Ana SayfaYeşilGeri DönüşümKahve endüstrisinde güzel şeyler de oluyor: Telveyi geri dönüştürmek

Kahve endüstrisinde güzel şeyler de oluyor: Telveyi geri dönüştürmek

-

Kahve, dünyada en çok tüketilen içeceklerden biridir ve her gün tonlarca kahve telvesi çöpe gidiyor. İçtiğimiz kahvelerin telvelerini yeniden kullanmak ise mümkün. Kahve telvesi doğal gübre veya kozmetik ürün bileşeni olarak kullanılıyor hatta kahveden biyoyakıt elde edilebiliyor.

Kahve atıklarını geri dönüştürmenin bir diğer yolu da Almanya’da hayata geçirildi: Telveden fincan üretmek!

KaffeForm isimli firma kahve atıklarından, kahve fincanı üretiyor. Her şey, ürün tasarımcısı Julian Lechner, İtalya’daki eğitimi sırasında kahve tüketiminden oluşan organik atıkların nasıl değerlendirilebileceği ve bu atıklardan yeni bir ürün üretilip üretilemeyeceği üzerine düşünmesi ile başlamış. Bilim insanları ile 3 yıl süren deneyler 2015’te ilk meyvesini veriyor telveden kahve fincanı üretiliyor. Berlin’deki kahve dükkânlarından toplanan telveler önce kurutuluyor daha sonra ağaç yongası ile karıştırılarak kalıplara dökülüp fincan elde ediliyor.

– Çevre dostu kompozit fincanlar, ağaç yongası, doğal reçine ve kahve telvesinden oluşuyor ve %100 doğada ayrışabiliyor.

-Altı bardak telveden bir espresso fincanı ve altlığı ele edilebiliyor.

-KaffeeForm fincanlar yıkanıp tekrar kullanılabiliyor.

-Petrol bazlı bağlayıcılar, plastik ya da plastik kaynaklı zararlı maddeleri içermiyor.

-Mermeri hatırlatan görünümü ile oldukça şık olan fincanlar, hafif ve dayanıklı.

-Kahve atıklarından elde edilen bu fincanların kendisi de geri dönüştürülebilir. Örneğin, bu fincanlardan 3D yazıcı filamenti elde edilebilir ya da kompost merkezlerinde ayrıştırılabilir veya karbon nötr olarak yakılabilir.

 

Görsel Kaynağı:https://www.kaffeeform.com/de/webshop/

Daha çok atık kahvenin geri dönüştürülebilmesini ve Berlin’de yaygınlaşan bu fincanların her yere yayılmasını dileriz.

Kaynak: Inhabitat, Positivr, KaffeForm, ContemporaryFoodLab

 

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol