Corona Virüs-COVID 19 artık aramızda. Şuurlanmış ara geçiş varlığı insan kompleksini şuurlandırıyor.

Bir önceki halimize göre oldukça hızlı sıçramalar yaratıyor corona. Kitap okuyarak, semirlere takılarak, workshoplarda elde edeceğimiz aydınlanma bam diye bir günde geldi. Corona, overlock’çu gibi çalışıyor. muladhara çakrayı açacağız diye malasana’da saatlerce duran modern yogi ne yapsın? Versin ateşi kundaliniye, dur dur biraz da patanjali okusun. Bu iş ashtanga işi.

Sevgili hacı adaylarımızın içi ferah olsun. Kutsallık anadolu topraklarının her zaman yanında olmuştur. Cennetteki babamızın birazdan tesiri ( INK’cılara gelsin- Asli Tesiri ) indirecek. O zaman direk Monad’ ile buluşacağız. İnsanlığın da yolculuğu bir yere kadar?

Bir önceki yazımızda virüsümüzün spiritüel yanından bahsetmiştik. Şöyle de bir güncelleme yapalım kendimize. Spiritüel olmayan bir şey mi var? Hareketin kaynağı nedir ki? Hareketin sonuçlarını gözlerken ya da harekete dair onlarca fikir üretirken kaynağın ve kaynaklanan her şeyin sonucuna dair fikirlerimiz şu anda net değil. Modern insanlık olarak bir şeyleri ayırıyoruz. Peki, gelelim konumuza.

Konumuz köklerimizle ilgili.

Yaşamak, yaşamı devam ettirmek ve soy vermek. İnsan, taşıdığı ve ortağı olduğu organik makinası gereği soy verebiliyor (?) Genesis 9:7 Verimli olun, çoğalın / Yeryüzünde üreyin, artın. Peki, makina sadece bu alemi mi dölleyebiliyor? Bu alemde mi doğum yapabiliyor? Sadece bu alemde mi üreyelim çoğalalım? Of, burada haz var değil mi?

Astral ve mentaldeki üremelerimizde haz yok mu dostlar? Spazm geçirerek artı ve eksiyi dilimize değdirdiğimiz 9V pildeki gibi bir hal midir sadece aradığımız? Ya da buna üremek mi deriz?

Şimdi astrali, mentali karıştırmayalım. Hacılarımızın acılarına empati yapalım, kendini sevme davranışı olarak anlaşılan ( çoğunlukla ) din realitesi varımız yoğumuz şu anda. Buna tüketmek de dahil. Biraz bunu açalım. Sevgili, Corona bize bu gözlemi verdi. Kullanmazsak gerçek hasta oluruz. Ruhumuz doyamaz, geliştirdiği şuur tatbikatlarını bize ( 7×3 ) indiremez.

Kök çakra, korkuda kitlenir. Neden korkutuğumuzda altımıza yaparız? Bir şeyler gelmeye başladı değil mi. Beyin bağ kurdu. Şimdide korkuyoruz, ancak altımıza yapmıyoruz. Bir şeyler bunu baskılıyor olabilir. Ancak makina haz ile çalışır, motoru nasıl susturuyoruz? Değişik hazlar, tatlı? Sigara, seks? Alışveriş? Eskiden olsa size reçete verirdim kök çakra için, ancak dostlar ben de yaş alıyorum kusura bakmayın. Artık reçete yok, hiyerarşiden tokat yemek istemiyorum. No Sugar To Night Baby! Bir Sugar Daddy’nin göz yaşları vol.3.

Korku, biraz korkalım. İnsan bildiği şeyden korkar. Artık şu bilmediğin şeyden korkarsın kalıbını kaldıralım.

Benliklerin anın içine yansıttıkları korkuyu ne yapıyoruz? Bu düşüncelerin anın içine sızması manyetik alanınız hakkında size fikir verir. İçeri girebilecek boşluklar vardır.  Şöyle olabilir, bir görüntü gelir. Tamam seni anladım, diyip yan gözle bakıp geçersin. Internetten 10 kilo basmati pirinç almak kötü bir şey değildir 🙂 Sadece onu hangi fikirle alıyorsun? Burası önemli. Deprem, açlık, savaşlar, felaketler kök çakrayı sallar. Çünkü kendisi dünya ile direk bağlıdır.

Titreşimleri toprağın kendisinden alır. Orada ne varsa o dur. Bütün hayvanlar toprağa basar. Toprak onların ortak titreşimi aldıkları bilinç merkezleri gibidir. Bizde ayaklardan alıyoruz, ne yapıyorsun o titreşimle? Kök merkezin topraktan gelen o titreşimlere duyarlı? Sen fark etmesen de adam işini yapıyor. Ancak biz onu sonra duygularda ve düşüncelerde görüyoruz. Endişeli oluyoruz, panik yapıyoruz.

Çünkü kendisi dünya ile direkt bağlıdır. Titreşimleri toprağın kendisinden alır. Orada ne varsa o dur. Bütün hayvanlar toprağa basar. Toprak onların ortak titreşimi aldıkları bilinç merkezleri gibidir. Biz de ayaklardan alıyoruz, ne yapıyorsun o titreşimle? Kök merkezin topraktan gelen o titreşimlere duyarlı? Sen fark etmesen de adam işini yapıyor, küçük baba ve büyük baba çalışıyor. Ancak biz onu sonra duygularda ve düşüncelerde görüyoruz. Endişeli oluyoruz, panik yapıyoruz.

Okey, lafın lafı açmasına bir yerde son verelim. Tüketmek, Corona’dan korumaz. Bu anlar çok kıymetli gözlem anları. Hakkını verin! Her zamankinden farklı şeyler yapın. Her seviyede. Fiziksel seviyede daha temiz olun. Eşyanın dışını iyi yıkayın. Güzel duygularda titreşin, en önemlisi de doğru fikirler alanlarınızda dönsün. Nerede bunlar derseniz, manyetik merkezleri keşfedin dostlar. Doğru manyetik merkezler. İçinde bol bol Tanrının olduğu merkezler. Bu merkezler, fiziksel olarak söylüyorum sizin merkezlerini hizaya sokar. O zaman bir soru okuyucuya, hizalanmış merkezler nasıl bir şeydir?