‘Kesinliğin yöntemli ve ağır ağır işleyen kurallarını ihmal etmek boşuna olur, ama adaba uygun bilgilerin uykusuyla kendimizi sınırlandırırsak muamma nasıl çözülür, evrenle nasıl boy ölçüşürüz?’
Lanetli Pay, Georges Bataille

 

Lanetli Pay, bir William Blake alıntısıyla başlar: “Taşkınlık güzelliktir.” Bu alıntı Bataille’in genel ekonomiye getirmeye uğraştığı yeni bakış açısının özeti sayılabilir. Lanetli Pay’ı alt metinlere açacak bir anahtardır adeta. Bataille, genel ekonomiyi ele alanların yarar kavramını kullanmasının, tartışmanın çarpıtılmasına sebep olduğu görüşündedir. Bu kavram, özünde objektif olunamayacak şeref ve kâr gibi toplumun ve medeniyetin neresinde ve ne zaman durduğunuza göre değişkenlik gösterebilecek diğer kavramlarla desteklenmeye çalışılsa da güvenilmezdir. Bu sebeple hem kapı hem anahtar olan Blake alıntısı daha da önem kazanır.

Bataille, genel ekonomiyi canlılarla bağlantısı kurulmadan irdelemenin bilimsellikten uzak bir düşünce şekli olduğunu ve bunun anlamlı bir sonuç ortaya çıkarmayacağını anlatmaya çalışır. Her canlı organizmanın büyüme amacını taşıdığını söyler Lanetli Pay’da. Canlılar kendi sınırlarına ulaştığında, büyüme tamamlandığında ise enerji fazlası ortaya çıkar. Toplumsal sistemler de aynı şekilde çalışır. Bu ortaya çıkan enerji harcanmalı, yitime uğramalıdır. Ve ortaya çıkan bu fazlalığın laneti ise onu harcamanın daha başka şekillerde de olsa yeni bir enerji fazlalığına yol açması ve bu döngünün tam bir yitim olmadan sürmesi yüzündendir.

Lanetli pay toplumun sosyo-ekonomik çarklarında insanların ruhlarını ezerek ya da egolarını hiç tercih edilmemesi mümkün altı boş yüksekliklere çıkararak lükse dönüşür. Oyunlar, gösteriler, ibadetler, üreme amacından sapmış cinsel faaliyetler ve çeşitli sanat dalları, bunların hepsi üretici olmayan harcamanın tezahürleridir. Bataille, Mauss’dan ödünç aldığı potlatch kavramıyla, genel ekonomiyi ters yüz ederek anlamlandırmaya çalışır. Doğa, ekonomi ve tarih felsefesini kullanarak ekonomiyi üretim üzerinden değil tüketim üzerinden haritalandırır.

Potlatch, beslenmek ve tüketmek anlamını taşıyan bir kelimedir. Genelde Kuzey Amerika yerlilerine has bir kavram olarak görülse de dünyanın değişik yerlerinde birçok uygarlık tarafından uygulanmış törensel bir adettir. Potlatch’ın amacı şenliği düzenleyenin sahip olduklarını vererek statü kazanmasıdır. Yitime dayalı bu gelenek rekabeti desteklediği gibi maddi olarak toplumsal bir eşitlenme sağlar. Mauss, “İdeal olan, verilen potlatch’ın karşılıksız kalmasıdır.” der. Bu durumda verilen potlatch, şan ve şeref getirir. Yitim üzerine kurulu bu gelenek, lanetli payın tüketilmesine dayalıdır. Potlatch sadece bağışla değil servetin imhası yoluyla da olabilir. Yıkım yoluna giren kişi bu serveti atalarına adamak ve rakibini küçük düşürmek üzerine yoğunlaşır. “Kaynaklar bir kez uçup gittiğinde, geride israf edenin edindiği prestij kalır.”

Bataille, “Yaşamın tarihi esasen çılgınca bir taşkınlığın tarihidir, egemen olay ise lüksün gelişmesi, giderek daha masraflı yaşam biçimlerinin üretimidir.” der. Savaş ve talanın lüks bir tüketim olduğunu ve yaşam düzeyinin yükselmesi için kullanıldığını anlatır bize. Adalet ve özgürlük gibi kavramların gerçek anlamlarından saptırılıp lüks talep etmek için ve aynı zamanda lüksü protesto etmek için nasıl kullanıldığını gösterir. Bu, yaşam düzeyinin yükseltilmesi noktasında “özgürlüğün en doğru sınırlarına indirgenmesidir.” Artık mekanizma işlemeye başlar ve bizim için yaşamamız gereken özgürlüklere karar verilir, tüketim nesneleri belirlenir ve lanetli pay arttıkça bu özgürlük düzeyine erişmemiz beklenir.

Bataille ister edinilen servet, ister mertebe olsun tümünün aradığımız, mahremiyet ya da şiir adını verdiğimiz gölgenin yalanlarla beslendiğini, buna sahip kişinin “patlayıcı bir kişi” olduğunu söyler. Kişi bu patlamadan kaçmaya ya da onu geciktirmeye çalışsa da bu ya maddi varlıkların ya da içsel dünyanın çöküşüyle sonuçlanır, çünkü peşinde olunan şeye aslında yalanlarla yaklaşılmıştır. Bu eğer her ikisi birden olmazsa içsel ya da dışsal bir patlamayla oluşturulan “şeyin”, infilakıdır, kişi böylece eğer katlanabilirse kendisiyle baş başa kalır. “Bu hakikat onu olmadığı şey olarak kabul edenleri yok eder.”

Lanetli Pay İslam, Lamacılık, kapitalizm ve burjuvazi anlatılarından Sovyet sanayileşmesi ve Marshall Planı’na geçerek lanetli payın yitiminin değişik örneklerini ele alır. Sel Yayıncılık tarafından yayınlanan Lanetli Pay, Bataille meraklılarına ilginç anlar yaşatabilecek bir kitap.

“Bilginin nihai sorunu , tüketiminkiyle aynıdır. Kimse hem bilip hem yok olamaz, kimse hem serveti tüketip hem arttıramaz.”