Vegan yaşam, dünyadaki tüm hissedebilen canlıların adaletli bir şekilde yaşamalarına ortam hazırlar. Ayrıca, dünyadaki açlıkla mücadelede, ekolojik dengenin korunmasında, israf kültürünün ortadan kalkmasında, bizi sürekli bir tüketim çarkının içine çekmeye çalışan sistemle ancak bu şekilde mücadele ederiz.

Tüm bunların yanında veganlık, sağlıklı bir yaşamın oluşturulmasında oldukça önemli bir yer tutar. Bilimsel çalışmaların da ortaya koyduğu gibi bizler sağlıklı beslenmek için hayvanları öldürmek, salgılarını (süt, yoğurt vb.) tüketmek zorunda değiliz. Toprağın bize verdiklerindeki mucizeleri görebilmek için sadece araştırmak gerekiyor. Topraktan beslenmekten ne kadar uzaklaşırsak, betonlar arasında ne kadar yaşarsak o kadar hasta oluyoruz, genlerimiz bozuluyor.

Bizler vegan yaşamı benimserken en çok da sevdiklerimize bunu anlatmalıyız. Çünkü, nasıl ki hırsızlık yapmak, birinden bir şey çalmak, hak gaspı kötü bir şeyse hayvanları öldürmek ya da sömürmek de o derece yanlış. İnsan, hiçbir hissedebilen canlıya zarar vermeden, onun haklarını gasp etmeden iyi bir şekilde yaşayabilir. Bu evrende sadece insanlar olarak var olduğumuzu düşünüyorsak yanılıyoruz, bizler evrende her canlı ya da cansız nesne gibi bir “şey”iz.

Vegan yaşam bir tercih değildir. Herkesin sorumluluğudur. Nasıl ki insan öldüren birine bu “onun tercihi” demiyorsak hayvanları o ya da bu (Avcılık, gıda (?) endüstrisi, eğlence, günlük kullanım, giyim, ulaşım vb.) sebeple zarar verenlere de “kendi tercihleri” diyemeyiz.

Bilinçle uygulanan bir vegan yaşam hayvanlara, doğaya, bedene, zihne, sevdiklerinize ve kendinize yapabileceğiniz en iyi şeydir.

1,5 yaşındaki çocuklarını vegan besleyen bir aile ile gerçekleştirdiğimiz bu röportaj, aslında doğru uygulanan bir vegan beslenmenin tüm yaş gruplarındaki sağlık faydalarını paylaşmak için yapıldı.

Vegan beslenmeye ne zaman ve nasıl başladınız?

Yaklaşık 3 yıldır veganız.

1,5 yaşında bir çocuğunuz var. Ailecek vegan mı besleniyorsunuz?

Evet. Gebeliğimde ve öncesinde de vegan besleniyordum. Emziklilik dönemimde de vegan besleniyorum. Çocuğumu da vegan besliyorum.

Vegan çocuklarla ilgili yapılan çalışmalar doğru uygulanan vegan beslenmenin çocuklar için de sağlıklı olduğunu ortaya koyuyor. Hatta, bu çocuklarda besinsel eksiklikler görülmüyor. Peki, eşinle çocuğunuzu vegan beslerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Dengeli beslenmesine dikkat etmeye çalışıyoruz. Gelişim dönemindeki yüksek protein, vitamin ihtiyacını düşünerek sebze/meyve, tahıllar, baklagiller, kuruyemişlerden oluşan, şeker ve işlenmiş ürünlerden kaçındığımız bir menü sunuyoruz.

Sabahları yulaf ezmesi, meyveler, tahin&pekmez, nohut unlu omlet vs. gibi şeyler yiyoruz.
Öğlen ve akşam sebze, baklagil yemeği oluyor mutlaka. Ayrıca emzirmeye de devam ediyorum.

Çocuğunuzu vegan beslerken besin takviyeleri yapıyor musunuz?

1 yaşından beri haftada 1 ya da 2 kez metylcobalamin B12 veriyoruz. Dilaltı formunda olduğu için severek alıyor B12’yi. Bu arada şunu da belirtmek isterim ki birçok anne ve bebekle tanışıyoruz, maalesef bunların bir çoğu vegan değil ve yine de B12 takviyesine ihtiyaç duyuyorlar. İnsanların abarttığı gibi “et” yemezsen B12’in düşer değil de doğana uygun yaşamazsan, topraktan uzaklaşırsan, kırsalda değil de şehirde yaşarsan B12 eksikliği görülüyor. Bildiğiniz gibi siyanokobalamin hayvanlarda değil toprakta bulunan bir bakteri. İnsanoğlu bunu hayvanları öldürerek (ç)almaya çalışıyor ve hata yapıyor. Ebeveynlerimden, vegan olmayan arkadaşlarımdan görüyorum ki navegan olmakla B12 yüksekliği arasında bir doğru orantı yok. En son ölçtürdüğümde yüksek B12 değerim doktoru şaşırtmıştı.

Aslında D vitamini eksikliğinin besinlerle bir bağı yok, yüzde 90’ını güneş ışığından sağlıyoruz. Toplumda düşüklüğü birçok sıkıntıya neden olabiliyor ancak bunun yanında D3 vitamini bilinçsiz de kullanılıyor. Sağlık Bakanlığı da çocuklara D vitamini takviyesi yapılmasını öneriyor. Hatta ücretsiz yapıyor bu uygulamayı. Peki siz, D vitamini konusunda nasıl düşünüyorsunuz, biliyorsunuz Türkiye’deki D3 vitamini vegan olmadığı için vegan aileler reddedebiliyor, sen bu konuda ne düşünüyorsun?

Birkaç kez yurtdışından vegan D vitamini getirdik/getirttik. Ancak açıkçası süreklilik sağlayamadık ve Türkiye’de bulabildiğimiz vegan olmayan D3 vitaminlerden oğlumuza vermeye devam ettik.

D3 yerine, bitkisel kaynaklı D2 de vermek belki bir alternatif olabilir ancak biz D3 vermeyi tercih ettik.

D vitamini de tıpkı B12 gibi doğamıza uygun yaşamadığımız için düşük. Diğer hayvanların D vitamini takviyesi almaya ihtiyacı yokken bizim var çünkü duvarların içinde yaşıyoruz, kat kat giysiler giyiyoruz, güneşten yeterince yararlanamıyoruz.

Genevieve Simms
Genevieve Simms
Tüm bilimsel çalışmalar bizi vegan beslenmeye ve az yemek yemeye götürüyor aslında. Şimdi bunun çok farkında değiliz ancak, belki 50 yıl sonra söylediklerimiz pratiğe daha çok dökülecek. Vegan yaşam sadece beslenme ile sınırlı değil, ihtiyacın olandan fazlasına el uzatma, senin olmayan bir şeye el uzatma, bitkilerle çok rahat sağlıklı bir hayatı idame edebilecekken, birini öldürme sömürme diyor aslında her şey bize. Yine de çocuğunu vegan besleyen bir aile olarak çocuğunuzu vegan beslemek konusunda hiç tereddütleriniz oldu mu?

Vegan beslemek konusunda tereddüt değil ama nasıl yaparız, nerden başlarız gibi kaygıları oluyor başta tabii. İnsanlar da, maalesef özellikle bizim kültürümüzde, bu konuda rahat rahat eleştirebiliyorlar bizi.

Dediğim gibi kendi çocuklarına şeker, cips, çikolata veren ebeveynler bizi eleştiriyor bazen, trajikomik bir durum yani. Ama oğlumuzun gelişimi hep çok güzel gitti, doktorumuz da vegan ve bizi cesaretlendiriyor, dolayısıyla içimiz rahat.

Ben hamileyken de ya bu kadın vegan, o çocuk nasıl gelişecek diye düşünenler vardı, 4200 gramlık bir çocuğu normal doğumla dünyaya getirdim. Eminim vegan olmasaydım ne bu kadar sağlıklı, ne de bu kadar cesaretli olurdum.

Ayrıca hem Türkiye’de hem de diğer ülkelerde birçok vegan çocuk var, onları da görünce doğru yoldayız diyoruz.

Araştırmalar vegan beslenen çocukların yetişkinlikte görülme riski olan obezite, kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı gibi hastalıklardan korunmasını sağlıyor, peki bir gün çocuğunuz vegan beslenmeyi reddederse fikriniz ne olur?

Başka bir konuda kolayca “saygı duyarız seçimlerine” diyebilecekken, bu konuda böyle dememiz mümkün değil. Çünkü bildiğiniz gibi bu bir “seçim” meselesi değil. Nasıl bir insanın parasını çalmamak, bir insanı öldürmemek gibi ahlaki yükümlülüklerimiz varsa hayvanlara karşı da böyle bir yükümlülüğümüz var. Oğlumuzu büyütürken bunu elimizden geldiğinde anlatmaya çalışacağız, umuyoruz başarırız. Ancak okulda arkadaşlarından etkilenecektir, ergenlikte aileye isyan modu baş gösterecektir. Bunlar bizim kendi ergenliğimizden de hatırladığımız şeyler.

Eminiz ki deneyecektir vegan olmayan şeyleri de ancak hamilelikte de vegandım, emzirirken de veganım, oğlum da vegan besleniyor yani damak tadı zaten bu bahsettiğim zamanlar gelene kadar iyice oluşacaktır. Zannetmiyoruz ki birkaç denemeden fazlasını yapsın. Hayvanlarla empati kuran bir çocuk olacağını da umuyoruz, dolayısıyla diyelim ki denedi ve tadını beğendi, yanlış olduğunu bildiği bir şeye devam etmeyecektir. Bu arada biz evde sadece vegan yiyecekler tükettiğimiz için ancak biraz büyüdüğü ve sosyalleştiği zaman bu tip sorunlar olur diye düşünüyoruz. Okul zamanına kadar sorun olacağını sanmıyoruz.

Tüm ebeveynlerin çocukları ile ilgili korkuları vardır. Eşinle bebeğinizi büyütürken en çok neyden korkuyorsunuz?

Klasik ana-baba korkuları haricinde, veganlıkla ilgili toplumsal baskıdan kaynaklanan sorunlar var. Hiç alakasız insanların, hatta çocuğuna cips yediren, kola içiren, yanında sigara içen insanların sorduğu sorular can sıkıcı. “Ay yazıııık yumurta da mı yemiyor?” tarzı yaklaşımlar canımızı sıkıyor.

İnsanlara sürekli “Bakın nasıl da sağlıklıyız”ı kanıtlamak zorunda olmak biraz baskı hissettiriyor. Bu nedenle vegan olmayan bir ailenin çocuğu hasta olduğunda “normal”, bizim çocuğumuz hasta olduğunda “Et yemiyor ya o yüzden böyle” oluyor. Bu nedenle hasta olmasından korkabiliyoruz ama gerçekten hem kendi oğlumda, hem de diğer vegan çocuklarda gördüğümüz kadarıyla bu vegan çocukların bünyeleri gerçekten çok kuvvetli. Diğer çocuklara kıyasla çok daha az hasta oluyorlar ve daha hızlı atlatıyorlar.

Bir ara viral bir haber vardı: Vegan ailenin çocuğunun velayeti ellerinden alınmıştı. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Vegan olmayan milyarlarca insan var, vegan olmayan bir aileden çocuğunun velayeti alındı gibi bir haber ben hiç okumadım, görmedim. Haber değeri olmaz bile ama eğer bahsedilen vegan aileyse haber bir anda sansasyonel olur…

Nasıl vegan olmayan ailelerde de sorumsuz, ilgisiz anne-babalar varsa, veganların arasında da olabilir ama bunun vegan olmakla bir ilgisi yoktur.

Zarar vermeden yaşamak varken, zarar vererek yaşamayı seçen insanların, veganları en ufak bir fırsat bulunca (ki aslında burada veganlığı eleştirmekle ilgili onlara fırsat veren bir durum da yok) öldüresiye eleştirmesi garip gelmiyor bana. Ekşisözlük güzel örnektir buna, açıp bakın lütfen vegan anneler, vegan aileler, vegan insanlar için yazdıklarına, %90’ı hakarettir yazılanların.

Tecavüz edilip öldürülen birini duyunca dehşete düşen insanlar tabaklarında birisini yemekten geri durmuyorlar. Bu da insanın kendini aşırı derecede önemli sanmasından ileri geliyor. Yaşam o kadar basit ki, birisine zarar vermeden yaşamak mümkün, doğa zaten bize gerekli her şeyi veriyor. Bana çok güzel etkileri oldu vegan yaşamın. Peki, vegan yaşam ailenizde ne gibi etkiler yarattı?

Her konuda daha çok empati kurmamızı sağladı. Tutarlı bir hayat sürmek insanın ruhuna iyi geliyor. Evdeki kedimizi kucağımıza alıp okşarken, tabağımızda bir hayvan ya da salgısı ya da cesedi olmaması çok güzel. Böylece “bazı” hayvanları değil, tüm hayvanları sevebildiğimizi görüyoruz.

Etik sebeplerle vegan olduk ancak sağlık açısından büyük getirileri de veganlığın. Kolay kolay hasta olmayan, çok dirençli insanlar olduk vegan olunca.

Sizce tüm dünyadaki israf vegan beslenmeyle bitirilebilecek mi?

Veganlık beraberinde az tüketmeyi de getiriyor, ihtiyacın olandan fazlasını istememeyi ve sorgulamayı getiriyor. Bu nedenle evet, dünyadaki israf vegan beslenmeyle bitirilebilir. 1 kişinin doyduğu tabak yerine, 11 kişi doyabilir ve ne bir hayvana ne de ekolojiye zarar verilir.

Eşin de vegan, beraber mi veganlığa karar verdiniz?

Eşimle tanışmadan 7-8 ay önce vegan olmuştum. Eşimle tanıştık, bir baktım o da hemen vegan oldu, aklın yolu bir. Zarar vermemek mümkünken neden zarar vermeye devam edeyim diyerek vegan olmayı seçti.

Editör notu: Hayvan hakları hakkında düşünme yeteneğinde eksiklik çeken, sağlıklı beslenme pratikleri kulaktan dolma bilgilerden ibaret olan insanların hakaretleri ve saldırıları nedeniyle vegan aile kimliklerinin gizli tutulmasını özel olarak istedi. Lütfen bu yazıyı okuduktan sonra kulaktan dolma bilgilerinizin galeyanı ile saldırıya geçmek yerine düşünün, araştırın ve vicdanınıza ses verin.