Ana SayfaYeşilEko MimariYeni Zelandalı bahçeci ve ağaçlardan yaptığı harika kilisesi

Yeni Zelandalı bahçeci ve ağaçlardan yaptığı harika kilisesi

-

Yeni Zelandalı Brian Cox’un arka bahçesine ağaçlarla inşa ettiği açık hava kilisesini gördüğünüzde bayılacaksınız. Yaşlı adamın kendisine ibadethanesini yaratmak için 4 yıl sabredip emek verdiğini duyduğunuzda ise belki de hayran kalacaksınız.

Günlerden bir gün Cox arka bahçesine bakmış ve demiş ki “Şurada da küçük bir kilise olsa”, bunu yaparken ilhamını, daha önceden Dünya’yı gezerken gördüğü diğer kiliselerden almış ve ortaya kendi sentezini çıkartmış.

Kilisesini yapmak için pek çok ağaç içerisinden özenle en güzel duracakları seçmiş. Ağaçlardan bazılarının gri gövdeleri taş duvar efekti katarken, bazıları da sık yapraklarıyla gölgelik alanları arttırıyor. Cox’un ayrıca Treelocations isminde bir bahçecilik şirketi de bulunmakta. Bu sebeple ağaç seçmek onun için pek de zor olmamış.

2011 yılında kiliseyi yapacağı alanı temizleyen Cox, bir yandan da okuduğu kitaplar ve edindiği kaynaklar yardımıyla kilise mimarisi hakkında daha fazla bilgi edinme fırsatı bulmuş. Bakalım Cox’un doğa ile el ele vererek yarattığı kendi arka bahçesini beğenecek misiniz?

Ağaç Kilise 1

Ağaç Kilise 2

Ağaç Kilise 3

Ağaç Kilise 4

Ağaç Kilise 5

Ağaç Kilise 6

Ağaç Kilise 7

Ağaç Kilise 8

Ağaç Kilise 9

Kaynak: Bored Panda

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Selma Çam
Selma Çam
Hayat hikayemi anlatmaktansa, hayatın kendi hikayesinden anladıklarımı anlatmayı yeğlerdim, oysa ki üç aşağı beş yukarı hepimizin hayattan anladığı ve anlamadığı aynı. Anlatmak ise kelimelerin yetersizliği içerisinde kendi anlamını kaybediyor. Hiç bir şey anlatmasam da anlayabilen için çok bile anlattım. Erkan Oğur'un da dediği gibi; "Bu işin sonu sessizlik."

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol