Türkiye dün önemli iş insanlarından birini kaybetti. Mustafa Koç’un zamansız ölümü pek çok çevrede üzüntü yaratırken, yapılan yorumların büyük bölümünde tek taraflı bir bakış açısının hâkim olduğu gözlerden kaçmadı.

Tüm kapitalist yapılanmalarda olduğu gibi Koç tarafında da birçok toplumsal ve ekonomik faydası olan faaliyetin, sosyal sorumluluk projelerinin, kültür-sanat ve spora desteğin yanı sıra bir de madalyonun diğer yüzü diyebileceğimiz konular var. Mustafa Koç’un ailesine başsağlığı dileyerek kısaca bunları da hatırlayalım.

TOFAŞ’ta işten atılan bazı işçiler dün Mustafa Koç’ın vefatı sonrası bir taziye mesajı yayınladılar. TOFAŞ işçilerinin bir bölümü Koç Holding’e bağlı TOFAŞ’ın fabrikasında temel hakları için 2015’in büyük bir bölümünü direnişte geçirmişlerdi. Verdikleri direnişte ise bazı işçiler işten atılma sonucuyla karşılaşmışlardı.

TOFAŞ işçileri taziye mesajında şunları söylediler: “Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un hayatını kaybettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Bizler TOFAŞ’ta hak mücadelesi veren ve bundan dolayı da Koç Holding yönetimi tarafından baskılara ve büyük haksızlıklara uğramış işçileriz. Bundan dolayı Mustafa Koç da dahil Koç Holding yönetimine karşı ne öfkemiz biter ne de mücadelemiz. Fakat bizler emekçiyiz, insanız. İnsan hayatına değer veririz. Bunun için yaşadıklarımızdan bunca eziyetteki sorumluluğunu asla unutmayacağımız Mustafa Koç’un hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntülerimizi bildiririz. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.”

tofas

2015’te Mayıs ve Haziran ayları TOFAŞ için hareketli geçmişti. Bursa’daki TOFAŞ fabrikasında, metal direnişinde işçilerin sözcülüğünü yapan işçilerin de aralarında olduğu 142 kişi Haziran ayında işten atılmıştı. TOFAŞ, kısa sürede tüm yurda yayılan metal direnişinin başını çeken fabrikalardan biriydi. Yönetim ile işçiler arasında yapılan anlaşmayla birlikte grevin sona erdirilmesinin ardından önce iki sözcü işçi işten atılmıştı. Yapılan anlaşmada “Eylemler nedeniyle hiçbir işçinin işten atılmayacağı” belirtilmesine rağmen sonradan 142 kişinin daha işine son verilmişti.

Kapitalist yapılanmalarda anayasal bir hak olan sendikalara serbestçe üye olma ve sendika seçme özgürlüğünü konusunda işçilerin aleyhine olan refleksler gösterilebiliyor. Koç Grubu da bu tarz reflekslerin sıkça görüldüğü bir grup oldu. 2015 yılında bunlardan bir örnek Arçelik LG grubu içindeydi. Cumhuriyet gazetesinin 2 Ekim’de yayınlanan özel haberi için görüş veren ve DİSK/Gıda-İş Sendikası’na üye olduğu için işten çıkarılan Divan Otel işçileri adına konuşan Gıda-İş Bölge Temsilcisi İbrahim Kızılyer, “Koç Holding her tarafta aynı taktiği uygulamaktadır. Koç grubu hiçbir kurumuna DİSK’i ve mücadeleci sendikaların girmesini istemiyor. Yaptığımız görüşmelerde bunu açıkça söylüyorlar. Amacımız mevcut sendikanın koyduğu duvarları aşmaktır” ifadelerini kullanıyordu.

Yine geçen yıl Haziran ayında Ankara’daki Türk Traktör fabrikasındaki gelişmeler diğer bir örnek. Türk Traktör’de 12 gündür devam eden üretimi durdurma eylemi, işçilerle işveren arasında yapılan görüşmeler sonucunda sona erdi. Görüşmelerde işçiler, TOAŞ fabrikası ile aynı koşullara sahip anlaşmayı kabul etmişlerdi. Söz konusu koşullar, 1000’er lira ikramiye, ücretlerde iyileştirme sözü, eylem nedeniyle kimsenin işten çıkarılmaması ve Türk Metal Sendikası’nın temsiliyetinin sona erdirilmesiydi. Ancak Koç Holding’in işçiler mesaiye başlar başlamaz, 7 işçi temsilci dahil bir grup işçiye işten çıkarma SMS’leri yolladığı görüldü. SMS’lerde işçilere 21 Mayıs’ta başlayan eylem nedeniyle tazminatsız işten çıkarıldıkları bilgisi iletiliyordu.

İnsan ve diğer canlılara zarar veren askeri araçlar

(Temsili)
(Temsili)

Koç grubu Otokar firmasıyla birlikte savunma sanayi alanında da faaliyet gösteriyor. Firma Sakarya’daki 552 bin m²’lik alana kurulu fabrikasında otobüs, nakliye ve lojistik sektörü için semi-treyler ve hafif kamyon ürünleri dışında savunma sanayii için taktik tekerlekli araçlar ve taktik tekerlekli ve paletli zırhlı araçlar da üretiyor. Otokar, savunma sanayii kara araçlarında lider firma olarak gösteriliyor. Otokar, Türkiye’nin milli ana muharebe tankı ALTAY’ın Tasarım ve Prototip Üretimi Projesi’nde de ana yüklenici olarak görev alan firma konumunda. Koç Grubu’nun bu sektördeki faaliyetleri özellikle yerli sermayeli bir firmanın sektörde varlığı nedeniyle birçok çevrede sempatiyle karşılanır ve desteklenirken, işin bir de vicdani boyutu ağır basan tarafı var. Otokar bünyesinde üretilen askeri ürünler; insanlara ve diğer canlılara zarar veren, hayat haklarını elinden alan savaşlar ve operasyonlarda kullanılıyor.

Koç Grubu, birçok hayvanın tahakküm altında yaşatıldığı ve gıda ürünü olarak tüketilmesi için öldürüldüğü et sektöründe de uzun yıllar Maret markasıyla faaliyet göstermişti.