Dünya üzerinde insandan sonra en akıllı canlı türüdür yunuslar. Aynada kendilerini tanımaları, insanlarla iletişimleri, masumlukları, zekaları, intiharları… The Cove ile birlikte onların hikâyesine şahit olacaksınız.

Bu masumluk ve zeka, girişimci diyebileceğimiz para bağımlılarının gözünden kaçmamıştır. 1860’lardan bu yana sektörleşen dolphinariumlar (yunus akvaryumları) yaygınlaşmıştır (Ülkemizde de bunlardan bulunmaktadır). Sektörün beyaz perdeye kayması ile çoğumuzun bildiği o masum Flipper ile yunuslar, ekranlara taşınmıştır. İşte Koy’un (The Cove) hikâyesi de burada başlar.

O yıllarda Flipper’ın eğitmenliğini yapan Richard O’Barry, daha sonraları ne kadar büyük bir yanlışın içinde olduğunun farkına varmıştır. Beş tane Flipper’ı eğiten O’Barry, yunusun kollarında intihar etmesiyle bu sektörden kopmuştur. Yunusların eğitilmek istemediklerini kendilerini intihara sürüklediklerini fark eden O’Barry, yunus gösterilerine ve katliamlarına karşı savaş başlatmıştır. O’Barry dünyanın birçok yerinde yunus ve balina katliamlarına dur demek için eylemler gerçekleştirmiştir. Hapse atılmış, kara listeye girmiş, tartaklanmış fakat pes etmemiştir. Bu mücadelesini daha büyük kitlelere duyurmak için çektiği Koy ile en iyi belgesel film dalında Oscar alan O’Barry, katliamların gerçekliğini bütün dünyaya göstermiştir.

The-Cove

Katliamların adresi: Taiji Koyu

Dünya balık ticareti denildiği zaman akla ilk gelen ülke Japonyadır. Japonya’daki yunus katliamının adresi ise Taiji Koyu. Belgeselimizin geçtiği yer. O’Barry, Taiji “kanlı koyu” çekimleriyle insanların ne denli vahşi olabileceklerini gözler önüne sermektedir. Para için yapılan katliam insanlık dışıdır. Belgesel boyunca izleyeceğiniz balıkçıların O’Brarry ve ekibine karşı olan sert tutumları, polisin sürekli takibi, koy boyunca asılan çekim yasak tabelaları aslında Japonların işledikleri bu insanlık suçunun farkında olduklarını ve gizlemeye çalıştıklarını göstermektedir. Taiji koyunda sergilenen vahşetin bir insanlık ayıbı olduğu tartışılamaz. Bu insanlık ayıbını örtmek için doğal bir kale olan koy tam bir kapalı kutudur. Girişi dar ve etrafı yüksek tepelerle çevrili olan koyda sadece 2007 yılında bin 600’den fazla yunus katledilmiş veya yakalanmıştır.

Taiji Köyü

Belgesel amatör çekimleri ile bir aktivistin bakış açısını bizlere sunmaktadır. O’Barry ve arkadaşlarının Taiji’ye gelişleri, planlamaları ve göz hapsine alınmaları ile başlayan Koy, dünyada ki yunusların eğlence ve et sektöründeki yerlerini ve Taiji’nin bu sektördeki payını bizlere göstermektedir. Aktivistlerin gizli kameralarla çektikleri ilk görüntülerde Japon balıkçıların ne denli sert tepkiler verdiklerini görüyoruz. Daha sonrasında planları doğrultusunda geceleyin koya gelip tepelere kayalar şeklinde gizli kameralar yerleştiren aktivistler bu vahşeti kaydetmeyi başarmışlardır. Koy acımasızlığın boyutlarını bu görüntüler sayesinde dünyaya duyurmuştur. İzleyecek olanlar için belgeselden daha fazla detay vermemek yerinde olacak. Bu başarılı çalışma ile yunus ve balina katliamlarına dur demek için farkındalık yaratan O’Barry ve aktivist arkadaşlarına bir teşekkür borçluyuz. İnsanların diğer canlı türlerine saygı duyacağı bir dünya dileğiyle…