Ana SayfaEkolojiDoğaOrmanlarımız hepimizin akciğerleri

Ormanlarımız hepimizin akciğerleri

-

İnsan popülasyonundaki artışa paralel olarak doğaya verilen zarar da arttı. Bu zararlardan birisi, ülkemizde özellikle yaz aylarında ortaya çıkan ve hepsi olmasa da çoğunluğunun insan kaynaklı olduğu orman yangınlarıdır. Orman yangınları her yıl yüzlerce hektar ormanın yok olması ile çok fazla mal ve can kaybına neden olmaktadır.

Oluşumuna baktığımız zaman, insan kaynaklı olanların dışında özellikle yıldırım olayı; yanardağ bulunan bölgelerde volkan kaynaklı oluşabilmektedir. Ülkemizdekilerin birçoğu ise insan kaynaklıdır. Bu durumun sebebi, halkımızın önemli kısmının ormanların içinde ya da orman bitişinde yaşamakta olmalarıdır.

Orman yangınlarında insanlardan kaynaklanan sebeplere örnekler verirsek: Sönmemiş izmarit, kırılarak atılmış cam atıklar, anız yakmak. Bunların yanında kasıtlı olarak da orman yangınları çıkarılmaktadır. Başlıca sebepleri: Tarla açmak, konut yapma isteği, istenmeyen hayvanların bölgeden uzaklaştırılması. Orman yangınlarının oluşmasına en müsait bölge Akdeniz Bölgesidir. Yine uzmanlar tarafından fark edilen bir faktör de yangınların çıkış saatinin 11 ila 20 arasında olmasıdır. Açıklaması olarak da, belirtilen saatler arasında gün sıcaklığının maksimum değerlere ulaşması ve insan faaliyetlerinin de artması gösterilmektedir.

Haberleşmenin önemi büyük

Birçok orman yangını başladığında söndürülüyor fakat bazıları birtakım sebeplerden büyüyüp kontrolden çıkıyor. Bu konuda özellikle haberleşmenin önemi büyük. İnsanların itfaiye ekiplerine kısa sürede bilgi vermeleri felaketi önlemede büyük katkıdır. Hatta bu amaçla 1957 yılında Meteoroloji Müdürlüğü iki adet telsiz aracı hazırlatmıştır. Ayrıca ulaşımın da uygun olması gerekmektedir. Orman ekiplerinin olası yangınlarda itfaiye araçları için yollar düzenlemelidir.

Bahsedilenlerden başka yangının kontrolden çıkmasında doğal sebepler de var. Bunlardan özellikle rüzgâr etkilidir. Rüzgârın kuvvetli olması ve sık yön değiştirmesi yangının artmasında ve kontrolünün zorlaşmasında etkilidir. Hava sıcaklığı ise yanıcı maddelerin yanmaya hazır hale getirerek yangının başlaması ve  büyümesini sağlamakta. Yine yanan arazinin yapısı da hem yangını büyütebilir hem de söndürücü ekibe zorluk çıkarabilir.

Her sene birçok kez gerçekleşen bu yangınları olabildiğince engellemeye ve azaltmaya yönelik bilinçlenmeliyiz. Ayrıca yönetim birimlerinin de önlem açısından araştırma ve geliştirmeye önem vermesi gerekli. Çünkü ormanlarımız hepimizin akciğerleri.

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol