Ana SayfaKültür & Sanat48 saatte film yapabilir misin?

48 saatte film yapabilir misin?

-

GOBO Kolektif bağımsız sanat kolektifinin ikincisini düzenlediği ÇEK-YAT Yatılı Kısa Film Yarışması bir kez daha sinemaseverlere meydan okuyor. 3,4,5 Mayıs 2019 tarihlerinde Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin ev sahipliğinde Galata Kampüsü ve IDEA Binası’nda gerçekleştirilecek yarışmada binlerce aday içinden seçilecek 60 katılımcı; aralıksız 48 saat boyunca etkinlik alanında çalışarak ve konaklayarak bir kısa film çekecek ve 48 saatin sonunda filmlerini Ödül Töreni ve GOBO Partisi’nde ödüllendirilmek üzere seçkin jüriye teslim edecekler.

Evlerinden uzakta, konfor alanlarının dışında, yeni tanışacakları sinemaseverlerle ekip kurarak yarışacak katılımcılara yılın kısa film konusu da yarışmanın ilk dakikasında verilerek özverinin galip geleceği bir rekabet ortamı sağlanacak. Bu sayede katılımcılar zorlu sinema sektöründe öne çıkmanın konsantre bir simülasyonunu deneyimlemiş olacaklar.

Başvuru için sektörde çalışıyor olmanın ya da sinema ve televizyon bölümünde okuyor olmanın zorunlu olmadığı, tüm Türkiye’ye açık olan ÇEK-YAT’ın tek şartı katılımcıların 18 yaş ve üstünde olmaları.

ÇEK-YAT, Galata’nın kıyısında bulunun BAU Galata Kampüsü’nde ve IDEA Binası’nda herkese açık olacak sinema söyleşileri ve atölyeleriyle de yalnızca yarışmacılara değil tüm sinemaseverlere hitap edecek.

Başvurular 12 Mart 2019 tarihinde başlamış olup 17 Nisan 2019 tarihinde bitecek, seçilen 60 katılımcı ise 18 Nisan 2019 tarihinde duyurulacak.

Başvuru ve detaylı bilgi için: gobokolektif.com

SON YAZILAR

Sanatçıların Komedisi: İki Delilik / Pierrot & Harlequin

Çoğumuzun genelde soytarı olarak nitelendirdiğimiz tiplemelerin özellikle 18. ve 19. yüzyıldaki eserlerde, sıkça karşımıza çıkmasının anlamını ve nedenini hiç merak etmiş miydiniz? Bu, zamanın bir...

Kabul görmek lütuf değil haktır: Lilith’in kızı Âdem

2020'de ilk kitabı Sancı'yı okurla buluşturan Mine Soycan, 2025'te kanayan yaralarımızdan birine dokundu ve bu dokunuştan kabul görmenin bir lütuf değil apaçık, dümdüz bir hak...

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Shakespeare, Kafka, Orwell, Dostoyevski ve günümüz

Okuyanın okuduğundan, yazanların okunmadığından hemen herkesin kitapların pahallılığından yakındığı günümüz sularında edebiyat sandalında bir gezintiye ne dersiniz?

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol