Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, “Türkiye Çöpünü Dönüştürüyor!” projesi kapsamında düzenlediği anket sonucunda, Türkiye’nin çöp haritasını çıkarttı. Anketi 61 belediye ve toplam 30 belediyeyi temsil eden katı atık birlikleri doldurdu.

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen, Sivil Toplum Diyaloğu IV Programı dahilinde yürütülen “Türkiye Çöpünü Dönüştürüyor!” projesi, bakanlıkların, belediyelerin ve diğer kamu kuruluşlarının ortak çalışmalarını gözeterek büyük ölçekli kompost üretimi hakkında bilgi ve deneyim aktarmayı hedefliyor. Proje, Buğday Derneği’nin öncülüğünde, Sürdürülebilir Kaynak Yönetimi ve Geri Dönüşüm için Kentler ve Bölgeler Birliği (ACR+) ortaklığında yürütülüyor.

Hem 5491 sayılı Çevre Kanunu’nda hem de 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nda ilgili maddeler, “Büyükşehir Belediyeleri ve Belediyeler’in evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak ve işletmekle yükümlü” olduklarının belirtilmesine rağmen, belediyelerin bu kanunlara uymayışının ya da kurulan tesislerin işletilemeyiş nedenleri ve çözüm için gereken sonuçlar ile yüzde 34 gibi oldukça yüksek bir orana ulaşan vahşi depolama gibi, Türkiye’nin çöp işleme sistemindeki veriler de açıklanıyor. Anket sonucu yayınlanan rapor ise, aynı zamanda Türkiye’de çöpe bakışı, kullanım alışkanlıklarını ve Belediyeler’in atıklara yönelik çalışmalarının da ne durumda olduğunu gösteriyor. Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

İnorganik (kompostlanamayan) atıklar yüzde 20’yi geçmiyor

61’i doğrudan belediyeler tarafından, 3’ü de toplam 30 belediyeyi temsilen belediye katı atık yönetim birlikleri tarafından doldurulan ankete göre; ayrı toplanan veya tesislerde ayrılarak geri dönüşüm tesislerine gönderilen inorganik atıkların toplanan tüm katı atıklara oranı yüzde 20’yi geçmiyor. Ortalama olarak, tüm katı atıkların yüzde 5-10’u geri dönüştürülüyor. Kompostlaştırma ise belediyelerin yalnızca yüzde 11’inde ve çöpün düşük bir kısmını komposta dönüştüren pilot projelerle uygulanıyor.

Proje faaliyetleri:

*Yürütülen projede Belediyelerin organik katı atık yönetimi hakkında güncel bir tablo oluşturmak amacıyla ulusal ölçekte bir ihtiyaç analiz anketi hazırlanarak, Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesindeki belediyeler ile paylaşıldı ve çöp toplama/işleme/bertaraf sistemleri ile mali koşullara odaklanarak, Türkiye’nin genel kompost potansiyelini ortaya çıkarması amaçlandı. Anketi dolduran belediyeler arasından, kompost tesisi kurmaya en yatkın olan 21 belediye seçilerek, Avrupa Birliği’ndeki en etkin kompost işleme tesislerini ziyaret etmek üzere Avrupa şehirlerine götürülecek. Kırsalda kompost, Turizmde kompost ve Şehirde kompost olarak üç gruba ayrılan ekiplerden, Kırsalda kompost ekibi; 15-18 Kasım arasında, Şanlıurfa Büyükşehir, Kayseri Büyükşehir, Burdur, Mersin-Mezitli, Nevşehir-Derinkuyu, Giresun-Görele Belediyeleri ile Tunceli (DERKAB) Katı Atık Yönetim Birliği temsilcilerinden oluştu ve İtalya’daki kırsal kompost örneklerini incelemek üzere Buğday Derneği ekibiyle birlikte Torino’da bulundu.

*Proje kapsamında belediyelere yönelik bir kompost rehberi hazırlanacak.

*12 Ocak 2017 tarihinde, Kadir Has Üniversitesi’nde ücretsiz, halka açık bir konferans düzenlenecektir.

Türkiye’deki faal, kapalı veya planlama aşamasındaki kompost tesisleri.
Türkiye’deki faal, kapalı veya planlama aşamasındaki kompost tesisleri.

Anket toplam 100 bin kişiye ulaştırıldı

Anket, Buğday’ın geniş iletişim ağı sayesinde, sosyal medya üzerinden 100 bin kişiye ulaştırıldı. Dahası, tüm büyükşehir belediyelerine ve daha önce kompost tesisi kurmuş, kompost tesisi kapanmış ve halen çalışmakta olan belediyelere telefon yoluyla ulaşılarak anket hakkında bilgilendirme yapıldı. Sonuç olarak anket toplam 61 belediye ve 3’ü de toplam 30 belediyeyi temsilen belediye katı atık yönetim birlikleri tarafından dolduruldu.

En önemli hedef; kaynağında ayrıştırma!

Sanayileşmiş ülkelerle kıyaslandığından son derece büyük olan bu rakam, Türkiye’deki kompost potansiyelinin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Rapor aynı zamanda, düzenlenen anket sayesinde; Türkiye’de, çoğunluğun geleneksel hayat biçimlerini, şehirleşme ve modern tüketim alışkanlıkları nedeniyle büyük bir hızla kaybetmekte olsa da evde yemek yapma alışkanlıklarının hâlâ devam ettiğini ve paketlenmiş ürünlere talebin daha az olduğunun da göstergesi. Evlerden çıkan katı atıklardaki organik madde miktarı %50-60. Dolayısıyla rapor, Türkiye’de çöp içeriği, kullanım alışkanlıkları ve yaşam biçimine dair verileri de gözler önüne seriyor.

