Yerel idari mahkemenin polis şefi tarafından kiralanmış, acımasız tahliye yöntemleriyle bilinen özel bir güvenlik firmasının elemanları olan The Red Ants, öncesinde herhangi bir bildirim yapmadan apartman sakinlerini eşyalarını pencerelerden sokağa fırlatarak evlerinden çıkmaya zorluyor. Çocuklar, binanın ikinci kat pencerelerinden bu manzarayı izliyor. The Red Ants, kırmızı üniformalar ve motorsiklet başlıkları giyiyor. Levyeleri ve tüfekleri var ve belki de en kötüsü bunları apartman sakinlerine karşı kullanma izinleri.

Mülkün özel sahibi, 2008 yılının başlarında burayı bir alışveriş merkezine çevirmeyi kafasına koymuştu. Böylece çevredeki yolların ve 2010 FIFA Dünya Kupası için gelen ziyaretçilerin ilgisini çekecekti. Tam da o zamanlar, Johannesburg’da şehir içi yenileme stratejileri kapsamında hızlı nezihleştirme projeleri geliştiriliyordu. Çoğu sivil restorasyon durumunda olduğu gibi şartlardan en çok etkilenen kesim, güçsüz sınıftandı. 2009’da olaylar sonunda patladı ve apartmanın sakinleri hayatlarını moloz yığınları arasından toplamak zorunda bırakıldı. Elbette, the Red Ants’in yardımıyla…

Yargıç Neels Claassen Ağustos’ta karara vardı; 15 Kasım 2009 tarihine kadar burada yaşayanlar “tamamen yenilenmiş”, kamu mülkü bir binaya taşınacaklardı. Böylece 2009’da the Red Ants taşınacaklara yeni evlerini gösterdi. Binanın ön yüzünde paslanmış metal harflerle MOTH yazıyordu.

Yargıç Claassen’in hükmüne göre, bu binaya taşınmaya zorlanan insanlar 12 ay boyunca burada yaşayacaklardı. Bununla beraber, sakinlerin, iş için yeteneklerini geliştirebilecekleri programlara katılmaları, kendilerine uygun iş ve ev bulmaları bekleniyordu. Bu sırada, projeyi geliştiren Chestnut Hills Investments’ın da, bu binanın yaşanacak bir yer haline gelmesi ve iş yeteneklerini geliştirme programlarının sağlanması için 1,5 milyon dolar sağlaması gerekiyordu fakat para asla gelmedi. Altı sene sonra bugün hâlâ MOTH binasının içindeki hurdalarda insanlar yaşıyor. Ocak 2015’te MOTH binasının durumunu fotoğraflamaya başlayan Fredrik Lerneryd şöyle diyor: “Gerekli evrak ve belgeleri olmadığı için, onlara iş bulmak kolay değil. Bazıları illegal işler yapıyor. Binada bir kadın sigara, bira ve yiyecek satıyor. Ama yüzde 80’i işsiz.”

boys

2008’de Zimbabwe’de yaşanan politik kriz ve devlet destekli şiddet olayları ve insan hakları ihlalleri sonucu daha bir hayat arayışıyla Güney Afrika’ya göç edenler başta olmak üzere, burada yaşayanların çoğu savaş-zedeler. Evrakları yok ve neredeyse tamamı MOTH binasındakine benzer hayatlar yaşıyor.

child

“Bodrum katının bir kısmı tuvaletlerin hemen altında kalıyor, borular kırık, bu yüzden tuvalet sularının duvarlardan aktığını görebiliyorsunuz. Korkunç” diyor Lerneryd. “Aynı zamanda burada o kadar fazla insan beraber yaşıyor ki, duvarlar yerine perdeler kullanıyorlar. Yani sürekli devam eden bir gürültü ve kim kimden daha yüksek sesle müzik çalacak yarışması…”

children on the balcony

Lerneryd’e göre MOTH binasında 400’e yakın kişi yaşıyor. Hafta sonları dört gün sürüyor. Çoğu erkek her gün içiyor, haftasonları ise sağlam içiyorlar. Haftasonları, normalde burada yaşamayanlar da geliyor. Sonuç, sigara dumanı ve bira kokusundan oluşan bulutlar içinde çürüyen bir parti evi. Eğer dikkatle bakarsanız, insanların mevcut durumdan soyutlanmak için içtikleri Nyaope denilen eroin-amfetamin karışımının izlerini de bulabilirsiniz. “Çocuklar için zor” diyor, Lerneryd.

cloth-walls

Binanın geleceğini tahmin etmek için uzman olmaya gerek yok. 2014 yılında, üst katlarda çıkan bir yangın şehrin durumunu gösterdi. Lerneryd’in ilk tahmini, yangının elinde sigarayla uyuyakalan biri sebebiyle çıktığıydı. Olay, giysilerle ayrılmış evlerden oluşan bütün katın alev alması, katta yaşayan 20 küsur insanın eşyalarının kül olması ve bir kişinin ölümüyle sonuçlandı. Birtakım raporlar, yangının sebep olduğu yıkımdan sonra 300’e yakın sakinin başka bir şehir tesisine yerleştirileceğini söylese de, her zamanki gibi, gerçek, cevapsız e-maillerin, aramaların arkasında yatıyor. Lerneryd’in söylediğine göre, “Yangından sonra, belediyeden insanlar yalnızca bir defa buraya geldi ve hiçbir şey yapmadılar. İçeri girdiler, öylece bir dolandılar, konuyla ilgileneceklerini söylediler ve yapmadılar.”

MOTH binasında çocuklar büyümeye devam ederken, şehrin yenileme programının altına süpürülen tozlar da büyüyor. Durum, şehrin gelişen orta-sınıfı için de kenara çekilip izlenecek, göz zevkini bozan bir unsurdan biraz daha fazlası haline geldi.

Güneş, MOTH binasının yüksek balkonlarının arkasında kaybolurken, onlar için ip atlama ve şarkılar söyleme zamanı. Dudaklarındaki melodide mutsuzluğu sezmek zor.

MOTH woman A view from inside the Moth Building in Johannesburg, 2015 shower people

Kaynak: The Plaid Zebra, Positive Magazine