Kelimelerin ve dilin, yaşamımızın birçok alanını şekillendirdiğini hepimiz biliyoruz. Bu şekillendiriş bazen doğrudan bazen dolaylı şekillerde gerçekleşiyor. Konu toplumsal cinsiyet rolleri olunca dilin önemi çok keskin ve radikal biçimde artıyor. Türkçe gibi bir dili konuştuğumuzdan, “ikili cinsiyet” yargısının dil kalıpları ile yaşamıyoruz, ama birçok ülke bu kalıplar altında yaşamakta ve ikili cinsiyet kalıplarının dışında kalan bireyler bunun derdini yaşamlarının büyük bir kısmında çekmekte.

LGBTİ+ çevresinde; cinsiyet, yönelim, tercih vb. kavramların her gün gelişen terimlerini öğrenmek, toplumun bize başka bir seçenek tanımadığı normatif yargılardan ve bu yargıların keskin sınırlar içerisinde oluşturduğu sahte yaşantılardan sıyrılmamız için gerekli ve önemlidir. Kelimelerin gücü tek cinsel kimliğimizi tanımlama yolunda değil, toplumsal cinsiyet kalıplarını kırma ve cinsel devrimin önünü açma yolunda, toplumsal ve bilişsel evrimimizde de önemli bir rol oynamaktadır. Bu süreçte gerek toplumda gerek LGBTİ+ topluluklarda bilinmeyi bekleyen birçok kelime mevcut.

İşte bu kelimelerden birisi Cisseksistlik.

Bu kelimeyi ilk defa 11 Haziran 1940 doğumlu Alman sosyolog, hekim ve seksolojist Volmar Sigusch kullandı. 1998 yılındaki “The Neosexual Revolution” adlı makalesinde, 1991’de yazdığı “Die Transsexuellen und unser nosompher Blick” (Transseksüeller ve nosomorfik görünüm) adlı makalesinin, terimin kökeni olduğuna değinir. Aynı zamanda bu terimi, “Transsexueller Wunsch und zissexuelle Abwehr” (“Transseksüel arzu ve ciseksüel savunma”) başlıklı bir makalede kullandı.

Cisseksistlikten bahsetmeden önce, başka bir kavram olan Cisgender’a bakalım; Cisgender, cinsel kimliği doğuşuyla birlikte ona atanmış olan cinsiyet ile aynı olan insanlar için kullanılan bir terimdir.

“Transgender”ın tersidir. Terim, trans bireyleri yabancılaştırmadan “transseksüel olmayan” kişilere atıfta bulunmak için yaratılmıştır. Örneğin, doktor, doğan bebeği bir kadın olarak ilan ederse, ve doğan insan, ileride kadın olmaktan mutluluk duyarsa ve yaşamına aynı şekilde devam ederse o zaman cisgender’dır. Türkçede bu terim yerine genelde “natrans” terimi kullanılır.

Cisseksizm ise bir cinsiyetçilik biçimidir. Cisseksizm, cisgender olmayan insanlara karşı önyargı ve ayrımcılıktır, cisgender olmayan bireylerin doğuştan “aşağıda” ve “değersiz” olduğu, cisgender’ın “normal” olan olduğu inancı ve bu inanç çerçevesinde gelişen pratiklerdir. Cisseksizm, kişinin kendini hissediş ve ifade edişine yönelik, bilinçli ya da bilinçsiz şekillerde gelişebilir. Yalnızca cinsiyetçi insanların normal ve doğru bulduğu bir düşünce şeklidir, tüm trans bireyler için ve “erkek/kadın” ile sınırlı cinsiyet anlayışı dışında anatomik özeliklere sahip diğer herkes için yaralayıcıdır. Cisseksizm, “transfobi” ve “transmisogny” terimleri ile yakından ilişkilidir, ancak birbirlerinden farklıdır. Trans deneyiminin “yanlışlığı”ndan ziyade cisgender deneyiminin “doğruluğuna” odaklanır ve genellikle cisgender olmayan insanlara karşı daha ince önyargı ve ayrımcılığa gönderme yapmak için kullanılır. Bağnazlık eylemlerine başvurmak için kullanılma eğilimindedir. Transfobi ise daha çok nefret ve iğrenme hislerine değinen bir terimdir. Bununla birlikte, terimler bazen birbirinin yerine kullanılma ve önemli ölçüde üst üste gelme eğilimindedir.

Cisseksistlik, genelde bilinçsiz yapılıyor ise bir “hata” formunu alır, cisgender bireylerden farklı insanların da var olduğunu unutmaktan doğan bir çeşit ön yargı veya peşin hüküm halidir. Örneğin, cinsel sağlık araştırmaları genelde kadınların ya da erkeklerin farklı ve belirli cinsel organlara sahip olduğu fikriyle ilerler. Böylece bu araştırmalar bu kuralın istisnaları olan transseksüel, interseks vb. bireyler için büyük bir fiyaskodur. Bu araştırmacıların ve bilim insanlarının çoğu aslında zaten evrensellikten haberdardırlar ve hiçbir insanı araştırmalarının dışında bırakmak istemezler, sadece bu alandaki algıları ve bilgileri yetersizdir ve bu alanda onlara öğretilenlerden fazlasını bilmiyorlar ya da unutuyorlardır. Verdiğim örnekte bu aslında kötü niyet içermeyen bir hatadan ibaret, ama sorun çıkartabilen ve zarar verebilecek olan bir hata.

Cisseksizm’e daha birçok örnek verilebilir. Cinsiyet geçişli trans kimliklerinin kültürel düzeydeki baskısının birçok şekli, cisseksizmdir.  Cisseksizmden kaynaklanan ve destek veren diğer kültürel düzey normlar şunlardır: sadece erkek ve dişi zamirleri olan diller; Kadınların banyosuna penisli kadınlara izin vermeyen banyolar; gebe kalabilecek tek insanın kadın olduğu varsayımı ve tüm kadınların hamile kalması; Kötüye kullanılan dilin normalleştirilmesi, translara karşı fiziksel şiddet…

Referanslar:
https://nonbinary.miraheze.org/wiki/Cissexism
https://en.wikipedia.org/wiki/Cisgender
http://sjwiki.org/wiki/Cissexism