Şu günlerde stresimizi harekete geçirecek tetikleyicilerle boğuşuyoruz. Dünyadaki, ülkemizdeki ya da ailemizdeki yürek burkan hikâyelerle huzuru bulmak zor gibi görünüyor. Bu zamanlarda kendimize sakin ol demek yeterli olmuyor. Rahatlamanın güvenli olduğunu sinir sistemimize kanıtlamak zorundayız.

Dharma Punx NYC‘de dharma eğitmeni olan Josh Korda, stresli dünyanın içinde kendini güvende hissetmenin yollarını sunmak için şu sıralar güvenli bir yer olan Lumeria Maui’deydi. Korda, güvenlik duygusu yaratma konusunda Budist öğreti ile psikanalitik teorinin ilginç bir birleşimini sunuyor. Korda’ya göre, “kendine sadece güvende olduğunu söyleyemezsin; bunu kanıtlamak da zorundasın.”

Güven duygusunu keşfetmek biyolojik bileşenle başlar ve ruhsal bileşenle devam eder:

Bir araç olarak nefes

Derin nefesler almak, uzunca bir süredir bir sakinleşme yöntemi olarak bilinmektedir. Korda, bu pratiği daha spesifik bir çerçeveye indirgiyor. Soluk almak soluk vermenin yarısıdır, tabii soluğu geri verdiğimiz takdirde. Korda’ya göre, parasempatik sinir sistemini harekete geçiren onuncu sinirimiz (vagus siniri) harekete geçirilir ve bu rahatlamamızı sağlar.

Nefes alış-veriş ritmi, hafızayı ve korkuları etkiliyorBeynin ve bedenin konuşması

Stresli bir beden bazı tepkiler verir: Ense diken diken olur, omuzlar gerilir, yüz kasları kasılır ve karın düğümlenir. Odaklanarak bu gergin tepkileri gevşetmeye başlayabiliriz.

Ensemizi rahatlatmak, omuzlarımızı düşürmek, yüz kaslarımızı rahat bırakmak ve nefesi yeniden kullanarak karnımızı rahatlatmak için programlıyız. Bedenimizin belli kısımlarının rahatlaması ve gevşemesi beyne her şeyin yolunda olduğu sinyalini gönderir.

Daha fazla işaret bul

Barbara Fredrickson‘ın pozitif duyguların yeniden eskisi gibi olabilme kapasitesi üzerine genişletme ve inşa etme teorisine dayanarak, çevremizde güvende olduğumuz yolu keşfetmeye programlıyız:

  • Çevrende neler oluyor fark et. Kuşlar orada şarkı mı söylüyor yoksa trafiğin ve konuşan insanların sesi mi? Bunlar kaosun uzak olduğunun habercisidir.
  • Bolluğun ve bereketin farkında olmak güvende olduğunu bilmenin bir diğer yoludur. Belki mutfağında akşam yemeğini hazırlamak için yeterli gıdan ve seni sıcak tutacak kıyafetlerin vardır. Refah, bütün gün etrafını saran en basit şeylerden olabilir.
  • İletişim güvenin en önemli işaretidir. Hayatta kalmamız birçok açıdan diğerleriyle olan iletişimimize bağlı. Yakın hissettiğiniz insanlarla buluşmak rahatlamanızı sağlar. Bir gün konuşmadığın birini bir anda arayabilir ya da ortak ilgi alanlarınızın olduğu bir gruba katılabilirsiniz. Buradaki önemli nokta iletişim ve bağlantı duygusunu geliştirmek.

Günlük olarak karşılaştığımız stres miktarıyla baş etmeye kapasitemiz yetmeyebilir. Bilgi istilasına karşı koyabilmek için, direncimizi geliştirmemiz ve gerektiğinde kendimizi sakinleştirmemiz gerekiyor. İşte o zaman inançlarımız için daha güçlü bir tutum takınabilme ve karşılaştığımız gerçek zorluklar sayesinde ayakta kalma şansına sahip olma konusunda daha iyi olabiliriz.

Kaynak: Spirituality Health