İzmir’e kasvet kışın değil yazın çöker. Sıcaklar bastı mı şehrin havası sanki gaz halinden plazma haline geçmişçesine ağırlaşır. Caddeler insan kabul etmezcesine kavrulur. Kimse öğlen sıcağında yolda yürümekten mutlu değildir. Cuma akşamüstü dediğin an şehir boşalır, herkes yazlık yerlere doğru yol alır. Kışın ilk habercisi sonbahar akşamları gelip çattığında, şehir yaşamı tekrar hareketlenmeye başlar. Havaların serinlemesi, İzmir eğlence hayatı için baharın gelişi gibidir ve bu şehirde underground müzik birlikteliklerinde tabiri caizse sessiz bir Nevruz gibi kutlanır.

İzmir çıkışlı ve geçmiş yıllarda bir çok başarılı etkinliğin üstesinden gelen Psy Potion organizasyon ekibi, indoor sezonuna merhaba demek için bu sonbaharda da hepimizi yılın ilk underground elektronik müzik etkinliğinde buluşturuyor.

Etkinlik, kendi gibi underground bir lokasyonda 7 Ekim Cumartesi akşamı Kaynaklar’da gerçekleşecek. Sahnenin kurulacağı kapalı alanı Stardust renklendirirken, hala açık havada durulabiliyorken bunun tadını çıkarmak isteyenlere, geniş bir orman manzarası ve ateş şovuyla Sound of Fire eşlik edecek.

Line-up’ta birçok psychedelic parti ve festivalden tanıdığımız Berkerser, Vortex Z, Tolgoa ve Malkuth Türk Djler olarak yer alacak.Forest müziğin sevilen prodüktörü Mhakavaya’da gecenin ritmine müziğiyle yön vermek için bizimle olacak isimlerden. Magic Dark ve Amin Mirzaei ise geceye pilotluk yapmak için İran’dan geliyorlar.

Servis saatleri, yol tarifi gibi her türlü detaylı bilgiye etkinliğin facebook event sayfasından ulaşabilirsiniz. Psy Potion ekibi bilet fiyatlarını oldukça makul tutarak Choreophilia’nın birlikte eğlenmek isteyen güzel çocuklardan bir davet olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Yaptığı işi seven insanların eserleri her zaman harikadır. Güz sezonuna neşeli bir başlangıç için; cumartesi akşamı ormanın arındıran havasında, müziğin kozmik tınılarında görüşmek üzere diyor ve “Kimdir bu Psy Potion?” diyenler için, cevabı facebook sayfalarının hikâyemiz kısmında buluyoruz:

“Hepimiz en az bir kere de olsa yeryüzünün bir ucunda yıldızlara bakıp içimizdeki hazır coşkunun nedenini merak etmişizdir.

Büyük bir sevgi besliyoruz ağaçlara karşı…

Çünkü aynı şeyleriz aslında…

Bizimle tartışmayı akıllarından bile geçirmeyen köpekleri okşuyor, yabani çiçeklerle konuşuyoruz…

Yani aslında bir kovanda bin arıyız biz…

O arı ülkesinde nefesi şarap kokan evlatlarız; birlikte yiyip, içip, oynamak için.

Hep sarhoş olmalı. Her şey bunda ama neyle?

Şarapla, şiirle, müzikle, dansla ya da erdemle, nasıl isterseniz.

Ama sarhoş olun…

Belki bir gün çıkardığımız kutsal dalgalar insanlığı kurtaracak.

Belki bir gün bu dünya sırt çantalarıyla gezip tozan insanlarla dolup taşacak..”