Bedenleri üzerinden devam ettirdiğimiz keyfi uygulamalar, hayvanları öldürüyor, köleleştiriyor. Hayvan kullanmadan yaşamak mümkünken neden hayvanları kullanmakta ve dolayısıyla köleleştirmekte ısrar ediyoruz? Neden kullanıyor ve tutsak olmalarına sebep oluyoruz?

Bizler hayvanların daha iyi koşullarda çalıştırılması ya da bizlere hizmet etmesini değil, onların çalıştırılmaması ve bizlere hizmet etmemelerini talep ediyoruz. Nerede hayvan kullanımı varsa orada köleliğe karşı adalet talep edeceğiz!

Bu yüzden 2 Ekim Pazar 2016 tarihinde saat 16.00’da bu kez Büyükada’da “Faytona Binme, Vegan Ol” diyoruz.

Bedenleri birer mal ve kaynak olarak görülerek kullanılan tavuklar, arılar, ipek böcekleri, inekler, balıklar, koyunlar, ayılar, filler, maymunlar ve diğer hayvanlar gibi atlar da insan-merkezciliğinin tahakküm ve otoritesi altında kendilerine biçilmiş olan kölelik zincirlerinin esareti altında insana hizmet için kullanılıyor.

İnsan-dışı-hayvanlar, tıpkı insan gibi sinir sistemine sahip hissedebilir canlılardır. Acıyı, mutluluğu, tutsak edilmeyi, özgürlüğü, hazzı, ıstırabı ve stresi bilirler. Hiçbir hayvan; mal veya kaynak, yiyecek veya içecek, kıyafet veya aksesuar, kozmetik veya medikal ürün, denek veya eğlence, ulaşım, spor veya kumar objesi değildir.

Hayvanların doğuştan gelen hak ve özgürlükleri ile hissedebilirlik bakımından onlardan farklı olmayışımızın önümüze koyduğu eşitlik ilkesi gereği hiçbir hayvanı kullanmaya hakkımız yok.

İnsan türü olarak yaşamak için hayvan kullanmak zorunda değiliz. İneğin buzağı için yaptığı sütü inekten alarak kullanmak buzağının sütünü gasp etmek, ineği köleleştirmektir. Hayvanları kullanmak, onların hayatlarını ellerinden almaktır.

Vegan olmak yani hayvan kullanmadan yaşamak mümkünken bunu yapmıyor oluşumuz, bizi, hayvanları keyfi olarak kullandığımız gerçeğine götürüyor. Sinir sistemi olan; acıyı, mutluluğu bilen hayvanları, kendi hayatlarının özneleri olabilecekken bizlerin nesneleri haline getirerek bizlerin mal ve kaynağı olmalarını sağlamak hissedebilir canlılar olan hayvanların varoluştan gelen hak ve özgürlüklerini hiçe sayan bir yanlıştır. Bunun karşısında adaletin, özgürlüğün ismi veganlıktır.

Hayvanların tutsak edildiği kölelik zincirlerini kırmak ve hayvanların bize hizmet edecek köleler değil, kendi hayatları olan hissedebilir canlılar olduğunu kabul ederek vegan olmak etik bir gerekliliktir.

Bizler hayvanların daha iyi koşullarda çalıştırılması ya da bizlere hizmet etmesini değil, onların çalıştırılmaması ve bizlere hizmet etmemelerini talep ediyoruz.

Talebimiz atlı faytonların kaldırılmasıdır!

Talebimiz arıların, ineklerin, böceklerin; tüm hayvanların insana hizmet etmediği vegan bir dünyadır!

Adalet ve özgürlük için gelin önce vegan olun; hayvan kullanım alanlarınızı kapatın; hayvan kullanımını, fikirlerinizden ve pratiğinizden çıkarın; sonrasında veganlığı yayarak daha çok insanın hayvanlara karşı devam eden adaletsizlik ve hak gaspı karşısında hayvan kullanımını reddedip etik bir konuma geçmesi ve hayvan köleliğinin sonlanması için çabalayın.

Bu adaletsizlik karşısında vegan olmanız ve daha çok insanın vegan olması için çabalamanız hayvan kullanımının olmayacağı bir dünya için olmazsa olmazdır. Size bir karar kadar yakın olan veganlık, adalet için kişisel bir tercih değil, etik bir yükümlülüktür.

Faytona binme vegan ol!

2 Ekim 2016 Pazar günü saat 16.00’da Büyükada İskelesi önünde gerçekleşecek eylem için Eminönü’nden saat 14.00’de veya Kadıköy’den 14.20’de kalkan vapurlarlara bineceğiz.

Vegansanız, hayvanlara karşı süre gelen adaletsizliğe karşı kitlesel olarak dur demek için; vegan değilseniz veganlığın neden etik bir gereklilik olduğunu eylem sırasında yapacağımız yayınlar; yol boyunca süregelecek anlatımlar, el ilânları, basın açıklaması, bizlerle yüz yüze konuşma gibi unsurlar vasıtasıyla okumak, dinlemek ve konuşmak için etkinliğe gelebilirsiniz.