Yama işi can yeleği ve üzerinde “hoş gelmediniz” yazan paspas, genç mülteciler ve sığınmacılar tarafından üretilen eserler arasında.

All I left behind. All I will discover (Geride bıraktığım her şey. Keşfedeceğim her şey) adlı sergi Mülteciler Haftası kapsamında Londra’daki Oxo Tower’da düzenlendi.* Suriye, Eritre ve Sudan’ın da aralarında bulunduğu ülkelerden gelen ve yaşları 15 ile 19 arasında değişen 80’den fazla mülteci genç projeye katkıda bulundu. Bu gençlerin hepsi ailelerinden ayrılmak zorunda kalmış ve şu an İngiltere’nin Londra veya Kent şehirlerinde yaşıyorlar.

Her bir sanatçının eseri memleket anılarından, Birleşik Krallık’a seyahatlerinden ve geleceğe dair umutlarından izler taşıyor. Bu genç sanatçılara destek veren İngiliz Kızılhaçı, gençlerin birçoğunun mülteci krizi tartışmalarının en yoğun olduğu 2015 yılında Avrupa’ya geldiğini söylüyor. Diğerleri ise, Sahra Çölü’nü aşıp Libya’da alıkonduktan sonra Akdeniz’i geçerek Birleşik Krallık’a ulaşmayı başarmış.

Hoş Gelmediniz adlı eser iki yıl önce henüz 16 yaşındayken Eritre’deki mecburi askerlik hizmetinden kaçan mülteci bir genç tarafından yapıldı. Şimdilerde İngiltere’nin Gravesend adlı bir kasabasında yaşayan genç, mültecilerin ve sığınmacıların medya tarafından nasıl olumsuz tepkilerle karşılandığını göstermek istemiş.

Bir grup genç tarafından yapılan Can Yeleği adlı eser için bir can yeleğinin üzerine yaklaşık otuz farklı yama yapılmış. Yamaların birinde “Merhaba benim adım referans numarası: AB123456789”, bir diğerinde ise “Eşitlik istiyorum” yazıyor.

Tek Ülke. Tek Dünya. Tek Gezegen. Tek Gelecek. adlı eser, mültecilerin Birleşik Krallık’a ulaşmak için geçtiği yolları masa üstü oyunlarındaki basamaklara benzetiyor.

Resimdeki herkesin ismini tek tek sayabileceğini söyleyen genç bir kız, Akdeniz’i geçme deneyimini Botla Seyahat adlı çiziminde anlatmış.

Hallo Frieden (Alm. Merhaba Barış) adlı eserde “barış” kelimesi İngilizce, Arapça ve Eritre’nin anadili Tigriyanca olmak üzere birkaç farklı dilde yazıyor. Eser için Doğu Afrika’da giyilen ve üzerinde yazılar bulunan kanga adlı dokumadan esinlenilmiş.

Eritre’li dört mülteci, Ev adlı eserleri için seramik sanatçısı Grayson Perry’den esinlenmiş. Eser, gençlerin önceki yaşamlarından izler taşıyor (eser üzerinde görülen pazarda meyve-sebze tezgahı).

İnşallah, genç bir mültecinin tıka basa dolu bir kamyonette Libya çölünden geçişini anlatıyor. Kamyondan genç bir çocuk düştüğünde şoföre durmasını söylemişler, fakat şoför “İnşallah” (Tanrı dilerse) diye cevap verip yoluna devam etmiş.

Barış adlı bu eser, barış ve sevgi dolu bir dünyaya dair umutlarını göstermek isteyen bir grup mülteci genç tarafından yapılmış.

*Sergi, 21-25 Haziran’da Londra’daki Oxo Tower’da düzenlendi.

Kaynak: BBC