San Francisco’daki yeni “teknolojisiz” alanlarında telefon kullanıyorsanız, her an bir (tepki) ceza almaya hazır olun.

San Francisco parklarının belirli işaret levhalarının yanından geçerken, park kuralları kapsamında yeni bir şey görebilirsiniz: Piknikte akıllı telefon ya da tablet kullanan kişiler yakalandığında cezalarını listeleyen bir “teknoloji giremez” işareti.

Hayır, bu doğru değil. Fakat fotoğrafçı Ivan Cash, bu işaret levhalarının olabildiğince resmi olmasını istedi. “Emir veren bir tonla uygulanarak, parka gelenler, ciddi bir şekilde işaretlerin anlamlarını ve imalarını düşünmeye zorlanmalıdır” diyor Cash. “Bu, gerçekten yasal mı?” sorusunun birkaç haftalık işaret levhalarının ilk kurulumu sırasında oluşan anlam kargaşası basit bir el yapımı işaret levhası ya da el ilanı olsa bile tartışmayı fitilledi.

Şimdilerde San Francisco, şehir etrafında 30 park ve plazadan daha fazlasına ücretsiz wi-fi teklifi sunuyor. Cash, bunu hemen kötü bir şey olarak düşünmezken, insanların arkadaşlarıyla konuşmak ya da modern dünyadan kurtularak bir nebze de olsa nefes almak için tasarlanan yeşil alanda arkadaşlarıyla zaman geçirmek fikrine karşılık, bu fikrin onları dijital aletlere çekmek istediğini az da olsa düşünmeye başlayabilecekleri umudunda.

“Bu, tamamen bir denge meselesi ve bir yansıma” şeklinde konuşan Cash sözlerine “Bazen parkta telefonumu kullandığım için tamamen suçluyum fakat genellikle kullandığım zamanlarda teknolojinin bize en acı hediyelerinden biri olan otomatikleşmiş cevaplar vermektense bilinçli olmayı deniyorum. Bu proje, tartışmayı devam ettirmenin tek yolu” diye devam etmekte.

İşaret levhalarının ilk dizisi hemen gözden düştü ama yine de sanatçılar mümkün olan birçok teknoloji bağımlısı San Francisco sakinine ulaşma umuduyla yine de daha fazlasını yapacak.

“Umarım, bu işaretler insanların yüzlerinde bir gülümseme bırakır. Umarım, teknolojinin hayatlarımızda ve çevremizde ne rol oynadığını bilmek adına bu tartışma bir kıvılcım oluşturur. Umarım, bu işaretler teknoloji hakkında daha gerçekçi düşünmemiz için bize bir ruh verir ve haftada bir gün olsa bile telefonlarımızı evde bırakabiliriz. Bunu yapamasak bile, bir tiyatro ya da sinemaya gittiğimiz sırada telefonumuzu kontrol etmemize direnmek için bir istek uyandırır. Bir uçak yolculuğu yaparken, kırmızı ışıkta dururken, sabah uyandığımızda ya da bir park bankında otururken teknolojinin açlığını hissetmeyiz, umarım. Aksi halde, bu yazıyı okumak boşuna” diye sözlerini bitiriyor Cash.

Fotoğraflar: Ben Von Wong
Kaynak: Fast Company