Çin, Yulin Köpek Eti Festivali’ni yasakladı! Peki bu eti için katledilen tüm hayvanlar için ne anlama geliyor?

Aktivistler, geçen yıl et çiftliğinden kurtardıkları köpekleri tedavi ederlerken Çin hükümetinin, yaşanan vahşetle her yıl yaşattığı vahşet ile ün salmış olan Yulin Köpek Eti Festivali’nde köpek eti satışını geçici olarak yasakladığı haberi gündeme bomba gibi düştü. Bu zafer uzun zamandır bekleniyordu ve Çinli aktivistlerin çabaları nihayet yasallaşmış oldu.

Ayrıca bu durum köpek, kedi etinin ve eninde sonunda, hayvan zulmünden elde edilen tüm ürünlerin, hem Çin’de hem de dünyada yavaş yavaş sonunun geldiğine işaret olarak algılandı. Her ne kadar Yulin kampanyasının Batı ayağı çoğu kez çifte standartı benimsemiş ve ırkçı zihniyet tarafından saldırıya uğramışsa da, son yıllardaki en önemli gelişme Çin’deki hayvan hakları aktivizminin yükselişi oldu.

Amerika‘ya ilk taşındığım yıl ziyaret ettiğim Woodstock çiftlik hayvanları barınağında tanıştığım Direct Action Everywhere (DxE) adlı, dünyanın en aktif ve önde gelen hayvan hakları organizasyonunun kurucusu, Çin asıllı Amerikalı aktivist sevgili Wayne Hsuing gözlemlerini şöyle anlatıyor:

“2015 yılında, Çinli aktivistlerle dayanışma halindeki Çin asıllı bir Amerikalı olarak Çin’i gezdim ve 2016 yılında, ABC Nightline için yaptığımız Yulin kesimhaneleri araştırması için Çin’e bu sefer gizlice gittim. Hedefimiz, bu hafta alınan yasak kararına zemin hazırlamak ve yurt dışındaki ve Amerika’daki kötü muameleler arasında bir paralellik ortaya koymaktı. Orada gördüğüm vahşet görüntüleri hâlâ aklımdan çıkmasa da, Çinli aktivistlerin gösterdikleri direnç bana ilham kaynağı oldu.

Çin başta olmak üzere tüm dünyadaki hayvan hakları savunucularının, bu hafta Yulin’de elde edilen zaferden çıkarabilecekleri beş ders:

1. Dayanışmanın Gücü

Will Kymlicka ve Sue Donaldson gibi filozofların da işaret ettiği gibi, hayvan hakları aktivistleri, etnik toplulukları hedefleyen kampanyaların ırkçı dinamiklerini görmezden gelerek, tarih boyunca diğer sosyal adalet hareketlerinden büyük ölçüde ayrıştılar.

Siyaset bilimci Claire Jean Kim, hayvan hakları savunucuları ile San Francisco Çin Mahallesi arasındaki pek çok çatışmayı Dangerous Crossings adlı kitabında anlatıyor ve bir topluluk, çapraz ateş altında kaldığını hissediyorsa, hayvan hakları aktivistlerinin de ırkçılığa ilişkin bu endişeleri (inkâr etmektense) kabul etmeleri gerektiğini savunuyor. Özellikle, bir topluluğun kendi içinden yükselen sesleri güçlendirmek hayati öneme sahiptir.

Yulin’de, Çinli aktivistler, köpekleri yapılan katliamlardan kurtararak, devlet baskısı karşısında SmallSeoTools.com protesto haklarını kullanarak ve yapılanların doğru olmadığını haykırarak bu yolda herkese öncülük ettiler. Humane Society International’dan Peter J. Li ve Duo Duo Project’den Andrea Gung gibi Çinli liderler, Çin hükümetini bizzat Çinlilerin direnişe geçtiğini anlamaya zorlayarak, kampanyanın uluslararası yüzü oldular.

2. Organizasyon tabanının gücü

Çinli aktivistler, ellerindeki kıt kaynaklar ve birkaç kurumsal bağlantıyla Yulin köpek eti ticaretine karşı harekete geçtiler. Çinli aktivistler, herkesin rahatlıkla uygulayabileceği yöntemlerle —gece nöbetleri tutarak, kamyonları durdurarak ya da doğrudan köpekleri kurtararak— şiddetsiz doğrudan eylemin canlı bir örneğine hayat verdiler.

Siyaset bilimci Erica Chenoweth’in Why Civil Resistance Works adlı kitabında ortaya koyduğu gibi tüm bunlar, en güçlü düşmanların dahi üstesinden gelebilecek araçlardır.

3. Sistemin gücü

Çinli aktivistler, öncelikli olarak bireylerin tüketim alışkanlıklarını tek tek değiştirmeye ya da köpeklerin katledildiği her kesimhanenin yöntemlerini yeniden şekillendirmeye çalışmadılar. Bunun yerine, Çinli aktivistler, şu gerçeği dile getirmeye hevesli on binleri harekete geçirdiler: Köpekler öldürülmeyi ve yenmeyi hak etmiyor. Ve hedeflerini bireysel tüketiciler ya da firmalar değil tek bir hareketiyle bu ticarete bir son verebilecek yerel parti sekreteri gibi sistemik karar mekanizmaları olarak belirlediler. Bu durum, sadece verdikleri mesajın yaygın kabul görmesini sağlamakla kalmadı, böylece sıradan vatandaşlar düşman değil müttefik gibi hissettiler!

Aynı zamanda bireysel semptomlardan ziyade sorunun kökenine dikkat çekmeyi başardılar. Sonuçta, çok büyük bir zafer elde ettiler ve yakın zamanda köpek etinin tamamen yasaklandığı görmek zor olmayacak.

4. Medyanın gücü

Yulin’deki direniş, Çin hükümetine, hayvanlara karşı yapılan şiddete müsamaha göstermesinden dolayı büyük baskı uygulayarak, köpek eti ticaretine uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. DxE’nin ABC Nightline’da ticareti teşhir etmesi, Yulin köpek çiftliklerinden elde edilen ilk gizli kamera görüntülerini dünyanın her yerindeki hayvan severlerin evlerine taşıdı.

Medya araştırmacılarının uzun zamandır yakından bildikleri üzere, medyanın kamu gündemini belirleme ve hangi değişikliklerin meydana geleceğine karar verme noktasında çok güçlü bir potansiyeli bulunuyor. Uzmanların elinden çıkan medya yayınları sayesinde, aktivistler köpek eti vahşetinin gündemde kalmasını sağladı.

5. Gerçeğin gücü

Her şeyden öte Yulin kampanyası son derece basit bir düşünce üzerine temellendirildi. Köpeklere (ya da herhangi başka bir hayvana) işkence etmek ve öldürmek yanlıştır. Bu fikir tüm dünyada kabul gördü ve Çin’de bir taban hareketinin oluşmasını sağladı.

Tavuk, domuz, balık ve benzeri  diğer hayvanların yetiştirilmesi Çin’de hızla yayıldığı ve uluslararası aktivistlerin ülkedeki çalışmaları engellendiğinden dolayı, yerel aktivistler bu cesur vizyonu sürdürmelidirler. Eğer halk, yemek için köpeklere işkence etmenin ve öldürmenin yanlış olduğuna inanıyorsa, herhangi bir hayvanın sırf yenmek için işkence edilip öldürülmesinin yanlış olduğunu algılayıp kabul edeceklerdir!

Çin’in cesur aktivistleri, hayvan hakları tarihinin en önemli zaferlerinden birini elde etmek için bu beş temel fikri kullandılar. Eğer onların zaferlerinden bir ders çıkaracaksak, ki çıkaracağız ,  Çin’de sadece köpek etinin değil tüm etlerin yasaklanması, beklediğinizden çok yakın zamanda gerçekleşecektir.

Hemen şimdi sizler de harekete geçip Çin hükümetinin, köpek eti yasağını ülke genelinde kalıcı hale getirmesini talep eden bu dilekçeyi imzalayarak hayvan zulmü direnişinin parçası olabilirsiniz.