Müftülük Yasası olarak bilinen Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı bu haliyle geçemez! Çünkü: 

  1. Müftülüklere nikâh yetkisi, eşitsizliğin garantisiTasarının yasalaşması durumunda evlendirme işlemi için müftülüklerin yetkilendirilmesiyle çoğu kadın evlenmek için olsun, ailede sorun yaşayınca olsun kadın-erkek eşitsizliğini doğal sayan, erkeklerin çıkarına olacak şekilde dini referansları temel alan, kadınların boşanmaması gerektiğini savunan bir kuruma başvuruyor olacak. Diyanet İşleri Başkanlığı sosyal politika alanından ve medeni haklarımızla ilgili konulardan çekilmeli, evlendirme işlemi ve psikolojik danışmanlık için yetkili kılınmamalıdır.
  2. Çocuk yaşta evlendirme cinsel istismardır; kesinlikle engellenmeli, açıkça suç olarak düzenlenmelidirNüfus Hizmetleri Kanunu’nda yapılmak istenen değişiklikte “sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılır” şeklinde bir ibare bulunuyor. Aslında bu ibare şu anda yürürlükte olan kanunda da mevcut ve çocukların nüfusa kaydedilebilmesi önemli; ama sözlü beyan cinsel istismarın üzerini örtmenin bir yöntemi haline gelebiliyorçocuk yaşta evlendirmenin suç olarak düzenlenmesi ve sözlü beyanın çocukların cinsel istismarının üzerini örtmeye yönelik olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin anlaşılması bakımından araştırılması şart.
  3. Muğlak bir ‘genel ahlak’ şartı sadece kadınlara zarar: Anayasa’dan başlayarak pek çok kanunda yer alan sınırları belirsiz “genel ahlak” kriteri hâlihazırda kadın ve LGBTİ+ların hayatlarının her alanında insan haklarına aykırı yaptırımlarla karşılaşmalarına neden oluyor. Zaten evlilik yoluyla vatandaş olmak için “evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama” ve “kamu düzeni bakımından engel teşkil etmeme” şartları hâli hazırda kadınların aleyhine uygulanırken bir de “genel ahlak” gibi iyice muğlak bir şartın eklenmesi kabul edilemez.
  4. ‘Soyadında kolaylık’ bile yine eşitsiz: Neden kadınlar evlenirken kendi soyadlarını muhafaza etmek için hâlâ mahkemeye gitmeli? Bu da diğerleri gibi kadınların lehine olacak şekilde kolaylaştırılmalı.
İlgili hak örgütlerine danışılmadan hazırlanan Mağdur Hakları Yasa Tasarısı, içinde bulunduğumuz OHAL yönetiminde tüm hak mekanizmalarının işleyişi neredeyse tamamen durmuş ve yasalardaki muğlaklıklar uygulamada genellikle bize zarar olarak dönerken biz kadınlar aleyhine olacaktır, çünkü:
  1. Şiddetin kadın-erkek eşitsizliğinin bir sonucu olduğunu görmezden gelen bir Mağdur Hakları Yasası, şiddet karşısında kadınları güçlendiremez, şiddetin önünü alamaz: İçinde bulunduğumuz koşullarda kadınlara özel, güçlendirici ve koruyucu yasal düzenlemeler yapılmadan, bitmek bilmeyen kadın cinayetleri ve şiddet engellenemez. Bu da biz kadınlara, şiddet alanında ve kadınların hakları için yıllardır çalışan kadın örgütlerine sormadan gerektiği biçimde yapılamaz.
  2. Resmi şikâyette bulunmayana hak ve hizmet yok: Özellikle tasarı kapsamında açılması planlanan ‘cinsel suç mağdurlarına yönelik özel merkezlerdeki hizmetler – ileride mağdur istediği takdirde başlatılacak bir adli süreçte kullanılmak üzere delil toplayarak – savcılığa ifade vermek zorunda bırakılmadan, yani bir soruşturma veya kovuşturma olmadan da sağlanmalı. Ayrıca sayılan suçlar kapsamına girmeyen ama kadınların hayatını etkileyen taciz, ısrarlı takip, psikolojik şiddet vakaları için de geçerli kılınmalıdır.
  3. Kadınların can güvenliği erkeklere mali külfetten daha önemsiz olmasın diye çocuk teslim sürecinde kararı kadınlara bırakın: Özellikle teslim adresi ve teslim sırasında bulunup bulunmama kararı, bundan dolayı zarar görebilecek kadınlara bırakılmalıdır. Ayrıca çocuk teslimi için öngörülen süreç geçecek zaman açısından son derece muğlak. Planın ne kadar sürede hazırlanacağı, aile hakiminin onayının ne zaman alınacağı, taraflar plana uymuyorsa zorla yerine getirmenin ne kadar zaman içinde gerçekleştirilmesi gerektiği açıkça belirtilmediği sürece bu, ‘kadınların hayatını zorlaştıran bir yasa daha’ olmaktan öteye gidemez.
  4. ‘Haksız fiil’ maddesi kadınların maddi yardıma erişimine engel: Mağdurun haksız fiilinin maddi yardımın reddi gerekçesi sayılması şiddete uğrayan kadınların kolaylıkla maddi yardımdan yoksun bırakılması anlamına gelebilir. Haksız fiilin sınırları net bir biçimde belirlenmedikçe kadınların zararına uygulanması engellenemediğinden bu ve tasarıdaki tüm muğlak ifadeler açıkça tanımlanarak tekrar düzenlenmelidir. 

Bu tasarılar toplumun yarısı olan biz kadınları doğru ve eksiksiz bilgilendirerek, yararımız için çalışan kadın örgütlerini sürece katarak bizlerle birlikte tartışıp çalışarak hazırlanmıyorlar. Bu böyle oldukça bizim ihtiyaçlarımıza karşılık gelmeyecek, hatta bizleri daha eşitsiz ve güvensiz hale getirmeye devam edecekler.  Bunun sonuçlarına katlanacak olan yine – kim olursak olalım veya nasıl hayatlar yaşarsak yaşayalım – biz kadınlar olacağız. Hayatlarımızı belirleyecek yasaların bize sormadan yapılmasına itirazımız var!

Eşit ve Özgür bir Hayat için #BuYasalarBöyleGeçmez! 

 

İMZALAR

17+ Alevi Kadınlar

Adalar Vakfı Kadın Çalışma Grubu

Adana Kadın Platformu

AKA-DER Kadın Faaliyeti

Ankara Kadın Platformu

Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği

Ardıç Dayanışma Derneği

Artvin Kadın Dayanışma Platformu

Ayvalık Bağımsız Kadın İnisiyatifi

Bakırköy Kadın Dayanışması

Barış için Akademisyenler Girişimi’nden Kadınlar

Bartın Kadın Dayanışma Derneği

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği

Bursa Kadın Platformu

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği

Çorlu Emek ve Gül Kadın Grubu

Çorlu Kadın Platformu

Demir Leblebi Kadın Derneği

Demokratik Kadın Hareketi

DİSK Emekli-Sen Kadın Sekreterliği

DİSK Genel-iş’ten Kadınlar

EKAME DER Edirne Kadın Dayanışma Merkezi

Ekmek ve Gül

erktolia

Erzincan Katre Kadın Oluşumu

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği

Eşit Haklar için İzleme Derneği

Eşit Yaşam Derneği

Eşitlik İzleme Kadın Grubu – EŞİTİZ

Ev-eksenli Çalışanlar Sendikası

Evka 1 Kadın Kültür ve Dayanışma Derneği Evi (BEKEV)

EVKAD – Ev Kadınları Derneği

Feminist Çukurova

FKF’li Kadınlar

Gaia Dergi

GEN-DER Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Kolektifi

Halkevci Kadınlar

HDK Kadın Meclisleri

İDP’li Kadınlar

İlerici Kadınlar Meclisi

İmece Ev İşçileri Sendikasi

İstanbul İnsan Hakları Derneği Kadın Hakları Komisyonu

İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği

İzmir Amargi

İzmir Kadın Dayanışma Derneği

KADAV – Kadınlarla Dayanışma Vakfı

KADER – Kadın Adayları Destekleme Derneği

KADER Ankara

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu

Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu

Kadın Emeği Kolektifi

Kadın Partisi

Kadın Yazarlar Derneği

Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi

Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği

Kaos GL

Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği

KAZETE – Bağımsız Kadın Gazetesi

Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği

KESK Kadın Meclisi

Keskesor LGBTİ Oluşumu

Kızkardeşim Dayanışma Derneği

Kocaeli Ekmek ve Gül Kadın Dayanışma Derneği

Kocaeli Kadın Platformu

Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması

Kuir Eskişehir Lgbti Topluluğu

Kuzey Ormanları Savunması Kadınları

Lotus Kadın Dayanışma ve Yaşam Derneği

Menteşe Kent Konseyi Kadın Meclisi

Mersin LGBT 7 Renk Derneği

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı

Mor Çetele

Mor Dayanışma

Muğla Karya Kadın Derneği

Özgür Genç Kadın

Özgürlükçü Hukukçular Platformu Kadın Komisyonu

SODA – Sosyal Dayanışma Ağı

Sosyal Haklar Derneği’nden Kadınlar

Sosyalist Kadın Meclisleri

Şanlıurfa Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği

Tevgera Jinên Azad (TJA)

TMMOB İstanbul İKK Kadın Komisyonu

Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) Kadın Komisyonu

Trabzon Demokratik Kadın Platformu

TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği

Türk Kadınlar Birliği

Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği

Üniversiteli Kadın Kolektifi

Yeni Demokrat Kadın

Yeniyol’dan Kadınlar

Yeşil Feministler

Yoğurtçu Kadın Forumu

Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu

[email protected]
Facebook
Twitter