahsetiğim isimler konuşmalarını yaparken davetliler neşe içinde yemeklerini yiyip sohbet ediyorlardı. Ta ki ekrana et ve süt sektörünün bizden sır gibi sakladığı kapalı kapılar ardında yaşanan, çiftlik hayvanlarının maruz kaldığı şiddet ve sömürü görüntüleri yayınlanana kadar, ki inanın bana bu görüntüler aşırı derecede şiddet içeren görüntüler bile değildi. O anda elimdeki çatalı ve bıçağı bir kenara bıraktım ve önüme bakarak başka şeyler düşünmeye çalıştım. Bu tarz görüntüleri sık sık izlesem de asla alışamayacağım! Çevreme baktığımda birçok konuğun da benim gibi gözlerinin dolduğunu fark ettim. Neden bilmiyorum ama içimde sadece 1 saniyeliğine anlamsız bir rahatlama oldu!

Et ve süt sektörü bizlerin bu gerçekleri görmemizi asla istemezler. Bize reklamlarda neşeli inekler, insanlar onları yesinler diye mutluluktan uçan tavuklar gösterirler. İşin aslı ise insan ya da hayvan her bir canlı türünün yaşamak istemesi ve eşit şekilde yaşam hakkı olduğudur. Peki insanlar hayvanların et ve süt sektöründe kullanılmak üzere üretim çiftliklerinden mezbahaya kadar yaşadıkları işkenceleri görselerdi ve onların yaşamak için attıkları çığlıkları duysalardı sizce hâlâ hayvansal ürünleri kullanırlar mıydı?

İşte tam burada Animal Equality’nin iAnimal the 360 VR experince adı verilen, et ve süt sektörünün sizlerin görmesini asla istemedikleri karanlık noktalara ışık tutan 3 boyutlu gözlüğü devreye giriyor.

Bütün insanları gerçekleri göstermek adına üretim çiftliklerine ya da mezbahalara götürmek imkansız fakat iAnimal sayesinde bu gerçekleri insanların ayağına getirmek mümkün. New York Times gibi dünyanın en büyük haber kaynaklarına konu olan 3 boyutlu video aracı size et sektörünün kesilmek üzere yetiştirilen hayvanlara uygulattığı zalim fakat standart, aynı zamanda da legal olan uygulama ve davranışları göreceksiniz. Diğer bir videoda bir tavuğun öldürülüp sofralarımıza gelmeden önceki 42 günlük kısa ama acı hayatını izleyeceksiniz. Ve son videoda süt sektöründe eşyaymış gibi kullanılan bir süt ineğinin kısaca hayatına tanıklık edeceksiniz. (Zaten hayatları oldukça kısa oluyor!)

iAnimal 360 VR’yi izlemeye cesaretiniz var mı?