Yönetimden yapılan açıklamaya göre AmedSpor, 2015-2016 sezonunun “üç büyüklerden” sonra internette en çok aranan spor kulübü oldu. Fakat adını hep, tribünlerdeki “sporun ruhuna” yaraşmayan tezahüratlardan, sporcu ve yöneticilerine yönelik -Ankaragücü maçı ardından darpa dönüşen- saldırılardan ve oldukça kaba politik tartışmalardan duyuyoruz.

Peki, AmedSpor yalnız bunlardan ibaret mi?

Daha iyi tanımak isteyenler için AmedSpor’un ne olduğunu (ve ne olmadığını) 8 maddede toparlamaya çalıştık. Şimdi St. Pauli, Livorno, Green Brigade, AEK ve diğerlerini koyun bir köşeye; yanıbaşımızda mücadele eden ve bünyesinin çok üstünde başarılar elde eden AmedSpor’a bir göz atalım.

AmedSpor, daha önce tribünde açıldığı için "ideolojik propaganda" gerekçesiyle ceza almasına neden olan pankartı Fenerbahçe maçında da açmış; Fenerbahçeli futbolcular da pankartı sahiplenmişti.
AmedSpor, daha önce tribünde açıldığı için “ideolojik propaganda” gerekçesiyle ceza almasına neden olan pankartı Fenerbahçe maçında da açmış; Fenerbahçeli futbolcular da pankartı sahiplenmişti.

1. Amedspor da nereden çıktı?

Aslında onlar uzun süreden beri vardı ama gösterinin görünen unsuru olan yarışmada, liglerde yükselmeyi henüz başaramadıkları için bilmiyorduk.

AmedSpor’un ilk hali olan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Spor, 1990 yılında kuruldu. Kulüp, 2000 yılında kentin su işletmesinin adını alarak DİSKİ Spor’a dönüştü; 2003’te yeniden eski adını aldı. 2014’te yapılan kongreyle ise kulübün adı, “Amed Sportif Faaliyetler Kulübü” olarak değiştirildi.

Kulüp, aslında daha önce aldığı kararla adını “AmedSpor” olarak değiştirmiş; ancak Türkiye Futbol Federasyonu önce “AmedSpor adının daha önce tescil edildiği” gerekçesiyle değişikliği reddetmiş, daha sonra ise kulübe 10 bin lira para cezası vermişti.

2. Fenerbahçe’den sonra en büyük…

AmedSpor, kurulduğu günden bu yana, sporu kentin bütününe yayma, gençlerle buluşturma, bir “dayanışma ve kaynaşma” etkinliğine dönüştürme amacıyla hareket ediyor. Bu amaç, kulübün kapsamından da anlaşılabiliyor.

AmedSpor’a bağlı 14 branşta (Başlıcaları futbol, basketbol, karete, voleybol, briç, satranç, halk oyunları, koşu, atletizm…) 52 takım ve 2 binin üzerinde lisanslı sporcu bulunuyor. Bu, Türkiye’nin Fenerbahçe’den sonra en büyük spor kulübü demek. Fenerbahçe’nin milyon dolarlar harcayarak ve yine milyon dolarlar kazanmak niyetiyle yaptığını, çok küçük bütçeli ve para kazanmayan AmedSpor’un toplumsal katılımla başarmış olması demek!

3. Güçlü altyapı

AmedSpor’un -çok konuşulmasa da- güçlü bir altyapısı var. 13-14 yaş grubundan 19 yaşa kadar başta futbol olmak üzere birçok branşta yüzlerce sporcu, AmedSpor için ter döküyor. Futbolda altyapı takımları, son dört yıla dört ayrı grupta şampiyon olmuş. Ayrıca milli takıma dört-beş futbolcu veriyormuş. Fakat takım, bu sene hiçbir gerekçe yokken Akademi Ligi’ne alınmamış. AmedSpor gerekçe istemiş, “Kaliteli bir lig oluşturmak istiyoruz” demişler. AmedSpor, “İyi ama, biz şampiyonuz, kaliteliyiz” demiş, bu kez de “Mesafe uzak, çocuklar gelemez” demişler. Bu gelişme ardından AmedSporlu gençler, milli takıma da çağrılmamaya başlamış.

Eşbaşkan Karakaş, “Böyle olması, çocuklarımıza bir ayrışma duygusu yaratıyor. Siz kalkıp bu çocuklara, ‘Siz bu kentlere gelmeyin’ derseniz, nasıl kaynaşma olacak?” diye soruyor.

AmedSpor'un genç takımlarından biri...
AmedSpor’un genç takımlarından biri…

4. Eşbaşkanlı tek kulüp

AmedSpor, birçok branşta hem erkek hem de kadın takımlarıyla mücadele ediyor. Bunun yanı sıra, ülkenin eşbaşkanlı tek kulübü de AmedSpor. Bu, resmi kabul görmüyor; ama fiilen uygulanıyor. Kulübün eşbaşkanlığını, Şevin Zorlu ve Ali Karakaş birlikte yapıyor.

Eşbaşkan Şevin Zorlu, Jin Haber Ajansı’na (JİNHA) yaptığı açıklamada, kulüpteki kadın ruhunu şöyle yansıtıyordu: “Spor ve futbol, erkek işi değildir. Kadın futbol oynarken kadın gibi oynayabilmeli ve spora kadın ruhunu koyabilmeli. Kendi irade ve duruşuyla oynayabilmeli. İyi bir sporcu olmak için erkek gibi davranmaya gerek yok. Kadınlar, saçları uzunken de futbol oynayabilir.”

