Savaş dendiğinde aklımıza yıkımlar, acılar ve ölümler gelir. Aslında savaşı bu üç kelimeye sığdırmak basit insanların işidir. Çünkü bu kelimelerin altında yatan derin düşünceleri ancak duyarlılık sahibi insanlar anlar. Onlar “acıya” kuru bir geçiştirmeyle “acı” dendiğinde sıkıntının ve hüznün yaşanmayacağını iyi bilirler. Halden anlamak, kuru bir geçiştirmeden ziyade söylenileni yaşamaktır. Yaşanılan için çözüm üretmektir. Gelin biz “halden anlayan kişiler” gibi olalım ve onların savaşa baktıkları gibi bakalım. Nasıl mı? İşte böyle!

Savaş deyince aklınıza ne geliyor?

-“Eşini kaybetmiş binlerce kadının ıslak dudaklarına düşen göz yaşları aklıma geliyor”

-Eline şarapnel parçası saplandıktan sonra parmakları kesilmek zorunda kalan küçük bir kız çocuğunun babasına “Baba, parmaklarım ne zaman uzayacak?” deyişi aklıma geliyor.

Bir savaşın gittiği yolu değil, insanları götürdüğü yolu irdeleyelim. Unutmayalım ki madde her zaman kazanılır, peki ya kaybedilen bir insan… O tekrar geri dönebilir mi? Ruhun, duyguların hiç mi önemi yok?

Tarih, dünyaya hükmetmeye çalışan liderlerin önlerine çocukları ve kadınları alarak nasıl korkakça birbirlerine meydan okuduklarını yazmıştır. Doymak bilmez hırslarıyla insanlara dehşet saçan kalpsiz mahluklar, savunmasız insanlara ödlekçe saldıran kimselerdir. Savaşın masumları savaşıp hayatını kaybeden taraf olur, suçluları ise savaşı başlatıp kazanan taraf olur. Bu kazanım ölen insanlar üzerinden elde edilen haksız bir kazanım. İnsan olan kimsenin istemeyeceği türden aşağılıkça.

Zamanında bir yazı okumuştum ve başlığında şöyle yazıyordu: “Savaşı erkekler başlatır, cefasını kadınlar çeker.” Evet, aşağıdaki resimleri gördüğünüzde hakikaten de öyleymiş diyeceksiniz. Resimlerde savaşın kadınlar üzerindeki korkunç izlerini sizlere sunmaya çalıştık. Bu noktada sizlere bir önerimiz var: Resimlerdeki insan yüzlerinden yorumlar çıkarın ve bunlar üzerinde düşünün. Savaşın eziyetini çekmiş kadınlara, inancına ve milliyetine göre değil, Allah’ın yarattığı kutsiyeti büyük insanlar olarak bakalım.

Aşağıdaki resimler insanlık mertebesinde bir nebze değeri olmayan savaş meraklısı kimselerin eseridir.

 1. Ölüm Meleği

mengele

Nazilerin Ünlü Alman doktoru Joseph Mengele. Nam-ı diğer Ölüm Meleği. Resimde kadınlar üzerinde deney yaparken görülüyor. İkizler, cüceler, sakatlar ve diğer farklı numuneleri incelemek için özel kışlalar yaptırdı. Bu kışlaların takma adı “Hayvanat Bahçesi” idi. Mengele bu kışlalarda insanlar üzerinde gerçekleştiriyordu. Birkaç kadını bu kışlalarda kısırlaştırdı. Kadınlar üzerinde ürkütücü cerrahi işlemler yaptı. Hiçbir anestezi kullanmadan birçok kadının bacağını kesti, organlarını çıkardı. Bazı ikiz kadınlara bulaşıcı mikroplar enjekte etti ve çeşitli hastalıklara ikizlerden hangisinin daha çok dayanacağını görmek istedi. İşte, binlerce kadın toplama kamplarında yaşanan bu insanlık dışı deneylere aylarca maruz kalmıştı. Üstelik Mengele’nin bu deneyleri yalnızca bizim bildiklerimizden oluşuyor. Kim bilir insan sıfatı altında nice deneyler yapmıştır…

2. Zoya Kosmodemyanskaya

zoya kosmodemyaskya

Resimde 18 yaşında idam edilmiş genç bir kız görüyorsunuz. Adı Zoya idi ve Sovyetler Birliği’nin en saygın kahramanlarından biriydi. Henüz lisedeyken askerliğe gönüllü olarak yazılmıştı. Çevresindekilere cesaret örneği veriyordu. Almanların konuşlandığı bir köyü yakması için emir verildi. Köyü yakmıştı fakat o sırada bir Rus işbirlikçisi tarafından Alman kuvvetlerine bildirildi. Darağacına asılmadan önce son sözleri şu olmuştu :

Ölmek için korkmuyorum! Halkım adına öleceğim için mutluyum! Siz şimdi beni asıyorsunuz ama yalnız değilim. Biz iki yüz milyon insanız. Hepimizi asamazsınız.

Resim, darağacına asıldıktan bir hafta sonraki görüntüsü. Rus askerleri Zoya’yı, Almanları Zoya’nın idam edildiği köyden atana kadar toprağa verememişti.

3. Nagasaki Katliamı

nagasaki

Nagasaki’ye atılan atom bombasından bir gün sonra (10 Ağustos 1945) çekilen bu fotoğrafta hayatta kalmaya çalışan bir anne ve onun bebeğini görüyoruz.

9 Ağustos 1945’te saatler 11.00’ı gösterdiği sırada Amerika Birleşik Devletleri Nagasaki şehrine atom bombası atmış ve yüz binlerce insanın ölümüne sebep olmuştu. Dünyaya adalet dersi veren Amerika, o gün belki de tarihin en kanlı ve en dehşetli katliamını gerçekleştirmişti. Başka devletleri soykırımla suçlayan Amerika devletinin bu, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek kanlı olayı, yıllar sonra bile hâlâ izlerini gösterecekti.

Masum ve günahsız binlerce çocuk, henüz hayata gözlerini yeni açmışken atom bombasının etkileriyle acı içinde can verecekti.

4. Bir Fransız Kadın

2bc444fa7a4580122ae39775661fdb68

Fotoğrafta elinde bebeğini tutan kadın, bir Fransız. Küçük düşürülmek için Alman askerleri tarafından dövülmüş ve saçları kazıtılmış. Alman bir askerden hamile kaldığı için ona böyle bir ceza vermişler.

Yanındaki ise annesi. Kızının hamile kalmasına engel olmadığı için Almanlar onu da cezalandırmış. Cahilliğin ve geri kafalılığın gelebileceği son nokta bu olsa gerek.

Üstelik tarih Orta Çağ’ı değil 1944’ü gösteriyor. Kendi akıllarınca verdikleri cezadan şu anlaşılıyor:

Güçleri ancak savunmasız ve çocuğuna bir şey olmasından korkan aciz bir kadına yetiyor. Gerçek bir korkaklık örneği!

5. Ceset Toplamak

Tarih: 28 Nisan 1945

Naziler, Bergen-Belsen toplama kampında kadınlara zorla ceset toplatıyor. Silahlı askerler silahlarıyla kadınların başında bekliyor.

Kendi günahlarıyla yüzleşmekten korkan askerler, bu kirli işlerini şiddet yoluna başvurarak kadınlara yaptırıyor.

Ölüye saygıları yok. Kadına, çocuğa, büyüğe, küçüğe, yaralıya, acize kimseye saygı duymuyorlar.

Peki ama kime ya da neye saygı duyuyor bu mahluklar? Söyleyim: “Sineklerin gezdiği kirli bedenlerine”

6. Wehrmacht’in Adamları

wermact'ın adamları

Wehrmacht, 1935 ile 1945 yılları arasında Nazi Almanyası’nın silahlı kuvvetleridir. Fotoğrafta Wehrmacht askerlerini, idam edilmiş genç bir kızın cesedini izlerken görüyoruz. Genç kız muhtemelen bir Rus direnişçisiydi. (Bunu sağ koluna taktığı kırmızı haç işaretli banttan anlıyoruz.) Büyük ihtimalle ölümünden önce işkence görmüş ve tecavüze uğramış.

Fotoğrafta askerlerin- kameraya en yakın olan asker hariç- gülümsediğini görüyoruz. Yine fotoğrafa dikkatli bakarsanız fotoğraftaki en yakın askerin yüz ifadesinde diğer askerlere göre bir farklılık olduğunu göreceksiniz. Bu askerin öldürülen kız için ilgisiz, umursamaz duruşu kendisinin ve oradaki askerlerin ihanetini açığa vuruyor. Bu adamların muhtemelen bu astıkları kızın yaşında kız kardeşleri vardı. Fakat onlar bunu düşünemeyecek kadar beyinsizlerdi.

7. İmha Kampı

Askerler Hırvatistan’daki Jasenovac İmha Kampında mahkum bir kadının üzerine atlıyor ve onu öldürmeye çalışıyorlar.

Üstüne üstlük bu yetmezmiş gibi birinin elinde bıçak, birinin elinde silah görüyoruz. Korkaklık bu olsa gerek: “6 kişi de olsak yanımıza silah almadan gitmeyelim!

İmha kamplarında mahkumlar, ölesiye çalıştırıldıktan sonra bu şekilde öldürülüyordu.

Bazen mahkumların birbirini öldürmesi dahi isteniyordu.

 

8- Tarihin gelmiş geçmiş en acı fotoğrafı

1942’de herhangi bir zamanda. Yer bilinmiyor. Fotoğrafta yürümeyi yeni öğrenmiş Sovyet bir çocuk annesinin cansız bedeni üzerinde ağlarken görülüyor. Resim bize savaşın gerçek yüzünü ve canavarca vahşeti gösteriyor. Bundan yüzlerce yıl önce tarihin beyaz sayfaları savaş yüzünden annesiz büyüyen binlerce çocuğun hüznüyle dolmuştu. İşin pişmanlık verici tarafı şuydu: insanoğlu bu gözyaşlarından ders çıkarmamıştı. Yıllar sonra toplar, tüfekler, kılıçlar ve süngüler yüzünden kana bulanan sayfalar, henüz yürüyemeyen çocukların tabuta konuluşunu utanç içerisinde satırlarına gömecekti.

9. Varşova Gettosu Ayaklanması

İmha kampına gönderilmek istemeyen Yahudilerin Hitler’e karşı başlattığı bir isyandı.

Öncelikle toplumdan dışlanarak farklı mahallelerde yalnızlaştırılan Yahudiler, daha sonraları imha kamplarına gönderiliyordu.

İsyanın sonunda yaklaşık 56 bin dolayında insan öldü. Fotoğrafta isyan sonucunda teslim olan kadınlar görülüyor. Askerlerin onları küçük düşürmek için soyunmalarına zorladığı söyleniyor.

10. Ukraynalı gençler

kovalanan yahudi

Fotoğrafta soykırım sırasında Yahudi bir kadın, Lvov sokağında koşuyor ve çığlık atıyor.

Arkasında Ukraynalı çocuklar ellerinde sopalarla kadını kovalıyor.

30 Temmuz 1941 tarihinde Lvov Almanlar tarafından fethedilmişti ve o gün Yahudiler imha kamplarına gönderilmek için toplanmaya başlanmıştı.

Karşı gelenler ise öldürülmüştü.

 

11. Rehineler

Mart 1944…

Fotoğrafta Ozarichy rehine kampındaki bir çocuk soğuktan donarak ölmüş annesini uyandırmayı deniyor.

Annesi Almanlar’ın kendilerini koruyabilmeleri için aç ve susuz bir şekilde Sovyet askerlerinin saldırılarına karşı durmuştu. Almanlar birçok rehineyi Sovyet saldırılarının önüne attı, onların açlıktan, susuzluktan veya soğuktan ölmelerine neden oldu.

Sovyet askerleri yenilip geri çekildiğinde Almanlar rehinelerin bulunduğu bölgeye geldi.

Gördükleri manzara ibret vericiydi. Binlerce çocuk annesinin başında ağlıyordu. Anneleri çocukları için ölmüştü.

12. Toplama Kampı

1945 Bergen-Belsen toplama kampında çeşitli işkencelere maruz kalmış genç bir kadın. Kim bilir hangi –dünyadaki en fena lafları hak edecek olan– canavar tarafından bu hale getirildi?

Üzülmeyin dostlarım, çürük dişlerini göstere göstere sırıtan asker görünümlü vahşiler, öldükten sonra çamura saplanacaklar.

İşte o zaman cennetteki bu güzel kadınlar beyaz dişleriyle onlara gülümsüyor olacak !

13- Fransa’nın Cezayir Katliamı

Fransız askerleri, tek suçları ülkelerinin bağımsızlığını istemek olan yaklaşık 45 bin Cezayirliyi katletti. Kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden on binlerce Cezayirli, Fransız askerlerinin kurşunlarıyla can verdi.

Askerler, yolda karşılarına çıkan Cezayirlileri rastgele öldürdü. Öldürmekle yetinmeyen Fransız askerleri, Cezayirli Müslüman kadınlara tecavüz etti. İşte sağdaki resimde hortumla yıkanan bir kadın. Askerler, kadını tecavüze hazırlıyor. Soldaki resimde ise tecavüz ettikleri genç kızı küçük düşürmek için fotoğraf çektiren askerleri görüyoruz. İşin tuhaf tarafı Fransa 1945 yılından beri bu olay hakkında üç maymunu oynamaya devam ediyor. Üstelik başka devletlere demokrasi ve insan hakları hakkında ahkam kesiyor.

14. Tek Başına

1940 yılının Mayıs ayında Almanların şehri istila etmesinden sonra eşini, evini her şeyini kaybetmiş olan bu kadın, yıkık dökük harabelerin ortasında üç çocuğuyla yalnız başına hayatta kalmaya çalışıyor.

15. Yabancı

1941 yılında Lviv şehrindeki soykırımlara ait bir fotoğraf. Fotoğraftaki kadın o gün birçok insan gibi kaçmayı denedi fakat bunu başaramadı. Almanlar tarafından Yahudi olduğu gerekçesiyle öldürülecekti. Ölmeden önceki son fotoğrafı buydu. Gözlerindeki korku her şeyi anlatmaya yetiyor.

Çevresine toplanan insanlar ona hakaretler ediyor. Sanki yerdeki kadının bir insan değil de bir yabancı olduğunu düşünerek onu aşağılıyorlar.

16. Ceza

Fotoğraf 1944 yılına ait. Fransız genç kız, bir Alman tarafından tecavüze uğradığı için saçları kazıtılarak cezalandırılıyor. Bu hiçbir insani ve ahlaki sıfata sığmayan, aşağılık hareketi sizlerin yorumuna bırakıyoruz…

17. Son Anlar

İdam edilmek üzere olan bir anne, kızına son kez sarılıyor. Belki de o an kızının minik kulağına cennette buluşacaklarını fısıldıyordu.

18. Son Fotoğraf

Yer Litvanya. Yahudi bir kadının idam edilmeden önceki çekilen son fotoğrafı.

19. İdam Sırası

Tarih 15 Aralık 1941. Yer Letonya. Fotoğraftaki zorla kıyafetleri çıkarılmış olan kadınlar, kış olmasına rağmen çırılçıplak idam sırasında bekletiliyor. Soğuktan ve korkudan birbirlerine sığınmışlar. Ölüme doğru yürüyorlar. Kendi ölümlerine… Derilerine çarpan keskin rüzgâr, cinayet peşinde koşan bir katilden farksız. Tene her değdiğinde vücudu yakan soğuk bir rüzgâr. Daha önce toprak yüzü görmemiş küçük beyaz ayakları dikenlerin üzerinde kana bulanmış… Havayı esrarlı bir ceset kokusu sarmış. Bu saatten sonra neye inansınlar ki. Neye bel bağlasınlar, kimden yardım istesinler?

Askerler üzerlerine doğru atış talimi yapıyor. Vurulanlar hem kan kaybederek hem de soğuktan titreyerek acı içinde can veriyor. Askerler ölmeyen birini görürse, o an üzerine atlayıp onu boğuyor. Arkada yığınla toprağa düşmüş ölü beden var. Her saniye onlara bir yenisi ekleniyor. Hepsinin yüzü daha o kadar canlı ki henüz hiçbiri soğumamış. Gerçekten de insanlık bu dünyanın başına gelmiş en büyük bela. 

Kaynak: 1, 2, 3 (bu bağlantıda seçilen resimlerin altında yer alan İngilizce açıklamalar çevrilerek yazımıza eklenmiştir), 4, 5, 6, 7