Ana SayfaEkolojiDoğaDünyayı sarsması beklenen doğal olaylar

Dünyayı sarsması beklenen doğal olaylar

-

Araştırmalar, küresel ısınmanın etkisiyle Pasifik Okyanusu’nda oluşan La Nina olaylarının etkisinin iki katına çıkacağını ortaya koydu. Buna bağlı olarak El Nino olaylarının da şiddeti artacak ve dünyanın pek çok yerinde seller ve kuraklık aynı anda olacak.

Kısaca tanımlarsak La Nina, Pasifik Okyanusu’nun sıcaklıklarının normalin altına düşmesi ve buna bağlı olarak doğu ekvatoryal Pasifik bölgesinde (Malezya, Endonezya ve Kuzey Avustralya) yağmur bulutlarının artmasına bağlı sel olaylarının yaşanmasıdır ve kasırgalara sebep olur. El Nino ise Pasifik Okyanusu’nun sıcaklıklarının normalin üstüne çıkması ile sonuçlanır ve normalde yeryüzüne düşmesi gereken yağmurlar okyanusa düşer, bu da kuraklıkla sonuçlanır.

İçlerinde Exeter Üniversitesi’nden Profesör Mat Collins’in de bulunduğu bilim insanlarından oluşan uluslararası bir ekip, iklim modellemelerini kullanarak, bu yıkıcı doğa olaylarının gelecekteki olası artışlarını hesapladılar ve olayların, küresel ısınmanın etkisiyle ilerleyen yıllarda iki kat daha şiddetli yaşanacağını saptadılar. Araştırmalarının sonucunu ise “Nature Climate Change” makale dergisinde yayınladılar.

Bu yıkıcı olayların etkisinin ve sıklığının iki katına çıkması demek, Amerika’nın güneybatısında artan kıtlıklar, Pasifik Okyanusunun batısında artan seller ve Atlas Okyanusu etrafında oluşacak kasırgalar demektir. Dahası, etkisi yüzde 70 oranında artacak La Nina olayları, hemen ardından onu izleyecek olan El Nino olaylarının da artması demek. El Nino olduğunda dünyanın çeşitli yerlerinde aşırı yağışlı ve aşırı kurak iklim arası ani geçişler olacak. Profesör Mat Collins ve çalışma arkadaşlarının öngörüleri ise La Nina ve El Nino olaylarının şiddetinin artması ile küresel çapta sosyo-ekonomik krizler yaşanacağı yönünde.

Kaynak: Phys.org

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Selma Çam
Selma Çam
Hayat hikayemi anlatmaktansa, hayatın kendi hikayesinden anladıklarımı anlatmayı yeğlerdim, oysa ki üç aşağı beş yukarı hepimizin hayattan anladığı ve anlamadığı aynı. Anlatmak ise kelimelerin yetersizliği içerisinde kendi anlamını kaybediyor. Hiç bir şey anlatmasam da anlayabilen için çok bile anlattım. Erkan Oğur'un da dediği gibi; "Bu işin sonu sessizlik."

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol