Simone de Beauvoir‘ın kim olduğunu bilir misiniz? Ünlü Marksist/Varoluşçu Jean-Paul Sartre’ın hayat arkadaşı. Bir o kadar birbirlerine âşık gibi gözükseler de son dönemlerde cinsel yaşamlarında birbirlerini özgür kılmışlar. Hatta ve hatta Simone, Sartre ile birlikte Moskova’ya gitmiş Moskova’da Sartre’ın sevgilisiyle çok güzel bir zaman geçirmiş. Sanıyorum ki Türkiye’nin sosyolojik koşullarında bu bahsettiklerim çok zor. Çünkü kadına da erkeğe de yüklenen anlam ve yüz yıllardır bireye yüklenen bastırılmış duygular bunu imkânsız yapıp görkemli bir şekilde zorlaştırıyor. Hepimiz iki yüzlü davranıyoruz, özellikle tek eşlilik ve çok eşlilik konusunda. Sizlere ufak bir öyküden bahsetmek istiyorum:

Ufak bir öykü demişken, boyutu çok ciddiye almayın. Bir o kadar ufak ve bir o kadar sert.

Öykünün adı: Moskova’da Yanlış Anlamanitelikli kitaplar basan Yapıkredi Kültür Yayınlarından (YKY) çıkmış.

Kitap sanırım tükenmiş durumda fakat ben bir şekilde kitaba sahip oldum, yeni çıktığı için eğer ki kitabı ararsanız bulmanız çok zor olmaz. Belirli online internet satış sitelerinde görebilirsiniz.

Nicole ve André çocuklarının evlenmesi yüzünden Moskova’ya giderler, fakat 1960’lı yılların Moskovası sosyalist çelişkiler içerisinde boğulurken bir o kadar da sosyalist yaşamın incelikleriyle ve zorluklarıyla karşılaşırlar. Bu yaşlı çift Lenin ve Komünizm aşkıyla gittikleri SSCB’de hayal kırıklığına uğrarlar. Stalinist kalıntılarla mücadele veren Macha onlara yol arkadaşı olur.

Kitabın başlarında Macha’yı, Sartre’ın Rusya’daki sevgilisine benzeten bir ön söz vardı. Kesinlikle bende katılıyorum. Simone de Beauvoir’ın bu öyküyü kendi SSCB turlarından yarattığı kesin. Bireysel çelişkiler, yaşam çelişkileri, sosyalist çelişkiler, cinsel çelişkiler ve yaşlanmanın dayanılmaz sert gerçekliği bu öyküde buluşuyor.

Kitabın ilk sayfaları bu şekilde başlıyor:

Nicole onu yaşlı bulmuyordu. Herhalde André yaşlı olduğundan habersiz gibi durduğu için. Bir zamanlar koşmayı, yüzmeyi, tırmanmayı ve aynada kendine bakmayı çok seven o, altmış dört yaşını gamsızca taşıyordu. Kahkahalar, gözyaşları, öfkeler, kucaklaşmalar, itiraflar, sessizlikler, atılımlarla upuzun bir hayat ve bazen hiç geçmemiş gibi geliyordu. Gelecek hâlâ sonsuza kadar uzanıyordu.

Moskova’da Yanlış Anlama
Yapıkredi Kültür Yayınları (YKY) Sf: 1

Aysel Bora‘nın çevirisiyle bu leziz öyküyü okumanızı tavsiye ediyorum.