Hey, ben Mike Rugnetta, Crashcourse Mitoloji ile karşınızdayım.
Bugün Norse (İskandinav) panteonunu (ulusun bütün tanrıları) açıklamaya çalışacağız. Ürkünç bir kurt, muhteşem bir ağaç, gökküşağı köprüsü, bazı buz devleri, ve Thor çizgiromanlarından öğrendiklerimden daha fazlası.
Hayır, sen değil Thoth. Senin bölümün bir harika.
Biz burada sessiz diş titreşiminden bahsediyoruz. THOR.
Bu şaka yazılı halde daha iyi olabilir sanırım.
Yaradılış hikayelerine baktığımızda bazı İskandinav tanrılarıyla tanışabiliriz.
Bu mitin ve Norse mitolojisindeki diğer bir çok mitin kaynağı, Snorri Sturluson’un MS 1220’de yazdığı bir özet olan Prose Edda’dır.
Bu da şu anlama geliyor ki Germen ve İskandinavya tanrılarının ve tanıçalarının ana hikayelerinden biri onların dünyasından çok uzaklardan geliyor.
Bu şu yüzden de önemli, çünkü Prose Edda görece YENİ’dir.
Yani burada üzerinden geçtiğimiz gökkuşağı köprüsü, sonraki Hristiyan fikirlerin bu mitlerin varolan versiyonlarını nasıl etkilediğiyle de ilgili.
Snorri yüzünden kısmen, Norse mitolojisinin İskandinavya’ya ait olduğu düşünülür, ama bu tam olarak doğru değildir.
Norse Panteonu’nun kökleri, Avrupa’ya göç eden bütün Germen halklarının din ve mitolojilerine dayanır.
Romalılar, özellikle de arkadaşımız Tacitus, Germen kabilelerinin inançlarından anladıklarını kaydettiler, ama Germen tanrılarını kendi terimleriyle çevirdiler.
Wotan ya da Wodan Odin oldu, Merkür ile ilişkiliydi.
Savaşçı bir tanrı olan Tyr ya da Tiwaz, Roma savaş tanrısı olan Mars ile ilişkilendi.
Thor da Jüpiter ya da Jove ile.
Kendi terimleriyle baktığımızda iki tür Norse tanrı grubu vardı: toprak ve verimlilikle ilgili olan Vanir.
Onlar daha eski tanrılardı.
Ve diğeri de Aesir, gökle ilişkilidirler.
Vanir’e Freyr öncülük eder, erkek ve kız kardeşleri kral ve kraliçedir.
Onlar Njord’un çocuklarıydı.
Muhteşem de bir ismi var.
Sturluson’a göre: ” Freyr çok meşhur bir tanrıdır; güneşin ne zaman doğacağına ve yağmurun ne zaman yağacağına, toprağın ne zaman mahsül vereceğine karar verirdi. Barışı ve bolluğu dilerdi.
İnsanlığa bolluk getirirdi.”
Yani piknik yapıyorsanız onurlandırmak istediğiniz tanrı kesinlikle o olurdu.
(Tabi, o ve Japon Güneş Tanrıçası Amateratsu)
(Konu buraya gelmişken niye bir de Afrodit olmasın ki, çünkü HERKES O KONUDA… anladınız işte)
Vanir ve Aesir savaşa tutuştular, ama sonunda uzlaştılar ve Vanir 9 mitik Norse dünyasından biri olan Asgard’da yaşamaya hak kazandı.
Vanaheim adında kendi dünyaları da vardı.
Ama bunu Anaheim’le karıştırmamak gerekir. Orası portakallar ve online video konferansların bulunduğu Walt Disney Dünyası.
Bir euhemerosçu görüş isterseniz, yani mitolojiyi tarihi gerçekleri açıklama aracı olarak kullanırsak bu savaş, iki kuzey kabilesinin dininin rekabet ettiği bir zamanı yansıtır. En sonunda da uzlaşmışlardır.
Vanir ve Aesir, birlikte daha güçlü!
Voltran gibi!
Ama onlar TANRIydı tabi.
White God (Beyaz Tanrı) diye çağrılan bir diğer Norse tanrısı ise Heimdall’dır.
Denizle ilişkilidir, çünkü 9 dalga tarafından doğrulmuştur… doğum servisinde kaotik bir gün olsa gerek.
Heimdall tanrıların bekçisiydi ve Tom Hiddleston rolünden bileceğiniz Loki’nin baş düşmanıydı.
Sturluson’a göre “Heimdall bir kuştan daha az uyurdu, gece ve gündüz yüz fersah ötesini görebilirdi.
Dünyadaki çimenlerin büyüyüşünü, koyunun yününün sesini ve gürültü yapan her şeyi duyabilirdi.
Zavallı Heimdall.
Bir yemeğe gittiğinizi ve herkesin çiğneme sesini duyduğunuzu bir düşünsenize.
Bazı anlatılar Heimdall’ı Aesir’e yerleştirirken bazıları da Vanir’e yerleştirir.
Vanir ayrıca altın bir yaban domuzuyla da ilişkilendirilir. Onun da tıpkı Güneş gibi Dünyanın üstünde ve altında dolaştığı söylenir.
Gullinbursti (yaban domuzu tasvirinde) savaşçıların armalarında ve miğferlerinde bulunurdu, özellikle de Uppsala’dakilerin.
Tıpkı Yunanistan ve Mısır’da olduğu gibi Norse Panteon’undaki farklı tanrılara farklı dinlerde tapınılır.
Thor muhtemelen Aesir’deki en meşhur tanrıdır.
İkinci en meşhur da Thor’un babası olan Odin olsa gerek.
Odin baba tanrıdır, savaşla ve özellikle berserkerlerin coşkulu savaşçı öfkesiyle ilişkilidir.
Savaşın gidişatını sihirle etkileyen bir büyücüdür de.
Gandalf’ı düşünün, ama tek gözlü, çok daha kaslı olanını; gizemli bilgelik için sağlıksız bir tutku ve biraz da kaba mizaç.
Odin savaşçı-tanrı doğasını Germen öncülü Wodan ve Tiwaz’dan almıştır.
Kevin Crossley-Holland’ın belirttiği üzere: “Bir kültür ihtiyacı olan tanrıları bulur, ve Norse dünyası da temel özelliklerinden biri olan şiddeti meşrulaştıran tanrılara ihtiyaç duymuştur.”
Temelde bir savaş toplumuysanız bir savaş tanrısı hayli kullanışlıdır.
Odin zafere ilham olurdu ya da şamanistik sezisiyle yenilgiyi önceden görürdü.
Ayrıca şiirin tanrısıydı, şiir içkisinden içip Aesir ve Vanir’e getirmek için devler ülkesi olan Jotunheim’i ziyaret etmişti.
MMMM… şiir içkisi.
Odin’in bir diğer öyküsüyse daha bilge bir tanrı olarak yeniden doğmak için yaptığı feda ile ilgili.
Bir versiyona göre kendini dünya ağacına asmıştır, böylece bilgelik içkisinden içebilecektir.
Tabii ki Odin bir içkiyle durmazdı değil mi?
İşte o zaman bir gözünü de feda etti.
Odin, geleceği görebilen bir tanrıça olan Frigg ile evliydi.
Odin’in çocukları annesi Earth olan Thor, en güzel tanrı olup kör erkek kardeşi tarafından öldürülen Baldr ve Tyr idi. Bir kaynak Tyr’in babası olarak dev Hymir’i gösteriyor.
Bazı hikayelerde Baldr, Odin’in desteklediği bir insan savaşçı olarak anlatılır.
Baldr tanrıların en bilgesiydi, en güzel konuşanıydı, en merhametlisiydi, ama bir kere bir yargıya varınca onu asla değiştirmezdi.
Odin’in Hermod adında diğer bir oğlu vardı, çok cesurdu. Baldr’ı geri getirmek için yeraltı şehri Nifelheim’e gönderildi. Nifelheim’i ise tek bir hokey sopası olan tanrıça Hel yönetiyordu.
Onun da Baldr’ın öldürülmesine yardım eden Loki’nin kızı olduğu söylenir.
Loki biraz karmaşık.
Tanrı mı yoksa dev mi olduğu, hatta iyi mi yok sa kötü mü olduğu net değil.
İki devin oğlu olduğu da söylenir, Odin’in üvey kardeşi olduğu da.
Hilebazdır, belirsiz soy ağacı anlamlı gelmeye başlıyor gibi?
Hırsızdır, ama bazen Aesir’e yardım eder.
World Serpent (yılan tasvirinde) Jormungand, the wolf (kurt tasvirinde) Fenrir ve Hel gibi değişik canavarların babasıdır.
Çok yüklenmek gibi olmasın ama en kötüleri Loki’ydi.
Hepimiz bunu “Ragnarok” videomuzda göreceğiz!
Efsanevi hikaye.
Çizgi roman hikayesi değil.
Gwar kaydı bile değil.
Kelimenin gerçek anlamıyla dünyanın sonu.
Tyr savaş ve adaletle betimlenir.
Bazı anlatılarda Odin’in oğludur, ama muhtemelen fark ettiğiniz gibi Norse dünyasında kesin bir soy ağacınızı çıkarmak o kadar da kolay değildir.
Şu kahrolası 9 dalga.
Hem savaşın hem de adaletin tanrısı olarak Tyr’ın pozisyonu ilginç, bunu Vikings in Crashcourse World History bölümümüzde görmüştük.
Dehşetli istilalarıyla bilinseler de Vikingler’in, belli bir demokratik yönetim yanında katı toplumsal kodları vardı.
Ve bir de kayak yapmaya çok ilgileri var.
Norse panteonunda diğer tanrılar da bulunur ama onlar pek görünmezler.
Odin’in oğlu Bragi de şiir tanrısıdır, Ull ise temel olarak okçuluk ve kayak ile ilgilidir.
Evet evet.
Yani bir kayak tanrısı var.
Baldr’ın ölümünün intikamını alan Odin’in oğlu Vali.
Odin’in ölümünün intikamını alan Odin ve Grid’in oğlu Vidar.
Bir infografiğe (bilgi görseli) ihtiyacım var.
Ah, harika.
Norse tanrıçaları mitlerde görece daha az yer kaplarlar.
Sadece Freya’nın kendi kişiliği varmış gibi gözüküyor.
O aşk tanrıçası.
Freyr kocasına sadıktır.
Onun güçlü elbisesi kesinlikle etkileyici deri ceketidir.
Ayrıca kedi şeklinde bir Chariot’u (iki tekerlekli at arabası) var.
Şaka değil.
Freya gibi tanrıça Geifon da Vanir’den biri, çiftçilik ve doğurganlıkla ilişkilidir.
Eir sağlık tanrıçası, Sjofn ve Lofn da aşk tanrıçaları.
Var, evlilik yeminlerine ihanet edenleri cezalandırır ve ondan hiçbir şey saklanamaz.
“Y” ile yazılan Syn ise adalet tanrıçasıdır. (Sin İngilizce günah demek)
Bilgelik ve öz disiplinle ilgili Snotra adındaki bir tanrıçayı kim sevmez ki?
Tabi bir de soğuk algınlığıyla ilgili.
Teşekkürler, tüm hafta burada olacağım!
Şiir tanrısı olan Snortra’nın durumu biraz çelişkili, bu öyküdeki temel rolü Odin’e içki arkadaşlığı yapmak gibi görünüyor.
Dialogue: 0,0:08:48.35,0:08:49.35,demo,,0,0,0,,Şerefe!
Dialogue: 0,0:08:49.35,0:08:54.17,demo,,0,0,0,,Frigg Odin’in karısı ve bir çok tanrının annesi, ama onun hakkında çok şey bilmiyoruz.
O bir ana tanrıça, oğlu Baldr’ın ölümü için ağıt yakar ve çalışan kadınlar ona yakarır.
Odin gibi onun da geleceği görme yetisi vardır.
Şimdi!
Bir efsaneye geçelim.
Dürüst olmam gerekirse Norse efsaneleri mitolojinin parti kısmı gibi.
Bir sürü kavga, içki, gülüp eğlenme var, ama beer pong (pinpon topu ve bira bardağıyla oynanan bir tür oyun) yok tabi.
İlkin hızlıca bir arkaplan.
Odin savaşçılarını destekledi, Valkür’leri yollayarak favori savaşçılarını Valhalla’ya getirdi, seyahat etmenin hoş bir yolu olsa gerek.
Thor çiftçilerin tanrısıydı, ve iskandinavya’da bir sürü çiftçi vardı.
Ama efsanevi devase bir savaşçıydı da, kocaman kırmızı sakalıyla.
Pek zeki sayılmazdı, ama yıldırım tanrısıysanız kim böyle bir şeye ihtiyaç duyardı ki?
Aesir ve Vanir’i devlerden korudu, rastlantısal güzel bir kelime oyunu…
Onun meşhur çekici Mjollnir ayrıca verimliliğin de sembolüydü.
Hadi Thoughtbubble’a (düşünce balonu) gidelim.
Bir gün Thor uyanır ve çekicini bulamaz.
Çekicini bulması için Loki’den yardım ister.
Loki Freya’nın hoş şahin ceketini ödünç alır, gerçek bir şahine dönüşerek aramaya başlar.
Yolu dev Thrym’in kaldığı yere uzanır. Thrym Thor’un çekicini çaldığını söyler. Freya onunla evlenmeyi kabul etmezse çekici geri vermeyeceğini söyler.
Freya “Ölürüm de olmaz” der.
O zaman bekçi tanrı Heimdall parlak bir fikirle ortaya çıkar: Thor’a bir gelinlik giydirin ve Freya taklidi yapsın!
Diğer tanrılar gülünce Thor surat asar, ama Loki Thor’u ikna eder. Çünkü çekici olmayınca tanrılar devlere karşı savunmasızdır.
Böylece büyük bir gelinlik ile kalın bir duvak bulurlar, Jotunheim’e doğru yol almaya başlarlar.
Oraya vardıklarında Thrym, yeni gelinine ve nedimesine bir ziyafet verir.
Thor bütün bir öküz, sekiz somon balığı ile tüm tatlıları yer, üç fıçı içki içer.
Thrym hiç bu kadar yiyen bir kadın görmedim diye yorum yapınca Loki, “Freya”nın evleneceği için çok heyecanlandığını, sekiz gündür bir şey yemediğini söyler.
Thrym tatmin olmuş gibidir, ama gelinin duvağını kaldırınca kor gibi parlayan gözlerini görür.
Loki gelinin çok heyecanlandığını, yedi gündür uyumadığını tekrardan vurgular.
Sonunda Thrym Mjollnir’i bir evlilik sembolü olarak sunar: “Mjollnir’i dizlerinin arasına koy ki Var, evlilik yeminimizi duysun ve kutsasın.”
Dizlerinin arasına koyulur koyulmaz Thor çekici kapar, duvağını atar ve en iyi yaptığı şeyi yapar: devleri pataklar.
Thyrm’in kafasını ezer, düğün yemeğindeki kadın-erkek tüm devleri öldürür.
Hikaye şöyle biter: “Ve Odin’in oğlu Thor çekicini geri aldı.”
Teşekkürler Thoughtbubble, gerçekten harikaydı.
Ve rahatsız edici.
Ve tabiki her yer içki ve kan.
Norse tanrıları da Yunan tanrıları gibi insana benzemekte, ona göre de davranışları var.
Ama diğer mitik anlatılara göre Norse efsaneleri daha az metafora dayanır.
Vikingler için biçilmiş kaftan olan cümbüşlü macera öyküleri; kızarmış bir öküz, bir kaç fıçı bira, güzel bir kavgadan daha da başka bir şey istemeyen şehvetli savaşçılar.
Ve bir de kayak.
İzlediğiniz için teşekkürler, sonraki sefere görüşürüz.

KaynakCrashCourse