Ana SayfaYeşilEko MimariSeattle'da gençler evsizlere köy kuruyor: Impossible City

Seattle’da gençler evsizlere köy kuruyor: Impossible City

-

Seattle’ın evsiz popülasyonunun her geçen gün artması, kâr amacı gütmeyen bir oluşum olan Sawhorse Revolution’u harekete geçirince, ortaya el birliğiyle kurulan ve kendi enerjisini üretebilecek bir ekoköy olarak tasarlanmış Impossible City (İmkânsız Şehir) çıkmış. İnsanların bir araya geldiklerinde nasıl da imkânsızı başardıklarına bir göz atalım.

Sawhorse Revolution, Seattle ve yakınındaki liselerden öğrencilerle çalışan bir sosyal toplum kuruluşu. Impossible City projesi ise eğitmenler, profesyonel inşaat ustaları, mimarlar ve pek çok bilim insanının bir araya gelerek oluşturduğu bir hareket.

Ekip bu projede öğrencilere marangozluğun ve ev yapmanın inceliklerini öğretirken aynı zamanda kendilerine olan güvenlerini arttırmalarına ve yeteneklerini kullanmalarına imkân tanıyor. 

Seattle’ın Nickelsville kasabasında inşa edilen İmkânsız Şehir, Seattle’daki evsizlik sorununu çözecek kadar iddialı olmasa da pek çok evsiz insan için hayatı tekrar yakalama şansı anlamına geliyor. Evsizler arasında çeşitli yaşlardan ve mesleklerden insanlar var. Bir kısmı savaş gazisi, kimisi evden kaçmış küçük bir çocuk. Herhangi başka bir sebep yokken kiraların pahalılığından dolayı evsiz kalanlar kadar uyuşturucu bağımlıları da evsiz kalabalığın üyeleri.

Geri dönüştürülmüş malzemelerden küçük ve kullanışlı barınaklar şeklinde tasarlanan evlerde evsizlerin, güneş panellerinden toplanan enerjiyle aydınlık bir yerde yaşama ve sıcak suyla banyo yapma imkânları olabilecek. Ayrıca kompost tuvaletler ve herkese ait bir mutfak alanı da bulunduran Impossible City, evlerde kaç kişi kalındığına göre 40 kişiden 100 kişiye kadar yetecek bir alan sağlayabilecek.

Lise öğrencileri evlerin tasarımları üzerinde konuşurlarken. Fotoğraf: Sam Hunt
Lise öğrencileri evlerin tasarımları üzerinde konuşurlarken

Seattle’ın toplam evsiz nüfusu Ocak ayında ölçülene göre 3,772. Yıllardır bölge yönetimi evsizliği azaltmak için pek çok planlama yapmasına rağmen, problemi çözmek mümkün olmamıştı. Öyle ki, üzerinde uğraş verilmesine rağmen evsizlik yıllar içerisinde artmaya devam etmişti. Seattle’da 400 metrekarelik bir evin kirasının, aylık bin 300 dolar olduğunu söylersem, belki sebeplerinden birini bulmuş oluruz. Bizde de kiralar çok farklı değil hani. Ankara’da eve az para verdiğimizde kim bilir nerede olacak o ev, ulaşım harcamalarıyla üstünü tamamladığımızı da var sayarsak burası da adeta bir Seattle. 

Sivil toplum kuruluşunun başkanı Sarah Smith projeleriyle ilgili; “Impossible City”nin evsizlik sorununu çözeceği gibi bir yanılsamamız yok ama öğrencilerimize, insanlarla bir araya gelerek ve yardımlaşarak, toplumda ve insanların hayatlarında bir şeyleri gerçekten değiştirebileceklerini göstermiş oluyoruz” şeklinde konuştu.

Kaynak: The Huffington Post

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Selma Çam
Selma Çam
Hayat hikayemi anlatmaktansa, hayatın kendi hikayesinden anladıklarımı anlatmayı yeğlerdim, oysa ki üç aşağı beş yukarı hepimizin hayattan anladığı ve anlamadığı aynı. Anlatmak ise kelimelerin yetersizliği içerisinde kendi anlamını kaybediyor. Hiç bir şey anlatmasam da anlayabilen için çok bile anlattım. Erkan Oğur'un da dediği gibi; "Bu işin sonu sessizlik."

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol