Ana SayfaEkolojiDoğaGeleneksel balkon tasarımlarını unutun

Geleneksel balkon tasarımlarını unutun

-

Balkonların binaların hizasında olacağını kim dedi ki? Zalewski Architecture Group, dolambaçlı ve harika çimenli patika balkonlar tasarladı. Bu balkonlar binaların sınırlarının ötesine doğru genişliyor. Geleneksel balkon anlayışından farklı olan bu harika tasarım balkonlarda yaşayanlar, alan dışına çıkıp çimenli patikada dolaşabiliyorlar.

Sıcak bir yaz günü, üçüncü kattaki ofisinde oturan tasarımcı, dışarı çıkmak istemiş fakat dışarıya çıkmak o an çok uzak gelmiş ve gözünde büyümüş. Bu hisler içerisindeyken çimenli patika balkonlar fikri doğmuş.

Tasarımcı, merdivenlere gitmeksizin yeşil alanlara ulaşmayı sağlayan fantastik kenarlarla tasarladı. Serbest şekilde devam eden patika, sizi rahatlatacak ve bakışınızı değiştirecek bir şans sunuyor. Hayal edin, ofisinizden çıkıp çimenli patikada temiz hava içinde yürüyerek komşunuzun ofisine gidebiliyorsunuz. Biraz farklı bir his olsa da mükemmel değil mi?

Birleştirme ve destek, dört duvardan uzanan ince teller sayesinde mümkün kılınıyor ve yolun genişliği 80 cm olarak belirlenmiş. Bu şekilde inşa edilmesi, balkonun gölgesinin bir alttakinin üzerine düşmesini engelliyor.

Zalewski-Architecture-Group-twisted-walkway-lead-537x377

Zalewski-Architecture-Group-suspended-balcony-path-537x405

Kaynak: Inhabitat

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Yeşim Özbirinci
Yeşim Özbirincihttp://www.wearethehippies.com
İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Muhabir ve editör olarak çalıştı. Son yıllarda çevre bilimine merak sardı. Gezmeyi ve kamp yapmayı seviyor.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol