Malumunuz tüm Dünyayı olduğu gibi her birimizin hayatını da etkisine alan Covid-19, birçok kültür-sanat etkinliğini de gölgeledi. Bunlardan bir tanesi de bu yıl 3’incisi yapılması planlanan Ankara Uluslararası Film Festivali’ydi. Ancak bu sefer beklediğimize değdi. Birkaç gün sonra, o doyamadığımız filmlere ve festival ruhuna kavuşuyoruz. Sosyal mesafemizi koruyarak! 3-11 Eylül 2020 tarihleri arasında Ankara Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşecek olan festivalde toplamda 56 film gösterilecek. İşte sizler için seçkide yer alan filmlerden seçtiğimiz 10 harika film!

Aşk, Büyü, Vs. – Ümit Ünal

56. Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki prömiyerinin ardından SİYAD En İyi Film, Jüri Özel Ödülü ve En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazanan ve 39. İstanbul Film Festivali’nden En İyi Film, Senaryo ve Kadın Oyuncu ödülleriyle dönen “Aşk, Büyü, Vs.” filmi, Ankara Uluslararası Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Yarışma Filmleri arasında yer alıyor. Gölgesizler, Nar ve Sofra Sırları gibi filmlerin başarılı yönetmeni ve senarist Ümit Ünal’ın yönettiği ve yazdığı filmde başarılı oyuncular Selen Uçer ve Ece Dizdar başrolleri paylaşıyor.

Naif dokusuyla izleyici karşısına çıkan film; Büyükada’da çocukluk arkadaşı olan ve bu yaşlarda aralarında büyülü bir aşk filizlenen iki kadın Eren ile Reyhan’ın, yirmi yıl sonraki karşılaşmalarına tanıklık ettiriyor. Yılların ardından Eren’in Reyhan’a aşkla gelişi, Reyhan tarafından bir ‘büyü’ olduğuna inandırılmaya çalışılıyor ve iki kadın, bu büyünün peşinden farklı hikayelerle bir alamet-i farkiaya doğru yolculuğa çıkıyor. Selen Uçer ve Ece Dizdar’ın gönüllerde taht kuran performansları filme güç katarken, Ayşenil Şamlıoğlu’nun falcı karakteri de yıldız gibi parlıyor.

Bilmemek – Leyla Yılmaz

Prömiyerini gerçekleştirdiği 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde İzleyici Ödülü kazanan ve daha sonra 39. İstanbul Film Festivali’nde yarışan “Bilmemek” filmi, Ankara Uluslararası Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Yarışma Filmleri arasında yer alıyor. 2011 yılında Bir Avuç Deniz filmiyle sinemaya adım atan yönetmen Leyla Yılmaz’ın ikinci uzun metrajlı filmi Bilmemek’te; Emir Özden, Yurdaer Okur ve Senan Kara başrolleri paylaşıyor.

Ergen bir gencin içinde yaşadığı travmaları, küçük yaşta bu kadar fazla sorumluluğu sırtına alması ve bunların üstesinden gelmeye çalışma gayesini odağına alan film; hayatlarından memnun olmayan bir ailenin yaşamına odaklanıyor. Kendini kanıtlama çabasında olan evin oğlu Umut ise, okulunda kendi hakkında çıkan dedikodulardan sonra çıkmaza girer. Annesi ve babası ise, aslında kendilerinin çıkmaza girdiklerini bu şekilde fark edecektir… Genç oyuncu Emir Özden’in sinemaya umut vaad eden bir oyuncu olduğunu, maruz kaldığı baskılara güçlü bir direnç gösterdiği başarılı performansından anlayabilmek mümkün…

Topal Şükran’ın Maceraları – Onur Ünlü

Sinemanın türü belirsiz değişik adamı Onur Ünlü’nün yeni filmi “Topal Şükran’ın Maceraları” 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve 39. İstanbul Film Festivali’nin ardından, Ankara Uluslararası Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Yarışma Filmleri arasında. Her filminde kendine has farklı üsluplar kullanan Ünlü, bu filminde Demet Evgar, Serhat Kılıç, Bora Akkaş, Halil Babür ve Ayşe Melike Çerçi gibi isimleri kadrosunda buluşturuyor.

On yaşında geçirdiği bir kazadan dolayı topal kalan ve hayatı boyunca insanlarla ortak bir nokta bulmaya çalışan Şükran’ın trajikomik hayatına odaklanan film, rahatsızlık duymayacağınız bir diyalogsuzluk içinde sürüyor. İletişimsiz, basiretsiz bir kadın ve hayatın tüm kötülüklerini safları harcamak için kullanan insanlar… Demet Evgar’ın üstün performansı da karakterin psikolojisini anlamamızda büyük bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Serhat Kılıç ve Halil Babür’ün de zevkli performanslara imza attığına şahit olurken, Ayşe Melike Çerçi’nin de sinemamız ve ekranımız için gözden kaçmaması gereken kaliteli bir oyuncu olduğunu yeniden fark etmemizi sağlıyor film.

Buñuel in the Labyrinth of the Turtles – Salvador Simó

Dünya festivallerinden ödüllerle dönmüş filmlerin yer aldığı “Festivallerden” seçkisinin animasyon yapımı “Buñuel in the Labyrinth of the Turtles” filmi, Salvador Simó ‘nun yönetmenliğinde izleyici karşısına çıkıyor. İzleyiciyi efsane yönetmen Luis Buñuel’in ‘Ekmeksiz Toprak’ filmini çektiği 1933 İtalya’sına i götüren film, Buñuel’in kariyerindeki unutulmaz anlardan birini hayal gücüyle yeniden izleyene aktarıyor. Luis Buñuel’in çatıları kaplumbağa kabuğuna benzeyen evlerin olduğu Las Hurdes köyünde yeni filmini çekebilmek için yaşadığı inanılmaz olayları canlandırıyor. Fermín Solís’in aynı adlı çizgi romanından uyarlanan film, ve Avrupa Film Ödülleri ile Goya Ödülleri’nde En İyi Animasyon ödülünü kazandı.

Claire’s Knee / Claire’in Dizi – Éric Rohmer

Dünya sinemasının “Anısına” bölümünde yer alan filmlerden birisi olan, başarılı Fransız yönetmeni Éric Rohmer’in ahlâk hikayeleri serisinin beşinci filmi “Claire’s Knee / Claire’in Dizi” de Türkiye’de ilk kez Ankara Uluslararası Film Festivali’nde gösterilecek. Film; yakında evlenecek olan ama yeni tanıştığı bir kadının dizine dokunma özlemi duyan ve bundan acı çekmeye başlayan Jerome adında bir adamın öyküsünü anlatıyor.

Eleştirmenlerin ortak görüşü olarak: “Hâlâ iyi romanlar okuyan, iyi filmlere önem veren ve bazen de, düşünen insanlar için bir film” yorumu yapılan film, Altın Küre’de ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ dalında adaylık yakalamış ve San Sebastian Film Festivali’nde de Altın İstiridye Ödülü’nü kazanmıştı. Filmde  Jean-Claude Brialy, Aurora Cornu ve Béatrice Romand başrolleri paylaşıyor.

Gasmann Arne Körner

“Festivallerden” seçkisinin Alman yapımlarından bir diğeri ise; yapımcılık kimliğiyle bilinen ve “The Bicycle” ile yönetmenliğe de uzanan Arne Körner’in yönettiği ve senaryosunu Akin Sipal ile birlikte yazdığı “Gassmann”. Paris 2020 Avrupa Filmleri Festivali’nde En İyi Film Ödülü’ne aday gösterilen film; başrol oyuncusu Rafael Stachowiak’ın başarılı performansıyla da öne çıkıyor. Alman sanat dünyasının hicviyle harmanlanmış güçlü bir siyasi drama olarak tanımlanan film, yıllardır yan rollerde oynadığı tiyatro grubunda ilk başrolünü alan ve oyunda SS subayını canlandıran aktör Bernd’ün rolü ile gerçeği arasında kalışının trajikomik hikâyesini işliyor.

I Vitelloni / Aylaklar – Federico Fellini

“Anısına” bölümünde doğumunun 100. yılında efsane yönetmen Federico Fellini’yi anan festival, yönetmenin 1953 yapımı komedi işi “I Vitelloni / Aylaklar” ı büyülü perde ile yeniden buluşturuyor. Film, Fellini’nin üçüncü uzun metrajlı filmi olmakla birlikte, Oscar’a 1958 yılında En İyi Özgün Senaryo dalında aday gösterilmiş ve aynı yıl Venedik Film Festivali’nde de Gümüş Aslan Ödülü’nü kazanmıştı. 

Film, 50’li yılların İtalya’sındaki kasvetli sahil kasabalarında yazın gelişini bekleyen, çalışmayı adeta tabu sayarak günlerini aylaklık ederek geçiren ve kendiler,ni ‘içeri boş adamlar’olarak tanımlayan Fausto, Leopoldo, Alberto, Riccardo ve Moraldo adlı beş gencin öyküsüne odaklanıyor. Fellini’nin kendi değişik yönlerini bu beş karakter üzerinden anlattığı film için usta yönetmen Martin Scorsese, kendi filmi ‘Mean Streets’ için büyük esin kaynağı olduğunu da söyler…

Semina il vento / Rüzgarı Eken – Danilo Caputo

Prömiyerini 2020 BerlinUFF’nin Panorama bölümde gerçekleştiren ve daha sonra Cannes’da gösterilen “Rüzgarı Eken” Türkiye’deki ilk gösterimini Ankara Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştiriyor. İtalyan yönetmen Danilo Caputo’nun ikinci uzun metrajlı filmi olan film, büyük bir isyanın ardından yeniden doğuş hikayesi anlatıyor.

Üniversitenin ardından memleketi Apulia’ya dönen 21 yaşındaki ziraat mühendisi Nica’nın, mezun olup döndüğü köyünde yok olmanın eşiğine gelmiş zeytin ağaçları için verdiği mücadeleyi izliyoruz filmde. Modernizmle geleneği harmanlayan film, izleyene Apulia’nın eşsiz doğasını görsel bir şölenle sunuyor.

Das Vorspiel / Seçmeler – Ina Weisse

2019’da Toronto Film Festivali’nde adını duyuran ve başrol oyuncusu Nina Hoss’a San Sebastián ve Stockholm Film Festivallerinden ödül kazandıran “Seçmeler”, Türkiye’de ilk kez Ankara Film Festivali’nde gösterilecek. Oyunculuk kariyerinin yanında ilk filmi “Der Architekt” ile de yönetmenliğe de adım atan Ina Weisse’in ikinci yönetmenlik denemesi olan film; Berlin’de bir lise konservatuarında geçiyor. Favori öğrencisini sınava hazırlayan keman öğretmeni Anna’ya odaklanan film, Anna’nın hırsıyla ailesi ve kariyeri arasında kalışının gerilimli hikâyesini izleyene sunuyor.

 

Undine  – Christian Petzold

Almanya’nın usta yönetmenlerinden biri olarak anılmaya başlayan Christian Petzold’un dokuzuncu filmi “Undine” Türkiye’deki ilk gösterimini gerçekleştiriyor. Berlin Film Festivali’nde “En iyi Film” kategorisinde yarışan film, festivalde FIPRESCI Ödülü ve En İyi Kadın Oyuncu dalında Gümüş Ayı Ödülü’nü kazandı. Karanlık bir aşk hikayesine izleyenleri tanık eden filmde Petzold, bir önceki filmi “Transit” te bir araya getirdiği başarılı oyuncular Paula Beer ve Franz Rogowski’yi yeniden başrole bürüyor.

Romantik bir hayalet hikayesine dalan film, bir müzede tarihçi olarak çalışan Undine ile aşık olduğu Johannes’in ilişkisiyle başlıyor. Ancak Johannes’in Undine’i terk etmeye karar vermesiyle Undine’in öç alma intikam hikayesi tam da bu noktada başlıyor.