Okullarından mezun olan 15-16 yaşlarındaki Finlandiyalı çocuklara baktığımızda bu çocukların çoğunun okul hayatları boyunca özel bir eğitim hayatı içinde bulunduklarını görürüz.

Yani özel bir eğitim verilmesi ayrıcalık değildir.

Yani özel bir çocuk değilseniz bile öylesinizdir aslında, servislerden faydalanıp faydalanmamanız bunu değiştirmez.

Okullarımızdaki öğrencilerin sahip olabileceği zorlukların ve problemlerin erken tespitine yoğun vurgu yapıyoruz.

Bu politika, ancak sorunlar ortaya çıktığında ve görünür olduğunda birtakım önlemler alan birçok ülkeye göre oldukça farklı bir uygulamadır.

Biz Finlandiya’da daha farklı düşünüyoruz.

Bu erken müdahaleler sayesinde sorunların erken tespit edildiğine,

yardım ve desteğin olabildiğince hızlı sunulduğuna inanıyoruz.

Finlandiya’daki eğitim sistemi öğrencilerin %90’ının; ihtiyaç duydukları duygusal, akademik, tıbbi desteği almaları halinde sıradan sınıflarda başarılı olacağını varsayar.

Kritik vurgu erken müdahaleye yöneliktir.

İki kere iki kere ikiyi nasıl ifade edersin?

İki üzeri üç.

Bir öğrencinin derslerle ilgili sorunlu olduğunu gördüğümüz durumlarda branş öğretmenleri olarak özel öğretmenlerle işbirliği yaparız.

Bu, bir konuya yoğunlaşmakla ilgili bir sorun olabilir.

Özellikle dil ve matematik derslerindeki okuma ve dinleme zorlukları olabilir.

Yaptığımız şey, mümkün olan ilk anda özel öğretmenle iletişime geçmektir.

Biz buna “ilk müdahale” deriz.

Branş öğretmeni olarak öncelikle özel öğretmenle konuşuruz,özel öğretmen uygun olunca sınıfımıza gelir ve sonra probleme odaklanırız.

Finlandiya’da ekstra yardıma ihtiyacı olan öğrencilere verilen eğitime “özel” eğitim denir.

Okullara, öğrencilerin ihtiyaçlarını belirleyen ve onlara destek sağlayan bir özel eğitim öğretmeni atanır.

Şimdi, öğrendiğimiz tüm kelimeleri okuyacağız.

Öğrencilerin buraya isteyerek geldiklerini, buraya gelmekten hoşlandıklarını hissediyorum.

Öğrenciler burada olmaktan memnun, burası bir cezaymış gibi hissetmiyorlar.

Özel öğretmenler birkaç saatlik grup eğitiminden sonra öğrenciyi ayrı bir sınıfa alarak eğitime orada devam eder.

Ve biz bu özel öğrenciler için bireysel eğitim planı hazırlarız.

Bu önlemleri alarak kimsenin geride kalmamasını garantilemeye çalışıyoruz.

Finlandiya’daki her okulda müdür, özel eğitim öğretmeni, psikolog, okul hemşiresi ve sınıf öğretmenlerinden oluşan bir öğrenci refah grubu vardır.

Gruplar, ekstra yardıma ihtiyaç duyan öğrencilerin süreciyle ilgili tartışmak için haftada iki kez toplanırlar.

Küçük bir grupta çalışırken bile motive olmakta zorluk çekiyor.

Bu problemler onda daha önce de var mıydı?

Öğrenci refah grubu haftalık olarak toplanır ve branş öğretmenleri farklı konularda grubu bilgilendirir.

Bu sorunlar zorbalık olabilir, dersleri atlamak olabilir, öğrenme zorlukları olabilir, davranışsal sorunlar olabilir, her türlü şey olabilir.

Hayır, sanmıyorum. Ben çok endişeliyim çünkü onun çok yetenekli olduğunu görebiliyorum.

Örneğin, İngilizce sınıfında, çok sıkı çalışıyor ve hikayeler yazıyor.

Sonra bu kişisel problemler, Finlandiya’daki her okulda gerçekleştirilen toplantılarda vaka vaka ele alınır.

Görünüşüyle ilgili bir problem varmış gibi duruyor.

Kendini çok iri hissediyor.

İri olmadığını ona anlatmaya çalıştım. Bunu fark etmesini istedim.

Öğrenci refah grubu evde ya da eğitim öğretim saatlerindeki yetersizlikleri, çok kültürlülük problemlerini ya da karşılaşılan herhangi bir problemi ele alan bir gruptur.

Öğrenci refah grubumuzun temel ilkesi, en kısa sürede var olan problemi gidermektir.

Bu politikayla var olan problemleri saklamak yerine

“Evet, bizim bazı alanlarda yardıma ihtiyacımız var. Bize yardım edebilecek birileri var mı?’’ diyerek bunu konuşulabilir kılmayı deniyoruz.

Ve birçok durumda, bunu daha geç bir zamanda yaptığınızda sorunlar birikecek ve  daha zor problemler haline gelecektir.

Yani bu sayede eğitim sistemindeki eşitliği ve kaliteyi olumlu yönde etkilediğimizi düşünüyorum.

Çeviri: Elçin HAZAR

Senkronizasyon: seninhikayen