5. Kadın taraftar grubu: Mor Barikat

AmedSpor’un kulüp yönetimi ve takımlardaki “kadın özgürlükçü” çizgisi, taraftar grubunda da karşılık buluyor. Takımın en büyük taraftar grubu olan Barikat’ın bir de kadın ayağı var: Mor Barikat.

JİNHA’ya konuşan Mor Barikat üyesi Yekta Günay, tribünleri “yurtsever politik bilinçle” doldurduklarını belirtiyor ve ekliyor: “Maçlardan önce kadın yoldaşlarımızla toplantılar düzenleyip tribün kültürümüzü anlatıyor; etkinliklerimizde kadın dayanışması ile yoldaşlığımızı pekiştiyoruz.”

Günay, amaçlarını ise şöyle açıklıyor: “Gayemiz, yurtsever halkımızın örgütlü, öz bilince sahip değerlerine bağlı tribün kültürünü oluşturmak; cinsiyetçi, erkek egemen tribün hâkimiyetini sonlandırmak; kadını yok sayan zihniyeti bu topraklardan söküp atmaktır.”

Kadın taraftar grubu Mor Barikat...
Kadın taraftar grubu Mor Barikat…

6. Amedspor’un Lucarellis’si: Deniz Naki

Deniz Naki
Deniz Naki

İtalya’nın solcu işçi takımı Livorno’nun efsanevi futbolcusu Cristiano Lucarelli, bir liman işçisinin oğlu ve bu nedenle kendisini “doğuştan komünist” olarak tanımlayarak şöyle diyor: “Bazı futbolcular yarım milyona bir Ferrari ya da güzel bir tekne alırlar; ben o paraya sadece bir Livorno forması satın almak isterim. Tüm beklentim ve isteğim bu.”

AmedSpor’un şimdiden “efsanevi ismine” dönüşmüş futbolcu ise Deniz Naki. O, Dersimli bir göçmen ailenin çocuğu. Almanya’nın Bayer Leverkusen takımında başlayan futbolculuk kariyeri, Gençlerbirliği’yle devam etti; ancak kolundaki Azadî dövmesi ve Dersimli kimliği nedeniyle uğradığı baskılardan dolayı Türkiye’deki futbol hayatını noktalamak zorunda kaldı. AmedSpor, onu yeniden çağırana kadar…

Golcü Deniz Naki, AmedSpor’un tarihe geçen Fenerbahçe galibiyeti ardından, “siyasi propaganda yaptığı” gerekçesiyle 13 maç birden ceza aldı. (Oysa AmedSpor’un her maçında tezahürat niyetine atılan siyasi -hatta ırkçı- sloganlar, küfürler, şimdiye kadar hiç cezalandırılmadı.) Naki, o maç ardından şöyle seslenmişti: “Bu galibiyeti, topraklarımızda 50 günden fazladır süren zulümde hayatını kaybedenlere ve yaralılarımıza adıyoruz, armağan ediyoruz. Her bijî azadî! (Yaşasın özgürlük!)

7. Düşman kuvveti gibi karşılanıyorlar

AmedSpor, Türkiye’nin batısında gittiği her deplasmanda adeta “düşman kuvveti” muamelesi görüyor. Ellerinde çiçeklerle, barış mesajlarıyla gitseler de, tribünlerdeki düşmanca tezahüratlardan kurtulamıyorlar. Bazı yerlerde yöneticiler, AmedSpor’un yöneticilerinin elini bile sıkmıyor! Kulüp Eşbaşkanı Karakaş, bazı kulüplerin yöneticilerinin birlikte oturup maç izlemek bile istemediğini anlatıyor. Gittikleri bazı deplasmanlarda, oteller yer vermiyor.

Ankaragücü maçında yaşananlar ise AmedSpor’a yönelen histerik şiddetin ne boyuta ulaşabileceğini gözler önüne serdi. AmedSpor yöneticileri, hem de protokol tribününde dövüldü, yaralandı.

amedspor7
Ankaragücü protokol tribünündeki, “cinayete teşebbüs” olarak tanımlanan lincin fotoğrafları… Video için tıklayın.

8. Federasyon ceza yağdırıyor

AmedSpor, ligin en çok ceza yiyen takımlarından… Cezaların çoğu da “ideolojik propaganda” gerekçesiyle veriliyor. Kulüp, Türkiye Kupası’nda çıktığı üç maçtan dolayı ceza yedi. 20 bin TL, 10 bin TL, 50 bin TL para cezaları, seyircisiz oynama ve hatta puan silme gibi bu cezalar, bütçesi zaten küçük olan, kâr etmeyen kulübü, iyice darboğaza sürüklüyor. Çoğu kişi, zaten niyetin de bu olduğuna inanıyor.

AmedSpor’un gittiği deplasmanlarda atılan ırkçı tezahüratlarla ilgiliyse şimdiye kadar hiç kimse, hiçbir ceza almış değil.

Taraftar grubu Barikat'ın Cizreli çocuklar için topladığı yardım paketlerinden biri...
Taraftar grubu Barikat’ın Cizreli çocuklar için topladığı yardım paketlerinden biri…