Gerek iş için olsun gerek sağlığınız için, gerekse de ülkeyi bataklığa sürüklemekte olan bir hükümetten ötürü; hayatta bazen dünyanın başka bir yerine taşınmayı gerektirecek zamanlar olur.

Ömrümün neredeyse tamamı Amerika’da geçti; ancak son günlerde ülkemde olan siyasi olaylar yüzünden bazı yerleri çok daha çekici bulmaya başladım. Mesela Kosta Rika’nın ordusu yok; avcılık faaliyetleri de yasaklanmış durumda üstelik. Öte yandan kültürü zengin bir şehir olan Berlin’de sayısız vegan restoranı var.

Ülkemizdeki sorunları gidermekten kaçınalım demiyorum elbet; fakat uçağa atlayıp kaçabilecek yerlere ihtiyaç duymanız halinde, işte aklınızda tutmak isteyeceğiniz 5 vegan dostu yer:

1. Montreal

New York’tan bir trenle gidilebilen bu Kanada şehri, taşınmak istemeyen; ancak Amerika’dan bıkmış insanlara pek çok fırsat sunuyor. Montreal’de çoğunlukla Fransızca konuşulsa bile, İngilizce konuşan biri de bu gelişmiş şehirde kendisini ifade edebilir. Daha iyi olan ne mi? Montreal’de bir sürü vegan restoranı var. Sushi Momo Restoranı size çok şirin vegan suşileri servis edecektir. Aynı zamanda bir başka vegan restoranı olan Aux Vivres’de ise siz ve gezgin arkadaşlarınız, hipster tarzı bir akşam yemeği atmosferinde, köfteden tutun da acılı kızartmalar, döner ve BLT sandviçlerine kadar her şeyi yiyebilirsiniz. Maalesef, rehber hayvanı olmaması halinde, evcil hayvanınızı trende yanınızda götüremezsiniz. Eğer yanınızda tüylü dostlarınız da olacaksa uçakla veya arabayla gidebilirsiniz.

2. Berlin

Berlin’in yaratıcı bir merkez olarak köklü bir tarihi vardır. Sanatta ve filmde birçok yeniliğin doğmuş olduğu yerdir. Şehir aynı zamanda çevresel konulardan başlayıp okul harçlarına veya hayvan haklarına kadar varan değişik konularda sesini yükselten aktivistlere de uzunca bir süre sahne olmuştur. Hayvan haklarının bu kadar üstüne titreyen bir şehir olarak Berlin size çok fazla vegan restoranı sunuyor. Bunların arasında vegan çörekçisinin yanı sıra, vegan ayakkabıları ve aksesuarları temin eden Aveso mekânları da var. Hazır oradayken, Amerika’daki sorunları çözmek namına “Amerikan Aktivizmi Yurtdışı Toplantısı”na da katılın. Belki bir gün Berlin’den dönmek istersiniz; ancak böylesine vegan dostu bir şehirde bir süre vakit geçirdikten, sonra temelli kalmayı da tercih edebilirsiniz.

3. Edinburgh

İskoçya’nın veganlara sunacağı; veganlar tarafından göz ardı edilemeyecek çok şeyi var. Aslında, çoğu insan bu ülkeyi Birleşik Krallık’taki en vegan dostu ülke olarak görüyor. Canınız baharatlı bir Hint yemeği veya bir pizza çekiyorsa bunların vegan versiyonunu Edinburgh’da bulabilirsiniz. Bu şehir, Edinburgh Uluslararası Festivali, Fringe ve Edinburgh Uluslararası Kitap Festivali gibi birçok harika festivale ev sahipliği yapmasıyla da meşhur.

4. Vienna

Viyana en muhteşem müzik türlerinden bazılarının ve Wolfgang Amadeus Mozart, Ludwig van Beethoven, Johannes Brahms, gibi devlerin doğum yeri. Ayrıca Gustay Mahler’de eserlerini burada ortaya çıkarttı. Kültürel zenginliği olan Viyana, aynı zamanda Gustav Klint’in meşhur tablosu “The Kiss”in sergilendiği Castle Belvedere gibi birkaç müzeye de sahip. Viyana sadece bir sanat başkenti değil; aynı zamanda bir vegan cennetidir. Şehir birçok vegan ve vegan dostu restorana ev sahipliği yapıyor. Buna Avusturya’da ilk Tayvanlı vegan restoranı olma özelliği taşıyan Vegetasia da dahil. Veganista’da ise hayvansal ürünler kullanılmadan üretilmiş dondurmalar var. Vegan kozmetik ürünlerini Fauna&Flora’da bulabilirsiniz. Dahası, eğer aşılı, mikroçipli ve belgeleri tamamsa; evcil hayvanınızı yanınıza almanızda hiçbir sakınca olmayacaktır.

5. Kosta Rika’nın tamamı

Göz alıcı yanardağları, yemyeşil ormanları ve muhteşem sahilleri ile son derece büyüleyici bir ülke olan Kosta Rika; veganlar için adeta bir tapınak niteliğinde: Sadece sebzeye dayalı yemek seçimleri sunduğundan değil; aynı zamanda çoğu veganın inanış tarzına uygun bir yaşam tarzı sunduğu için. Kosta Rika, tüm hayvan ve bitki türlerinin yüzde dördünü içinde barındıran ve bunların yüzlercesinin dünyanın başka bir yerinde görülemediği bir ülke olarak doğaseverlerin rüyasıdır. Hayal edilebileceği gibi, bu kadar yenilikçi değerlerin ve hayvan türünün bulunduğu bir ülkede çok fazla barınak ve kurtarma merkezi de mevcut. Buna, çok sevilen Sloth Barınağı da dahil. Kosta Rika’daki ilk sabahınızda, uluyan maymunlar evinizin yanındaki ağaçlara tırmanırken sesleriyle sizi uyandıracak olursa, hiç şaşırmayın.

Çeviri kaynağı: VegNews