Anketten çıkan istatistik sonuçları:

*Belediyenin bir katı atık eylem planı var mı?
%59.4’ü Hayır, %40.6 Evet

*Çöpler nasıl toplanıyor?
%43.8 ”Taşeron tarafından toplanıyor.”
%28.1 ”Taşeron da Belediye de topluyor”
%28.1 ”Belediye’nin çöp toplama olanakları var.”

*Geri dönüştürülebilir atıklar ayrı toplanıyor mu?
%18.8 Hayır, %81.3 Evet

*Kağıt, cam, plastik, metal gibi geri dönüştürülebilir atıklar için ayrı toplama noktaları ve kutuları var mı?
%17.2 Hayır, %82.8 Evet

*Bu atıklar geri dönüştürülüyor mu?
%21.9 Hayır, %78.1 Evet

*Organik atıklar ayrı toplanıyor mu?
%89.1 Hayır, %10.9 Evet

*Park ve bahçelerin atıkları ayrı toplanıyor mu?
%53.1 Hayır, %46.9 Evet

*Büyük ticari işletmeler, AVMler ve oteller için ayrı bir çöp toplama sistemi var mı?
%35.9 Evet, %64.1 Hayır

Anket sonuçları kompostun yaygınlaşmamasının sebebleri olarak,

*Belediyelerin sorumluluk alanları ve yükümlülüklerinin dağılımındaki karışıklık: Çöp toplama/işleme/bertaraf yükümlülüğünü yürüten çok fazla kurum olması ve bunların sorumluluk sahalarının net bir şekilde çizilmemesi, Türkiye’de kurulacak kompost tesislerinin önünde bürokratik bir engel oluşturmaktadır.

*Mali engeller: Belediyelerin yaklaşımı, öncelikli olarak mali koşullara göre şekillenmektedir. Önerilen bir kompost tesisinin ekonomik faydası veya baskısı, genelde ekolojik ve çevre boyutunun önüne geçmektedir.

*Siyasi nedenler: Türkiye’de belediyeler siyasi partilerden seçilmektedir ve seçimler dört yılda bir yapılmaktadır. Kompost tesisleri orta-uzun dönemde etkisi görülen yatırımlar olduğundan, belediyeler kısa vadeli yatırımlara yönelebiliyorlar.

*Tecrübe, bilgi, uzman eksikliği ve işletilmeyen tesislerin kötü şöhreti: İnşa edilen tesislerin büyük bir kısmı kısa ömürlü olmuştur. Bunun nedeni, uzmanlık gerektiren konularda bilgi ve deneyim eksikliğinin yanı sıra, yeterli fizibilite çalışmalarının zamanında yapılmamasıdır.

*Bilgili ve farkındalığı yüksek kitle oluşturmak: Bu konuda eğitim faaliyetleri yürütülüyor olsa bile, vurdumduymazlık ve önyargılar, olumlu sonuçlar alınmasını büyük ölçüde engellediği görülmüştür.

*Küçük ölçekli kompost girişimlerinin teşvik edilmesi: Büyük ölçekli tesislerin inşası mali nedenlerden ötürü mümkün değilse, yerel yönetimler bu konuyu destekleyebilir, kompost kovaları dağıtarak eğitimler düzenleyebilir, bahçelerde ve balkonlarda kompost yapmayı teşvik edebilir.

*Türkiye’deki enerji kaynaklarının yetersizliği: Bazı bölgelerde, enerji üretmek kompost üretmekten daha avantajlıdır. Bu nedenle belediyeler, ürettiği metan gazını elektriğe dönüştürebilen anaerob fermentasyon tesislerini tercih etmeleri gibi konu başlıkları, anket sonucuna göre kompostun yaygınlaşmamasının sebepleri olarak gözükmektedir.

Türkiye’de büyük ölçekli kompost üretim potansiyelini ortaya çıkarmak için atılması gereken adımlar ise şöyle sıralanmıştır;

*Bilgi/farkındalık: Hem genel halk hem de kamu çalışanları, atıkları kaynağında ayırmanın faydaları ile kompost yapmanın ekolojik ve ekonomik getirileri hakkında bilgilendirilmelidir. Örneğin, organik atıkları geri dönüştürülebilir ve zehirli atıklardan evde ayırmak, var olan entegre katı atık tesislerinin kompost üretim verimini ciddi oranda arttıracak, atığın zirai amaçlarla kullanılabilecek ekonomik bir ürüne dönüşmesini sağlayacaktır.

*Fonlama: belediyeler, mali kaynakların nasıl yaratılabileceği hakkında bilgilendirilmeli ve yönlendirilmelidir.

*Eğitim/kapasite geliştirme: teknik uzmanlık, ekipman ve personel açığı kapatılmalıdır.

*Ağ oluşturmak/yasal düzenlemeler: bürokratik engel ve gecikmelerin nasıl ortadan kaldırılacağı tartışılmalıdır. Örneğin, bu alanda başarılı belediyeler ve belediye birliklerinin tecrübelerini aktarabileceği platformlar oluşturulabilir.

Buğday Derneği anket sonucunda, her belediyenin ihtiyacının birbirinden farklı olduğundan yola çıkarak; katılımcı belediyeler, atık toplama sistemleri, atığın içindeki organik madde muhteviyatı, atık işleme seçenekleri ve genel kompost potansiyeline göre “kentsel”, “kırsal” ve “turizm” olarak sınıflandırmış ve belediyeleri bu sınıflandırmaya göre projeye dahil etmiştir.