Ana SayfaKültür & SanatKültür, sanat ne demek? Tez varlığı yok edile!

Kültür, sanat ne demek? Tez varlığı yok edile!

-

Mülkiyeti Emek İnşaat A.Ş’ de bulunan, Ankara’nın en önemli iki tiyatro sahnesi, Akün ve Şinasi sahneleri tüm protesto ve karşı çıkmalara rağmen satıldı.

Ankara’nın kültür simgelerinden olan iki yapı gizlice Karadenizli bir şirkete satıldı. Her iki sahnenin satışının 23 milyon TL’ye gerçekleştiği belirtilirken, satış talimatının bizzat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından verildiği dile getirildi.

Sivil toplum kuruluşları ve sanatçıların tepkileri nedeniyle ihalenin Kamu İhale Yasası kapsamı dışında tutularak, gizli ihale ile gerçekleştirildiği de dile getirildi. Satışı gerçekleştirilen her iki sahne için 2014-2015 sezonu sonuna kadar kullanım hakkı verildi. Sonrası için ne yapılacağı konusunda bir açıklama yapılmadı.

Sahnelerin yeni sahibi olduğu öğrenilen Maritza İnşaat’ın da ortaklarından Ahmet Meriç, sahnelere ne olacağıyla ilgili “Sahnelerin de bulunduğu yerle ilgili alışveriş merkezi yapma gibi bir düşüncemiz yok. Otel projemiz var. Tabii eğer Devlet Tiyatroları (DT) kiralamak isterse, menfaatlerimize de uyarsa, kiralayabiliriz.” dedi.

Hem Akün’ü ve Şinasi’yi şehrin önemli birer değeri olarak gören başta Ankaralı tiyatro izleyicilerinin ve yurt genelindeki diğer sanatçı ve sanatseverlerin ciddi tepkisini çeken bu hareket; Türk sanatına yapılan bir hakaret ve değerlere peşkeş çekilmesi olarak yorumlandı.

Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan Akün Sahnesi, 1975 yılından 2002 yılına dek Akün Sineması olarak hizmet vermişti. 2002 yılında DT Genel Müdürlüğünce, dönemin genel müdürü Lemi Bilgin tarafından tiyatro sahnesine çevrilmişti.

Akün Sahnesi’nin hemen arkasında yer alan ve Tunus Caddesi’ne bakan Şinasi Sahnesi de Ankara’nın en eski tiyatro sahnelerinden. Sahne, 13 Mart 1988’de Yüksel Pazarkaya’nın “Meliha” adlı oyunuyla açılmıştı.

Başlık Fotoğrafı: Gallery Hip

SON YAZILAR

Sanatçıların Komedisi: İki Delilik / Pierrot & Harlequin

Çoğumuzun genelde soytarı olarak nitelendirdiğimiz tiplemelerin özellikle 18. ve 19. yüzyıldaki eserlerde, sıkça karşımıza çıkmasının anlamını ve nedenini hiç merak etmiş miydiniz? Bu, zamanın bir...

Kabul görmek lütuf değil haktır: Lilith’in kızı Âdem

2020'de ilk kitabı Sancı'yı okurla buluşturan Mine Soycan, 2025'te kanayan yaralarımızdan birine dokundu ve bu dokunuştan kabul görmenin bir lütuf değil apaçık, dümdüz bir hak...

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Shakespeare, Kafka, Orwell, Dostoyevski ve günümüz

Okuyanın okuduğundan, yazanların okunmadığından hemen herkesin kitapların pahallılığından yakındığı günümüz sularında edebiyat sandalında bir gezintiye ne dersiniz?
Damla Ertürk
Damla Ertürk
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde Radyo Tv ve Sinema okuyor. Boş zamanlarını bisiklet sürerek ya da senaryo ve denemeler yazarak geçirmeyi seviyor. Sosyal sorumluluk projeleri, siyaset ve spor alanlarında çalışma yürütüyor.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol