Ana Sayfaİnsan ve ToplumYeşil FelsefeSon araştırmalara göre insanlar dinden vazgeçip ilgilerini doğaya yöneltiyorlar

Son araştırmalara göre insanlar dinden vazgeçip ilgilerini doğaya yöneltiyorlar

-

Bilim; ağaçlardan süzülen güneş ışınlarını izlemenin verdiği ruhsal dinginliğin, uzun sinagog seremonilerine ya da pazar ayinlerine tercih edildiğini gösteriyor.

Baylor Üniversitesi’nin çalışması, doğa içerisindeki yerlerde yaşayan insanların, bir kilisede oturmaktansa bir dağın tepesinde durarak daha fazla ruhsal dinginlik bulduklarını doğruladı. Yapılan çalışmalara göre, doğa harikalarını içinde barındıran Amerika eyaletlerinin dine yatkınlık açısından düşük oranlara sahip olduğu görülüyor. Öte yandan daha soğuk mevsimlere ve kurak bölgelere sahip yerlerin dine yatkınlığı daha yüksek. 

Sosyolog Todd Ferguson‘a göre “Güzel mevsimler, dağlar ve deniz kenarları tıpkı din adına yapılan diğer şeyler gibi kutsal birer araç olarak görülebilir.” Bu çok yanlış bir düşünce olmasa gerek. Çünkü birçok insan, ancak bunlar sayesinde huzur bulabiliyor.

Çalışma, toplumların kendilerinden büyük güçlerin varlığını anlamaları için dini ruhsal bir kaynak şeklinde kullanmış olabileceklerini de savunuyor. Din, çok fazla manevi eğitim çeşidinin olduğu, gitgide laikleşen bir dünyada toplumsal bağlar yaratmada ve sağlam değerlere dayalı bir kurum aşılamada bu kadar etkiliyken çok fazla insan kendini dini sisteme, idollere ve geleneklere bağlamayı zor buluyor ve dinden vazgeçip ilgilerini doğaya yöneltiyorlar. Bu illa ki kötü bir şey demek değil, birkaç savaşın Everest dağı adına çıkmışlığı var.

Ayrıca uzmanlar doğal keyiflerin -sörf yapmak, pikniğe gitmek ya da dalış yapmak gibi- dini deneyim olarak nasıl görülebileceği üzerine de araştırmalara başladılar.

Kaynak: The Plaid Zebra 

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

Çevre dostu mimarinin örneği: Sürdürülebilir yaşam, Casa Cosecha de Lluvia ve yağmur suyu yönetimi

Casa Cosecha de Lluvia, dağların kalbinde sürdürülebilirliğin ve yenilikçiliğin mükemmel bir örneğini sunuyor. Yağmur suyunu arıtan bu etkileyici yapı, çevre dostu tasarımıyla size ilham verecek! Robert...
Ece Coşkun
Ece Coşkun
15 Ocak 1992 Ankara doğumlu Ece Coşkun İspanyol Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisi. İkinci üniversite olarak Medya ve İletişim okuyor. Küçük yaşlardan beri harflere, kelimelere, cümlelere, kitaplara ve edebiyata aşık. En büyük hayali bir gün çevirdiği bir kitabın üzerinde ismini görebilmek.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol