“Değişim ancak insanlar özgürlüklerini kazanmak için harekete geçmek istediklerinde ve bu yolda ilerlediklerinde gerçekleşir. Fakat değişim hiçbir zaman tek başına yeterli değildir, peşinden devamının gelmesi gerekir.”

Bu sözlerin sahibi Rosa Parks, Martin Luther King Jr ile birlikte Afroamerikan Sivil Haklar Hareketi‘nin en önemli liderlerinden biridir.

Boykot Öncesi

Rosa Louise McCauley, 4 Şubat 1913’te Tuskegee, Ala’da öğretmen bir anne ve marangoz bir babanın kızı olarak dünyaya gelmiştir.

Parks çocukken ailesi Pine Level, Montgomery’e taşındı. 11 yaşında ilkokula giderken African Methodist Episcopal Church (AME) üyesiydi.

Her gün okula yürüyerek gidip gelen Parks, siyahi ve beyaz çocukların arasındaki ayrımın daha o günlerden farkında varmıştı. Biyografisinde çocukluk anılarından şöyle bahsediyordu: “Her gün okul otobüsü yanımdan geçip gidiyordu. Ama bu benim için gündelik hayatın bir parçası haline gelmişti, bunu kabul etmekten başka çaremiz yoktu. Otobüs benim için her zaman siyahi ve beyaz insanların arasındaki eşitsizliği çağrıştıran bir şeydi.”

Parks, ortaokul eğitimine Alabama State Teacher’s College for Negroes‘ (Siyahiler İçin Devlet Okulu) da devam etti. Fakat birkaç dönem okuduktan sonra hasta annesi ve anneannesine bakmak için ev işlerine geri döndü.

1932’de National Association for the Advancement of Colored People (NAACP) (Siyahi İnsanların Gelişmesi İçin Ulusal Birlik) üyesi ve bir berber olan Raymond Parks ile evlendi. Kocası aracılığıyla NAACP’de görev aldı. Scottsboro Davası için para toplanmasına yardım etti.

1993’te lise diplomasını alana kadar gündüzleri hizmetçi ve hastabakıcı olarak çalıştı.

1943’te Parks, Sivil Haklar Hareketi’nde daha aktif rol almaya başladı ve NAACP’de sekreterlik yapmaya başladı. Parks o günlerden bahsederken şunları söylüyordu: “Orada tek kadın bendim ve bir sekretere ihtiyaçları vardı. Hayır diyemeyecek kadar çekingendim.” Sonraki yıl Parks, Recy Taylor’a toplu tecavüz davasında sekreterliği sayesinde soruşturma yürütülmesine katkıda bulundu.

Daha sonra yerel aktivistler birleşerek Committee for Equal Justice for Mrs. Recy Taylor” (Recy Taylar için Eşit Adalet Komitesi) adı altında komite kurdular. Chicago Defender gibi gazeteler sayesinde olay ulusal gündeme taşındı.

O dönemlerde liberal beyaz bir aile için çalışan Parks, işçi hakları ve sosyal eşitlik için düzenlenen eylemlerin merkezi olan Highlander Folk School’a katılmaya teşvik edildi. Bu okulda eğitimine devam ederken, Montgomeryde Emmitt Till davası hakkında bir toplantıya katıldı. Toplantının sonunda Afroamerikalıların kendi haklarına sahip çıkmaları için daha çok mücadele etmeleri gerektiği kararına varıldı.

Montgomery Otobüs Boykotu

1955 yılı’nın Noel arefesinde bir gün Rosa Parks, terzi olarak çalıştığı işinden çıkıp otobüse bindi ve siyahi bölmesinde boş bulduğu bir koltuğa oturdu. Çok geçmeden beyaz bir adam ona yaklaşıp koltuktan kalkmasını ve kendisine yer vermesini söyledi. Parks koltuktan kalkmayı reddetti. Bu durumda polise haber verildi ve Parks tutuklandı.

 

Parks’ın bu direnişi, 381 gün süren ve sonunda Martin Luther King Jr’ın ulusal alanda tanınmasına yol açan Montgomery Otobüs Boykotu’nu ateşledi. Boykot süresince King, Parks’a “özgürlüğün fitilini ateşleyen kıvılcım” diye hitap etti.

Rosa Parks, oturduğu koltuktan kalkmayı reddeden ilk kadın değildi. 1945’te Irene Morgan aynı direnişi gösterdiği için tutuklanmıştı. Parks’tan birkaç ay önce Sarah Louse Keys ve Claudette Covin de aynı yasaya karşı gelmişlerdi. Fakat NAACP liderleri Parks’ın, geçmişinde yerel bir aktivist olarak katıldığı eylemleri göz önüne alındığında, bu davanın üstesinden gelebileceğini savundular. Bunun sonucunda Parks, ABD’de ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı gösterdiği direniş ile Sivil Haklar Hareketi’nin ikonik figürü haline geldi.

Boykot Sonrası

Parks her ne kadar cesareti sayesinde özgürlük ve eşitlik hareketinin sembolü haline gelmiş olsa da kocası ve kendisini yıkıcı günler bekliyordu. Çalıştığı mağazadaki işine son verildi. Montgomery’de güvende hissetmedikleri için Büyük Göç’e katılarak Detroit’e taşındılar.

Detroit’te ABD Temsilciler Meclis Üyesi John Conyers’ın 1965’ten 1969’a kadar sekreterliğini yaptı.

Emekli olduktan sonra otobiyografisini yazdı ve gözlerden uzakta kendi mütevazı yaşamına devam etti. 1979’da NAACP tarafından Spingarn Madalyası’na layık görüldü. Aynı zamanda Başkanlık Özgürlük Madalyası ve Kongre Onur Madalyası’na sahip oldu.

Parks 2005 yılında öldü ve naaşı ABD’de Capitol Rotunda’da yatan ilk sivil vatandaş kadın olarak tarihe geçti.

Kaynak: 1,  2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9