Ana SayfaEkolojiDoğaAKP ve MHP bu sefer de Eskişehir'deki hayvanlara saldırı hazırlığında

AKP ve MHP bu sefer de Eskişehir’deki hayvanlara saldırı hazırlığında

-

AKP ve MHP Türkiye’nin doğasından öyle nefret ediyor ki hiçbir yerde yeşil, orman, hayvan görmek istemiyorlar. Ağacı odun, hayvanı et ya da zevk malzemesi olarak gören bu zihniyet nerede bir koy, doğal alan görse saldırarak orayı yok ediyor, üzerine beton döküyor.

Vatan hainliği nedir diye sorarsanız, ormanları yakmak ve doğadaki hayvanları öldürmektir. AKP ve MHP önce Tunceli, sonra Bursa ve şimdi de Eskişehir’de yaşayan hayvanları gözüne kestirdi. Bu hayvanları öldürterek öldüren kişilerden para almayı planlıyorlar.

Hiç utanmadan, camileri, okulları, sarayları cinayetten ve katliamdan gelen para ile döndürmeye çalışacaklar. Bu aynı zamanda AKP ve MHP adlı iki doğa düşmanı yapının ekonomiyi nasıl bitirdiği ve hayvanları öldürterek para kazanmayı hedefleyecek kadar düştüklerinin göstergesidir.

Avcılık, spor değil adi bir eylemdir. Avcılar da adi, şeref yoksunu kimselerdir. Ormanda gezen hayvanın canına kasteden bu şeref yoksunlarını devlet koruyor bu sayede nefret dolu ezikler devlet himayesinde hayvanları katledecekler. Oysa devletin amacı hayvanları avcı denen şeref yoksunlarından korumaktır. Avcılık, kalleşlik, silahsız canlıya silahla saldırmak, birden fazla kişinin bir canlıya saldırması, tuzak kurma, arkadan vurma, bebekleri annesiz bırakma, bebek katletmek gibi özellikleri içeren onursuz bir eylemdir. Avcılar da onursuz insanlardır. Yani avcılar aynı zamanda bebek katilidir.

Maalesef doğa düşmanı AKP ve MHP tarafından bu onursuzlar korunuyor ve sırtı sıvazlanıyor. Merak ediyorum para için güzelim hayvanları beş para etmez pisliklere öldürtmeleri için teslim eden bu iki Türkiye düşmanı parti, ekonomi daha da zora girdiğinde fakir ve kimsesiz insanları mı para karşılığında zenginlere öldürtecekler? İnsan Avı adlı filmi hatırlamayan var mı?

Bu iki Türkiye düşmanı partiye karşı uyanık olmalı ve onların hayvanlarımıza ve doğamıza yaptıkları saldırıları durdurmalıyız.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

SON YAZILAR

Kültür-Sanat alanında baskı ve direniş deneyimleri Ankara’da konuşuldu

Kültür-sanat alanında artan baskı, sansür ve otosansürün tartışıldığı VAHA Projesi kapanış etkinliğinde multidisipliner alanlardan katılımcılar yaşadıkları deneyimleri paylaşırken, dayanışma ağlarının ve kolektif üretimin bu koşullarda...

Hayvan Hukuk Özgürlük!

“Şiddet ve ahlak arasındaki ilişkinin çerçevesi, hukuk ve adalet kavramları tarafından çizilir.”Şiddetin Eleştirisi Üzerine, Walter Benjamin Franz Kafka Ceza Kolonisinde adlı öyküsünde mahkumun sırtına henüz kendisinin...

Devrim Partisi’nden Ankara ABD Büyükelçiliği önünde protesto: “İran’ın haklı direnişinin yanındayız”

ANKARA - Devrim Partisi, 1 Mart 2026'da Ankara'da ABD Büyükelçiliği önünde bir protesto düzenleyerek ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını hedef aldı. Eylemde yapılan açıklamada,...

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.
Kronstad
Kronstad
Özgürlük bireyin kendisinde başlar. Kavramak gerekir önce. Anlamak yetmez, bilmek yetmez. Kavrayıp şaşırmak gerekir. O zaman anlarız etrafımızı saran kölelik kafesinin nasıl da içinde olduğumuzu. Köle olmak istemiyorsak köle olmamayı öğrenmeliyiz. Eğer istersen asla köle olmazsın.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol