Plastik kirliliği doğanın omuzlarına yüklediğimiz en büyük yüklerden biri. İster inanın ister inanmayın, her yıl Dünya’nın çevresini dört kez dolaşabilecek miktarda plastiği doğaya bırakıyoruz. Daha da kötüsü, üretilen plastiğin yüzde 50’sinin atılmadan sadece bir kez kullanıldığı tahmin ediliyor.

Plastik kirliliği meselesini zaptetmek için San Francisco şehri çok önemli bir adım attı ve ABD’nin plastik su şişesi satışını durduran ilk şehri oldu.

Bu hareketin, içinde milyar dolarların döndüğü ve ekolojiye önemli ölçüde zararlar veren plastik şişe endüstrisinin ürettiği inanılmaz boyuttaki plastik çöp miktarının düşürülmesine yönelik evrensel bir tepki yaratılmasına yol açacağı düşünülüyor.

Önümüzdeki dört yıl içerisinde 21 ons (yaklaşık 600 gram) ve daha azını bulunduran plastik şişelerin kamuya açık alanlarda satışını durduracak.

Ekoloji düşmanı ürünlerin üretim ve satışını kısıtlamaya çalışan ABD merkezli “Think Outside the Bottle” (Şişenin Dışında Düşün)* kampanyası, bu düzenlemenin en büyük destekçilerinden.

plastikçöp3

Massachusetts Eyaleti’nin Concord kentindeki 14 ulusal parkı ve birkaç üniversite kampüsündeki kapsamlı yasakların gerisinde kalsa da San Francisco’daki bu gelişmenin iyi bir yönde olduğu aşikar.

Yasağı delenler bin dolara kadar çıkan para cezalarıyla karşı karşıya kalacak. Bunun tekrar kullanılabilir cam şişelerin satış ve üretimine bir teşvik olduğu düşünülüyor. San Francisco Çevre Komisyonu’nun başında yer alan Joshua Arce yasağın sıfır-çöp hedefine bir başka adım olduğunu ve on yıllardır şehirde plastik şişeler olmadan büyük etkinlikler yapıldığını ve bu şişeler olmadan yaşanılabileceğini gördüklerini belirtti.

Üstelik bu düzenleme, şehrin plastik kirliliğine karşı aldığı ilk önlem de değil. Geçtiğimiz yıllarda, naylon poşet ve strafor muhafaza kullanımı da yasaklanmıştı. Şehir yetkilileri 2020’ye kadar plastik çöp üretmeyi sonlandırmayı hedefliyor. Şu anda bu kirlilik yüzde 80 oranında düşmüş.

 

Bünyesinde Coca-Cola ve PepsiCo. Gibi şirketlerin bulunduğu Meşrubat Üreticileri Birliği ise bu düzenlemenin sorunun çözümüne bir katkı sağlamayacağını ve halihazırda gayretli bir şekilde geri dönüşüm yapan bir şehrin yetkililerinin yanlış yönlendirildiğini iddia etti. Şirketlerin bu telaşının arkasında yatan sebeplerden birinin “sıfır-çöp” politikasını benimseyen ve bu markaların ürünlerini satmayan dükkanların yayılması olduğunu görebiliyoruz.

San Francisco, belki diğer şehirlere nazaran daha “geri dönüşüm dostu” olabilir; ancak bu kirliliğin tamamen durdurulması gerektiği de bir gerçek. Büyük ihtimalle gelecekte pek çok şehir bu tarz politikaları benimseyecek adımlar atmak durumunda kalacak. Ekolojiyi kendi çevrelerinden ibaret gören ABD gibi tekno-endüstriyel ülkelerin, plastik, elektronik ve kimyasal çöplerini bıraktığı Gana gibi yerler konusunda nasıl adım atacaklarını da göreceğiz.

*Think outside the box – (Kutunun dışında düşün): Verili ve genel geçer düşünüş sistemlerinin dışında düşünmeyi işaret eden bir deyim.

Kaynak: True Activist