Çakra ile ilgili en sevdiğim tanım, iç dünyamız ile dış dünyamız arasındaki kapı tanımıdır. Ruhsal ve bedensel bütünlüğümüzü sağlayan çakraların doğru ve tam kapasiteli olarak çalışabilmesi sağlıklı bir yaşam sürebilmenin de anahtarıdır. 

Bedenimizde 7 ana çakra bulunurken, bunlardan bedenin altında kalan 1.,2. ve 3. çakradan dişil enerji, bedenin üst tarafında yer alan 5, 6, ve 7. çakralardan ise eril enerji gelir. Eril ve dişil enerjinin doğru çalışması da önemlidir zira çakraların doğru çalışması halinde eril ve dişil enerjilerimiz de dengede olacaktır ve 7 çakramız ile birlikte bedenimize yaşam enerjisini sağlayacaktır. Travmalarımız, kızgınlıklarımız, affedemediklerimiz, koşul ve şartlarımız, egomuz, hırsımız, kibrimiz ile ve çok şeyin başlangıcı olan yanlış düşünce kalıpları ile çakralarımızın çalışma sistemine olumsuz yönde etki edebiliriz. 

Düşünce özellikle önemlidir çünkü düşüncelerimizin her biri bir enerji formudur. Her olumsuz veya zararlı düşünce, enerji bedenimizde birikerek adeta çöp yaratır, bu çöpleri temizleyemediğimizde veya bırakamadığımızda azat edemediğimizde yani bizimle olmasına izin verdiğimiz sürece, çakralarımızın dengesini bozarız. Dengesi bozulan çakra önce yavaşlar, sonra ters dönmeye başlar, en sonda da kapanmaya kadar gidebilir. Kapanan her çakra ana  enerji kaynaklarımızdan mahrum kaldığımızın bir başka ifadesidir. Enerji kaynakları eksildikçe eksik olan çakraların görevlerini diğer çakralar yapmaya çalışır, bu da daha fazla efor demektir. Çalışmayan çakra sayısı arttıkça fiziksel bedende hastalık kaçınılmaz hale gelir. Bizler genelde herhangi bir duruma bir hastalığın sebep olduğunu düşünürüz, oysa hastalık bir sebep değil sonuçtur. Tedavi sürecinde, o sonuca nasıl gidildiğinin izinin sürülmesi ve o sürecin nasıl olduğunun keşfi sanılandan çok daha önemlidir.

Çakraları anlatırken, ilk üç çakranın madde dünya ile son üç çakranın ise ruhsal dünya ile ilgili olduğunu eklemeliyim. Ruhsal çakralarımızın titreşimi maddesel çakralarımızın titreşiminden daima daha hızlıdır.

Bedenimizde yer alan yedi ana enerji santralinin fiziksel ve ruhsal dünyada neleri ifade ettiğine bakalım ve ilk çakramız olan kök çakra ile başlayalım:

Kök Çakra (Topraklanma)

Sanskritçe karşılığı DESTEKtir.

Bedenimizde kuyruk sokumun bitiminde anüs ile cinsel organ arasında yer alır. Tayfta yer alan tüm renkleri içermekle beraber, yaydığı frekans aralığı kırmızı renk ile aynı aralıkta olduğundan kırmızı ile tasvir edilir.

Kök çakra bizi dünyaya, yerküreye bağlayan çakramızdır dolayısıyla dünyevi olan her şeyi temsil eder. Bir başka ifade ile fiziksel duyarlılığımız kök çakra ile yakından ilişkilidir. Bize canlılık veren, dünya ile ilişki kurmamızı sağlayan, fiziksel duyarlılığımızın bağlı olduğu çakradır. Toprak elementinin karşılığı olan kök çakra, yeme içme güvende olma gibi çok temel ihtiyaçlarımızı nasıl karşıladığımızla ilgilidir. Ayrıca hayatta kalma deneyimimizi nasıl yaşadığımızla da ilgilidir. Bedende; cinsel organ, anüs, bacaklar ayaklar, kasıklar ve kasıklardaki lenfler, siyatik sinir ağı kök çakradan beslenir. Güven, özgüven ve hayattaki zorluklara karşı duruşu temsil eder. Kök çakra yeterli ve doğru çalışmaz ise sinirli ve güvensiz hissederiz.

Sakral Çakra (Yaratıcılık)

Sankristçe karşılığı YAŞAM GÜCÜNÜN EVİ dir.

Hara ve cinsel çakra olarak da adlandırılır. Bedenimizde pelvis  ile göbek arasında, göbek deliğinin 3-4 parmak altında yer alır.  Tayfta yer alan tüm renkleri içermekle beraber, yaydığı frekans aralığı turuncu renk ile aynı aralıkta olduğundan turuncu ile tasvir edilir.

Sakral çakra duygusal tarvmaları karşıladığımız yer olduğu için duygusal bedenimizin efendisidir de diyebiliriz. İkinci çakra cinsel kimliğimizi tanımlarken, yaratıcılığımızın da merkezidir. Yaratıcılık ve yaratıcı enerji veren bölgemizdir. Çakra tıkandığı zaman en başta yaratıcı gücümüz, yaratıcılığımız tıkanır. Kızgınlık, hayal kırıklığı, içerleme gibi haller ikinci çakranın dengesini yitirdği durumlarda ortaya çıkar. Aşırı uyarılır ise de yönlendirici, saldırgan tavırlara yol açar. Kendimize karşı fazlasıyla toleranslı isek, yine sakral çakramızın dengesizliği sözkonusu demektir.

Deri, böbrekler, idrar torbası, dolaşım sistemi ve lenfatik sistem sakral çakradan beslenir. Ayrıca panreas, karın boşluğu, dalak, alt diyafram sakral çakra ile üçüncü çakra olan solar çakrası ile birlikte çalışır. 

Solar Çakra (Hazmetme)

Sankristçedeki anlamı GÖBEĞİN MÜCEVHERİ dir. 

Mide çakra olarak da adlandırılır. Bedenimizde göğüs kafesinin altında güneş sinir ağının ortasında yer alır. Tayfta yer alan tüm renkleri içermekle beraber, yaydığı frekans aralığı turuncu renk ile aynı aralıkta olduğundan sarı ile tasvir edilir.

Solar çakra bedenimizin “ben” olma merkezidir dolayısıyla ego kaynaklı davranışların da merkezidir. Yoğun bir şekilde egolar ve maddesel hisler burada temsil edilir, maddeyi kaybetme korkusu, stres, hırs ve dediğimiz gibi egosal yaklaşımlar bu çakranın dengesinin bozulmasının sonuçlarıdır. Dengesi  bozulduğunda, ikinci çakranın yaratıcı tanri egosu ile üçüncü çakranın egosal hali birleştiğinde kişiler üzerinde hakimiyet kurma isteğini arttırır. Diğer yandan işkolik, mükemmelliyetçi taraflarımız da yine bu çakranın dengesinin bozulmasının sonucudur. 

Ruhsal bağımızın olduğu gümüş kordon da burada yer aldığından üçüncü çakra kolay kolay kapanmaz. Yaşamsal bir çok organımızı besler, akciğer, mide, safra kesesi, kalınbarsak, karaciğer, pankreas gibi yaşamsal organlarımız bu çakra ile beslenir.

Kalp Çakra (Sevgi – Denge)

Kalp çakranın sankristçedeki anlamı YENİLMEZ dir. 

Bedenimizde göğsümüzün tam ortasında kalp hizasında bulunur. Tayfta yer alan tüm renkleri içermekle beraber, yaydığı frekans aralığı yeşil renk ile aynı aralıkta olduğundan yeşil ile tasvir edilir.

Kalp çakra ruhsallığımız ile fizikselliğimizin dengelendiği yerdir. Koşulsuz sevginin ve teslimiyetin yeridir. Travmalar karşısında koşul koyabilen kalp çakra, bu durumda kişinin kendini güvensiz hissetmesine sebep olur. Sezgilerimiz de bu çakra ile ilişkilidir, 6. çakranın edindiği bilgiyi sezgi olarak burada hissederiz. Koltuk altı lenfleri, kalp ve kan dolaşım sistemi, akciğerler, solunum sistemi, kollar ve ellerimiz bu çakra ile beslenir. Ayrıca boğaz çakra ile birlikte bağışıklık sistemini de kontrol ederler, merkezi timüstür.  

5.Boğaz Çakra (İfade)

Boğaz çakranın sankristçedeki anlamı SAF’tır.  

Bedenimizde boğaz seviyesinde yer alır. Tayfta yer alan tüm renkleri içermekle beraber, yaydığı frekans aralığı açık mavi renk ile aynı aralıkta olduğundan açık mavi ile tasvir edilir.

Az konuşmak da çok konuşmak da bu çakranın dengesini bozar. Boğaz çakra dengesini yitirdiğinde veya kapandığında kişi daha çok konuşur, doğru sözcüklerle ihtiyaçların doğru bir şekilde dile getirebilmesini ancak 6.çakra ile birlkte yapar. İletişimi kontrol eden çakradır ve gerçeği ifade eder. Ayrıca dengeli bir boğaz çakra, inancı, iç huzuru da temsil eder.  

Üst solunum yolları, tiroid, paratiroid, yutak, yemek borusu, solunum borusu, ses telleri, boyun lenfleri ağız diş çene ve boyun omurları bu çakra ile beslenir.

Alın Çakra (Farkındalık)

Alın çakranın sankristçedeki anlamı EMİR’dir, YÖNETİM’dir.  

Bedenimizde kaşlarımızın arasında yer alır. Tayfta yer alan tüm renkleri içermekle beraber, yaydığı frekans aralığı koyu laciverte yakın renk ile aynı aralıkta olduğundan lacivert ile tasvir edilir.

Alın çakra bedenimizin enerji algı merkezidir içsel donanım ve bilgimizi harekete geçirir. Üçüncü göz olarak da adlandıran çakra, uyanişa geçtiği zaman telepati ve bilinç yeteneklerinin gelişmesi ile gerçekten üçüncü bir göz gibi hareket eder. Bu çakranın yardımıyla, akıl, hafıza irade konsantrasyon durugörü ve gözünde canlandırma güçleri arttırılabilir. 

Alın çakra diğer çakralardan farklı olarak, alt çakralara ayrı ayrı rehberlik eder. Titreşimi ve yaydığı enerji oldukça yüksektir. İçsel görü merkezi olan bu çakramız, bilinçaltı, hafıza merkezi ve üst bilinç iletişim merkezidir. İçsel görüyü fizikselleştiren, eyleme geçiren ve denetleyen merkezimizdir.

Sinir sistemi ve motor sitemi, gözler, burun, kulaklar ve beyin bu çakra ile beslenir ayrıca bu çakra ile ilişki içinde bulunan iç salgı bezi hipofizdir. Kalp çakrası ile de arasında bir dolaşım vardır.

Tepe Çakra (Aydınlanma)

Tepe çakranın sankristçedeki anlamı BİNLERCE dir.  Bedenimizde başımızın tepe noktasında yer alır. Fiziksel bedenimizde yer alan sonuncu çakradır ve lotus çiçeği ile sembolize edilir. Tayfta yer alan tüm renkleri içermekle beraber, yaydığı frekans aralığı beyaz ve mor renk ile aynı aralıkta olduğundan beyaz veya mor ile tasvir edilir.

Tanrı çakrası olarak da anılan bu çakra, bizlere inanç mekanizması ve evrensel varoluşun bir parçası olduğumuzu hatırlatan enerjiler gönderir. Kısıtlanmamış bilincimizin, zaman-mekan ve sebep-sonuç ötesine geçmesini sağlar. Tanrısal bilincimizin ve birlik bilincimizin olduğu yerdir.