İyi bir müzik dinleyicisi olan ailesi sayesinde, müziğe olan ilgisini çocukluğunun ilk yıllarında keşfeden Bilge Su; ilk projesi “Yaralı” yı dinleyiciyle buluşturdu. Müzik eleştirmenleri ve dinleyiciden aldığı olumlu geri dönüşlerden sonra akustik versiyonuyla platformlarda yer alan “Yaralı” ya ve Bilge Su’nun müzik hayatında dair sohbet ettik…

“Müzik benim için; yalnız kalmama hali, şarkı söylemek ise kendimi ifade etme şeklim…”

Müziğe olan tutkun, çocukken ailenin müzik tutkusu sayesinde geliyor sanırım. Okul döneminde de ilerledi, fakat lise yıllarında orkestra ile ileri bir düzeye evrildi. Peki, sen çocukluğundan bugüne kadar müzikle olan bağını ve tutkunu hangi cümlelerle anlatırsın?

Ailem çok iyi bir müzik dinleyicisidir, bu durum müziğe ilgimin başlamasında çok etkili oldu. Özellikle ortaokuldan sonra her anıma, duygu durumuma bir şarkı eşlik etti benim. Açıp dinleyemesem bile zihnimin bir köşesinde müzik, hiç susmadan bana destek oldu. Müzik benim için; yalnız kalmama hali, şarkı söylemek ise kendimi ifade etme şeklim diyebilirim.

Daha iyi bir yola girmen de Süheyla Yengi’nin teşvikleriyle olmuş galiba. Süheyla Yengi’nin müzikal anlamda senin hayatında nasıl bir önemi var?

Süheyla Yengi bir insanın sahip olabileceği en iyi öğreticilerden biridir. Hayatı yeni yeni anlamaya başladığım bu yaşlarda yanımda olması ve bana kariyerime adımımda önerileriyle ışık olması çok değerli bir süreç. Müzikal anlamda ise bir sene ondan ses eğitimi aldım ve hem ses hem de tarzımı algılayabilmemde etkisi çok büyüktür.

Profesyonel kariyerine başlangıcını “Yaralı” şarkısı ile gerçekleştirdin. Sözü Suat Kavukluğu’na ve aranjesi Oğuz Çetiner’e ait şarkının. Bu şarkı ile yolunun kesişmesi nasıl gerçekleşti?

Kalbimin çok kırık olduğu ve ikinci şansa inanmaya ihtiyaç duyduğum bir dönemdi. Yaralı, ilk dinlediğim andan itibaren beni iyileştireceğine inandığım bir enerjiye sahip oldu. Şarkının sözleri ve bestesi nasıl hissettiğimi bana tekrar hatırlattı, sözlerindeki acı ve müziğindeki ritim bana aslında yaşadığım şeylere rağmen gücümü tekrar kazanma fırsatı verdi.

“En başından beri bir akustik versiyonun bu şarkıya yakışacağını düşünüyorduk.”

Her şarkının ‘akustik’ versiyonu olamıyor, ama “Yaralı” için çok hoş olmuş. Bu da büyük bir risk aslında. “Yaralı” nın akustik versiyonun gerçekleştirmeye nasıl karar verdiniz?

Aslında en başından beri bir akustik versiyonun bu şarkıya yakışacağını düşünüyorduk. Şarkının hüznünü akustik bir şekilde de ifade etmek istedik. Yaralı yayınlandıktan hemen sonra akustik çalışmalarımıza başladık, Oğuz Çetiner’in düzenlemesiyle akustik versiyonu bitirdik.  Bize kışın hüznünü hissettirdiği için Aralık ayında dinleyicimizle buluşturduk.

Yaralı’nın klipleri de oldukça hoş. Hareketli versiyonda; deniz kıyısında dans figürleri ile kimi zaman yüksekte kimi zaman sokakta olan sen varsın. Akustik versiyon, bir stüdyo ortamında geçiyor ve tam da akustik yapıya uygun. İki klibin de süreci nasıl ilerledi?

İlk klibimizi genç yönetmen Meltem Şentürk çekti. Karaköy civarında gece çekildi. İlk kamera deneyimimdi gayet keyif aldım. Akustik klibini Suat Kavukluoğlu ve Gökhan Kalan birlikte yönettiler. Zuhal Müzik stüdyolarında çekildi. Biz sade olmasını ve şarkının ruhunu yansıtması açısından hüzünlü olmasını tercih ettik. Ve tam istediğimiz gibi bir klip ortaya çıktı diyebilirim.

“Yaralı” ile ilgili hem hareketli hem de akustik versiyonlardan nasıl geri dönüşler aldın?

Genel olarak iyi geri dönüşler aldım. Şarkımızı insanların sevmesi ve beğenmesi benim için çok önemliydi. Müzik eleştirmenlerinin olumlu dönüşleri bizleri çok mutlu etti.

“Adele’i, dinlerken yaşadığı hüzün ve onu anlatışı… Adeta onun yaşadıklarını yaşamışım gibi hissediyorum.”  

İlham aldığın şarkıcı olarak “Adele” i söylemişsin. Adele i dinlerken neler hissediyorsun ve onunla aranda nasıl bir bağ olduğunu düşünüyorsun?

Adele, bence yaşadığı şeyleri çekinmeden paylaşan özgün ve güçlü bir sanatçı. Ben bir sanatçının içinde olduğu durumu anlatmasından çok keyif alıyorum. Yeni bir şarkısı çıktığından bakalım neler yaşamış diye dinleyebilmek beni mutlu ediyor. Adele dinlerken yaşadığı hüzün ve onu anlatışı… Adeta onun yaşadıklarını yaşamışım gibi hissediyorum.  Adele sanatın dış görünüşle ilgili değil sanatçının yeteneğiyle ilgili olduğunu dünyaya göstermiş bir kadın. Onun güçlü duruşu ve özgüveni bana bu yola çıkarken ilham oldu. Onunla ortak yönlerimiz olduğunu bilmek müzikal ve genel anlamda bana güç veriyor. Aynı gün doğmuş olmamız da cabası…

Adele’nin en çok sevdiğin şarkısı hangisi? Hangi şarkılarını söyleyebiliyorsun?

En sevdiğim şarkısı Turning Tables. Söylemekten en keyif aldığım şarkıları ise; Chasing Pavements ve When We Were Young…

‘Hayatımın şarkısı’ dediğin ve ya senin için ayrıksı olan ve ‘Söylerken çok mutlu oluyorum’ dediğin bir şarkı var mı?

Son dört senedir durmadan sıkılmadan bana eşlik eden bir şarkı var,o da:  “Sezen Aksu- Kaybedenler”…  Söylerken gerçekten kendimi çok özgür hissettiğim ve çok sevdiğim bir şarkıdır.

Bilge Su’dan 5 kişilik bir müzik grubu kurmasını isteselerdi, bu grupta yerli-yabancı ayrımı olmaksızın hangi müzisyenler olurdu?

Tuluğ Tırpan, Cenk Erdoğan, Murat Çopur, Mark Ronson, David Garrett

Müzikal kariyerinde nasıl hedeflerin var? Yeni projelerin neler?

Kariyerimin çok başındayım ama hedefim çok üretip, çok paylaşmak. Acılara, mutluluklara ortak olabilecek şarkılar üretmek istiyorum. İkinci şarkımıza başladık yakın bir zamanda sizlerle buluşturacağız. Çok teşekkür ederim.