Seksenler nostaljisi arayanlar, doğaüstü korku unsurlarını sevenler, Stranger Things’e bayılanlar, Black Mirror’da favori bölümü San Junipero olanlar buraya! Horrorstör’ün yazarı Grady Hendrix yeni bir korku romanı ile okuyucunun karşısında. En Yakın Arkadaşımın Şeytan Çıkarma Ayini, Barış Tanyeri’nin çevirisiyle okuyucuyla buluşturan İthaki Yayınları ile raflarda.

Her yönüyle eğlenceli bir kitap var karşımızda. Kapağı VHS kasedi şeklinde hazırlanmış, görselleri renkli ve kitabı özetliyor. Kitabın bölümleri de o yılların şarkıları ile adlandırılmış. Sevgili İthaki Yayınları da kitapta yer alan şarkıları derlemiş ve bir çalma listesi oluşturmuş. Çalma listesine buradan ulaşabilirsiniz: En Yakın Arkadaşımın Şeytan Çıkarma Ayini Çalma Listesi. 80’leri sevenler, bu kitabın hem kapağını hem de bu şarkı listesini çok sevecekler. Kulağınız şarkılardayken, kitabın içeriğine bakalım.

Çocukluklarından beri çok yakın iki arkadaş olan Abby ve Gretchen; lise ikinci sınıfa gidiyor, erkeklerden bahsediyor, dedikodu yapıyor, müzik dinliyorlar. 1988 yılında liseli iki kız arkadaş ne ile uğraşıyorlarsa onlar da uğraşıyor. Ters giden bir gece yüzmesinin ardından Gretchen ormanda kayboluyor ve geri geldiğinde çok garip davranmaya başlıyor.

Önceleri uyuyamayan ve sürekli gergin olan Gretchen, sonraları iyice aksileşmeye ve insanları kendinden uzaklaştırmaya başlıyor. Abby bütün bu süreçte Gretchen’ın yanında olmaya ve başına ne geldiğini anlamaya çalışıyor, ama Gretchen’in ailesi onu kızlarından uzaklaştırmaya çalışıyor ve okuldaki arkadaşlarıyla da arası bozuluyor. Kitabın bu bölümünde heyecanla acaba ailesinin de içinde olduğu bir tarikat mı söz konusu, kızlarını şeytana kurban mı etmeye çalışıyorlar, Gretchen’ın ailesi işin içinde mi diye merakla okudum. Çünkü sürekli tarikatlardan, kurban edilen genç kızlardan, ve yaşadıkları kasabadaki bu tür dedikodulardan bahsediliyordu ve Gretchen’ın ailesi de garip davranıyordu. Kızları ile ilgileniyorlar, yaşadıklarının üstesinden geleceğini söylüyorlar, ve Gretchen’la ilgilenen tek kişi olan Abby’yi uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Hayır, bu korku romanı şeytan tarafından ele geçirilme ile ilgili, tarikatlar ve şeytana tapınma yok.

Abby her şeye rağmen Gretchen’a ulaşmaya çalışıyor ama Gretchen ona zarar vermeye başlayınca geri çekiliyor. Abby geri çekildiğinde, Gretchen bir anda iyileşiyor. Gretchen’ın iyileştiğine inanmayan ama başı Gretchen’ın açtığı dertlerden kurtulmayan Abby bir şeylerin ters gittiğine emin. Başlarına gelen doğaüstü olaylar ve Gretchen’ın kötü birine dönüşmesi ile anlıyor ki; Gretchen’ın içine şeytan girmiş.

Abby’nin bu noktadan önceye kadar doğaüstü bir olaydan şüphelenmemesi ilginç. Aslında, henüz olayların başında ipuçlarını birleştirebilirdi. Ama yaşadığı maddi sıkıntılar, aile sorunları, arkadaşlarının onu dışlaması, dış görünüşünü dert etmesi ve insanların onu çok makyaj yaptığı için yargılaması, Gretchen’ın ailesinin onu uzaklaştırması gibi konular da aklını meşgul ediyor. Kitapta sık sık o dönemin gençlik sorunları; alkol ve uyuşturucu kullanımı ve tecavüz konularına da değiniliyor, bu durumda Abby’nin aklına en yakın arkadaşının şeytan tarafından ele geçirildiği gelmiyor ve bunu anlayışla karşılıyoruz. O da önce uyuşturucunun arkadaşını kötü etkilediği, sonra da tecavüze uğradığı için sarsıntı yaşadığını düşünüyor.

Karşısındakinin en yakın arkadaşı değil, şeytan olduğunu anlayınca olaylar biraz karışıyor. İşte, en yakın arkadaşının şeytan çıkarma ayini burada başlıyor. İçine Tommy Cox’un, Phil Collins’in, The Thorn Birds’ün, My Sweet Audrina’nın, Forever’ın, Madonna’nın, E.T.’nin, The Go-Go’s’un, Halley Kuyrukluyıldızı’nın ve kutsal bir kola kutusunun katıldığı bir şeytan çıkarma ayini ile karşı karşıyasınız. Böyle bir kitaba yakışan, inanılmaz bir şeytan çıkarma ayini. Başta türlüsü beklenemezdi.

Abby zor bir süreçten geçiyordu, Gretchen ile arkadaşlıkları şeytandan güçlü mü bilmiyordu. Abby’i okurken, onun için üzülüyoruz ve daha sonrasında olacakları merak ediyoruz. Sadece bunlar değil, her yeni gelişmede gerilim de artıyor. Korku unsurları, gençlik ve büyüme sorunları bir araya getirilmiş ve hepsi uyum içinde.

Kitabı bitirdikten sonra üzerinizden bir ürperti geçebilir. Gece vakti lunaparka gitmiş ve hız treninden henüz inmiş biri gibi hissedeceksiniz. Aslında, kitabı genel olarak bir lunaparka benzetebiliriz: karışık, karanlık ama renkli, eğlenceli ve ürpertici. İyi okumalar!