Minimalizm, veganizm gibi, kişisel felsefeyi pratiğe döken bir yaşam tarzıdır. Amy Norton akımın veganlıkla çakıştığı yerlere bakıyor.

Minimalizm nedir?

Yaygın varsayımların aksine minimalizm sahip olduklarınızın fazlasını atmaktan ve sade estetik anlayışına sahip olmaktan daha fazlası. Joshua Becker’ın (theminimalist.com) da söylediği gibi, “Minimalizm en çok değer verdiğimiz şeylerin kasıtlı teşvikidir ve bizi bunlardan ayrı tutan her şeyin giderilmesidir.” Bu, sahip olduğumuz nesneleri değerlendirmemiz ve hayatımıza en çok değer katanları hiçbir amaca sahip olmayanlara karşın belirlememiz anlamına geliyor.

Genel olarak, sahip olduğumuz eşyaların hayatımıza amaç vermediği gerçeğini göz önünde bulundurmamız önemli. Arabalar, ikinci çift pantolonlar ve smoothie makinemiz olmadan da var olmaya devam ederdik. Bir minimalist objelerin en berrak görüşümüzü ve yön duygumuzu bulandırdığını söyleyebilir. Yükünüz varken geride bırakmayı hayal edemeyeceğiniz şeylerle seyahat etmeyi düşünün.
Bir odayı, dolabı veya garajı toplamak neredeyse katarsisi sağlar. İstenmeyen eşyaları bağışlamak muazzam tatmin yaratır. Son zamanlarda artık bana uymayan ve işe yaramadığını düşündüğüm dört büyük çanta dolusu kıyafeti bağışladım ve bu beni çok rahatlattı. Gardolabımdaki eşyaları en sık giydiklerim ve en rahat olanlar olarak düzene sokmayı amaçlıyorum. Bu bir başlangıçken evim orada olduğunu unuttuğum nesnelerle dolu.

Felsefesini daha iyi anlayabilmek için minimalist akımın kökenlerine bakmakta fayda var. İlhamın çoğu Japon yaşam ve kültüründen geliyor. “ma” kelimesi mekan ve boşluk olarak çevrilirken bu formun ve form olmayanın mekansal farkındalığı için hayati önem taşıyor. Ma bir anlayış biçimi, negatif mekanın içindeki anlayış durumu; bu da bir objenin etrafındaki ve arasındaki boşluk. Bu, sessizlik ile boşluk ve onun nasıl anlam verdiği ile alakalı.

Ma, iç dizayndan yiyeceğe, güzelliğe kadar hayatın birçok alanında yer alan Japon prensibi “az aslında daha fazladır”da bulunabilir. Geleneksel Japon dizaynı basittir, minimaldır ve doğal dünyayla bir şekilde bağlıdır. Hiçbir şeyin kalıcı olmadığı Buddhist konsepti, aynı zamanda bu düşünce şeklini besler. Özellikle güçlü ve yıkıcı doğal afetlere maruz kalan bir ülkede.

Kendinizi materyal tüketicilikten ayırmanız inanılmaz özgürleştirici olabilir, cüzdanınızı rahatlatmasını saymıyoruz bile.

Minimalizm ve veganizm

Daha az aslında daha çoktur felsefesi bugün minimalizm akımının merkezinde yer alır ve işte tam bu noktada veganlık devreye giriyor. Minimalizm ruhsal sağlığınız için daha az şeyle yaşamakla ilgiliyse bu çevresel etkinizi de kapsar. Minimalistler daha az tüketip daha az satın alırlar, bu ekolojik ayak izlerinin daha hafif olduğu anlamına gelir. Hayvansal ürün tüketimini ortadan kaldırmanız ekolojik ayak izinizi azaltmanızın en önemli yollarından biridir. Çünkü hayvansal ürünler bitkisel ürünlere kıyasla (her ağırlık biriminde) daha fazla karbondioksit salınımı yaparlar. Dahası, yaşam tarzınızın yaşamınıza katabileceği kadar anlam katmasını istiyorsanız çeşitli sömürücü endüstrilerin hayvanlara davranışları sizi mutlu etmeyecektir. Veganların çoğu çevresel sorunlarla ilgilenir. Çünkü vegan yaşam tarzının faydaları bireylerin veganlığa geçişi için sıklıkla önemli şartlardır. Yani minimalizm temiz ve basit yaşamayı isteyen bizleri cezbeder.

Bununla birlikte bir minimalistin hayatına en çok değer katan şey kişiden kişiye değişir. Bir minimalist tamamen vegan olmadan da hayatında oldukça anlam ve mutluluk bulabilir. Muhtemelen gezegendeki etkilerini azaltmaya nasıl devam edeceklerini ve nasıl daha sürdürülebilir yaşayacaklarını düşünmeye devam ediyorlardır.
Minimalist veganların minimalist olmayan veganlara karşı bir çeşit üstünlüğü olmadığı gibi hayatınızı nasıl yaşayacağınıza dair bir ölçüt yoktur. Sadece şimdiyi değerlendirme dürtüsü ve sonrasında nasıl en iyi ve en düşünceli kişi olabileceğiniz vardır.

Minimalizmi yaşam tarzınıza katmak için birkaç ipucu:

• Evinizi ve her odanızı inceleyin: görebildiğiniz nesneleri belirleyin ve hayatınıza anlam katan şeyler olup olmadıklarını değerlendirin. Değillerse bağışlayın ya da elinizden çıkarın.
• Çok fazla yer kaplayan ve özel bir amaca hizmet etmeyen dağınıklık ve mobilyalardan kurtulun.
• Gardırobunuzu gözden geçirin. Her kıyafetinizi ne sıklıkla giyiyorsunuz? Yanıtınız çok sıklıkla değilse o ceket ya da kazak sizin iyiliğiniz için gerekli değil.
• Çekmecelerinizi inceleyin. Biblolarınız, hatıralarınız ve öteki ıvır zıvırlarınız hayatınızda bir öneme sahip mi? Onlarsız bir hayat hayal edebiliyor musunuz?
• Bir dahaki sefere bir şey satın alacağınız zaman alacağınız nesnenin ne amacı olduğunu ve yeteri kadar önemli olup olmadığını kendinize sorun.
• Suçluluğu bırakın. Duygusal değeri olan, aile üyelerinizden gelen hediyeler ya da nesneler onları daha fazla takdir edecek ve onlardan daha fazla faydalanacak yeni evlere gidebilirler.
• Mantıklı kararlar alın – ayakkabılarınız gerçekten dağılmışsa alabileceğiniz en yüksek kaliteli ayakkabıyı alın ve olabildiğince uzun süre kullanınn.
• Sık sık indirim bildiren e-mail üyeliklerinizi iptal edin.
Amy Norton.

Kaynak: Vegan Society

Kapak fotoğrafının kaynağı