Romantizm akımının ve Amerikan şiirinin öncülerinden Emily Dickinson, hayatı boyunca evinde yalnız kalmış, çok az ziyaretçi kabul etmiş, ancak iletişimde olduğu kişilerin şiirine büyük etkileri olmuştur.

Dickinson’ın şiirini etkileyen diğer bir unsur ise doğanın kendisi. Doğayla iletişimini bahçıvanlık ve kurutulmuş bitkilerin koleksiyonunu yaparak sürdüren Dickinson’ın 14 yaşında Amherst Academy’de öğrenciyken topladığı bitkilerden oluşan koleksiyon 65 sayfa ve 400 bitki örneğinden oluşuyor.

Academy of American Poets’in belirttiği üzere, Dickinson’ın bitkileri toplama ve tanıma uğraşı zamanın genç kadınları ile paylaştığı ortak özelliklerden biri. Genç Dickinson, bu ilgisini bir arkadaşına mektubunda şunları yazarak anlatmış:

“Kurutulmuş bitki koleksiyonu yapmaya başladın mı? Eğer henüz
başlamadıysan, bir an önce başlayacağını umuyorum. Kurutulmuş bitki koleksiyonu senin için bir hazine değerinde olurdu; buradaki çoğu kız yapıyor. Eğer yapmaya karar verirsen, belki ben de koleksiyonuna buralarda yetişen çiçeklerden eklemeler yapabilirim.”

Zamanın genç kadınları için kurutulmuş bitki koleksiyonları keyifli bir uğraş olsa da, Dickinson yalnız gençliğinde değil hayatı boyunca bitkilerle uğraşan biri olmuş. Kurutulmuş bitkiler onun sohbetlerinde yer etmiş ve elbette, şiirlerini etkileyen doğa tarihi ve botanik arasında yerini almış.

 

Dickinson’ın doğayı işlediği şiirlerinden biri: “Arı”

Eğer bir kalbi korursam kırılmaktan Beyhude demle geçti demem ömre

Arı! Bekliyorum seni!
Diyordum Dün
Tanıdığın birine
Her an burada olabileceğini —

Kurbağalar geçen hafta vardılar Evlerine —
Rahattalar, ve işlerinin başında —
Kuşlar, çoğunlukla geri gelmiş —
Yonca sıcak ve kalın —

Sen Mektubumu
On yedisinde alırsın; Yanıtla
Ya da iyisi mi, benimle ol —
Selam, Sineğin.

(Şiir, Musa Aksoy’un çevirisidir.)

Kaynak: Slate, Poets, Antoloji 1, Antoloji 2