Ana SayfaEkolojiİnsanı, doğa ananın kucağına atan mis proje: Tatuta

İnsanı, doğa ananın kucağına atan mis proje: Tatuta

-

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin bir projesi olarak ortaya atılan Tatuta, gönüllü olmak isteyen her yaştan insanı, şehrin stresli ve kasvetli havasından kurtarıp çiftliklere, yani doğanın o eşsiz dinginliğine davet ediyor.

Tatuta, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’ndeki, 12 öncü isim tarafından kurulmuş. Başlıca amaçları; Türkiye’de ekolojik tarımla ilgilenen çiftçi ailelere her türlü desteği sağlamak, ekolojik tarımı desteklemek ve tarımın sürdürülebilirliğine yardımcı olmaktır. Diğer bir amaçları ise, ekolojik bütünlüğü bozmamak ve bu bütünlüğe saygı gösteren bireyler yetiştirmek. Tatuta’nın açılımını merak edenler için hemen söylüyoruz; Tatuta, “Tarım, Turizm ve Takas” kelimelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş. Daha da detaya inilirse şayet; “Ekolojik çiftliklerde Tarım Turizmi ve Gönüllü Bilgi, Tecrübe Takası” projesinin kısaltmış adıdır, denilebilir.

tatuta-1Tatuta, tamamen gönüllülük çatısı altında kurulmuş bir platformdur. Gönüllü olan insanlar, burada zamanlarını, ekolojik yaşama ayak uydurarak geçirir. Kendi meyvenizi, yemek malzemesi olarak kullanacağınız sebzenizi kendi ellerinizle topluyorsunuz ve birinci elden onları tüketme zevkine erişiyorsunuz. Burada, klasik gönüllü oluşumlardan farklı olarak şöyle bir uygulama söz konusu; siz ne kadar emek harcarsanız onlar da size o kadar çok eğitim veriyorlar. Eğitimin iki ana konusu ise, sürdürülebilir yaşam ve ekolojik tarım.

tatuta-3Bu uygulama, aslında sadece ülkemizde değil, Dünya’da da çok yaygın bir konsept. Hatta Tatuta için WWOOF’un Türkiye ayağı denilebilir. Size çiftliklerde, mutfağından tarlasına kadar bazı görevler veriliyor. Siz onlara sebze ve meyve sağlıyorsunuz, onlar da size tamamen organik, leziz yemeklerinden sunuyorlar; hatta bazılarında köy evlerinde konaklayabilmeniz de mümkün ve eğer şanslıysanız bu konaklayacağınız evler de tamamen ekolojik olabilir. Tatuta’daki tüm çiftlikler, tamamen doğa dostu olmakla kalmayıp ekolojik bilinci, insanlara bu yolla aşılamayı amaçlamaktadır. 

Çiftlikte çalışanların oranları araştırıldığında, bu projenin en çok yurt dışından ve kadın gönüllüler tarafından tercih edildiği söyleniyor. Her meslek grubundan insanlar, hem birarada çalışıyor hem de beraber tatil yapma imkanına sahip oluyorlar. Gönüllüler; en az 15, en fazla 30 gün süreyle bu çiftliklerde konaklayabiliyorlar.

tatuta-2Çiftliğe gelenler, sadece ekolojik tarım yapmakla kalmıyor; doğanın kendi döngüsüne ve doğadaki yaşam mücadelesine de bi’nevi tanık oluyorlar. Çiftlikte, doğadaki hiçbir canlıya zarar verilmiyor, böcekler öldürülmüyor. Rahatsızlık durumunda böceklerin uzaklaştırılması, onları kaçırma tekniği ile yapılıyor. 

Tatuta çiftliklerinde; “Doğal nefes atölyesi”, “Masal gecesi”, “Kuş ve bitki okulu” gibi farklı atölye ve etkinlikler de düzenlenmektedir.

Türkiye’de, Tatuta çiftlikleri, Doğu Anadolu’dan Marmara’ya kadar çeşitli yerlerde mevcut ve kendinize, şartlarınıza uygun seçeneklere göre yer seçimi yapabiliyorsunuz. Bu çiftliklerin sayısı da gün geçtikçe artmakta ve böylece daha çok insana ekolojik bilinç, bu yolla aşılanmaktadır.

KaynakTatutaBugdayBiz evde yokuzHürriyetYeşil Gazete

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Pelin Güloğlu
Pelin Güloğlu
27.04.1995- Mersin Trakya Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik mezunu genç bir diyetisyen. Bunun yanısıra Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimi görmekte. İlgi alanları başta kültür-sanat olmak üzere; çevre ve sağlık, insan psikolojisi ve sosyoloji; sürdürülebilir yaşam ve yeşilin her tonu. Şu an diyetisyenlik, belli başlı dergilerde yazarlık; amatör olarak fotoğrafçılık yapmakta ve kendini diksiyon konusunda geliştirmeye çalışmaktadır.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol